Jeoloji Mühendisleri Odası Ordu Temsilcisi Yekta Yüksel, Niksar merkezli meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından bölgedeki zemin yapısı ve risk faktörlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Depremin Karadeniz kıyı hattında hissedilmesinin zemin özellikleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Yüksel; Samsun, Ünye, Terme, Çarşamba ve Fatsa gibi sahil bölgelerinde sarsıntının daha belirgin hissedilebileceğine işaret etti.
Sahil kesimlerindeki düz zeminlerin "sıvılaşma" potansiyeli taşıdığını vurgulayan Yüksel, bu doğa olayının sistemini şu sözlerle açıkladı:
"Kum ve çakıl karışımı zeminler suyla birleşip deprem sarsıntısına maruz kaldığında, üzerindeki ağırlığı taşıyamaz hale gelir. Bu durumda yapının zemine gömülmesi veya devrilmesi kaçınılmazdır. Özellikle dolgu veya gevşek zemin üzerine inşa edilen yapılarda, taşıma kapasitesinin azalması en büyük risk faktörüdür."
Yapı güvenliğinde sadece zeminin değil, kullanılan malzemenin de hayati önem taşıdığını belirten Yüksel, beton standartlarının ivedilikle yükseltilmesi gerektiğini söyledi.
Mevcut projelerde kullanılan C25 tipi beton yerine daha yüksek dayanımlı sınıfların tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Yüksel, yapı kalitesinden taviz verilmesinin ağır bedelleri olabileceği uyarısında bulundu.
Ordu'nun coğrafi yapısı gereği yoğun yağış ve kar sonrası heyelan riskinin arttığına dikkati çeken Yekta Yüksel, depremlerin bu süreci hızlandırabileceğini belirtti.
Yüksel, "Bölgemizde heyelan potansiyeli bulunan alanlar, deprem hareketleriyle tetiklenebilir. Bu nedenle hem yerel yönetimlerin hem de vatandaşların zemin etütleri ve yapı güvenliği konusunda çok daha titiz davranması gerekiyor." dedi.
Ünye Kent / Haber Merkezi