Menü Ünye Kent Gazetesi
Tarih: 16.03.2026 15:24
Ünye Çevre Platformu’ndan Kepçeli Yaylası'nda çevre çığlığı:  "DOĞA ÇÖPLÜK DEĞİLDİR!"

Ünye Çevre Platformu’ndan Kepçeli Yaylası'nda çevre çığlığı: "DOĞA ÇÖPLÜK DEĞİLDİR!"

Facebook Twitter Linked-in

Çevreciler, tesisin bölgedeki su kaynaklarını ve ekosistemi yok ettiğini savunarak hukuk mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini duyurdu.

"Ekosistemin sessiz çöküşüne izin vermeyeceğiz" diyen çevreciler, "Ruhsatı iptal edildi ama hala çalışıyor! Hukuk bertaraf ediliyor." diyerek tepki gösterdi. 

 

Ünye Çevre Platformu tarafından başlatılan "Yeryüzü Sofrası" buluşmalarının dördüncüsü, 15 Mart 2026 Pazar günü Çaybaşı ilçesi İlküvez Göksu Kepçeli Yaylası'nda gerçekleştirildi. Daha önce Ünye Çamlık'ta üç kez düzenlenen etkinliğe bu kez Fatsa İnisiyatifi ve Ordu Çevre Derneği üyeleri de katılarak destek verdi.

"Doğa çöplük değildir" sloganıyla Ünye'den hareket eden çevreciler, Ordu Büyükşehir Belediyesi'ne (OBB) ait Katı Atık Depolama ve Bertaraf Tesisi önünde toplandı. 

Burada yapılan basın açıklamasının ardından katılımcılar, yayla üzerinde kurulan sofrada hep birlikte iftar açtı.

"Tesis ruhsatı iptal edilmesine rağmen çalışıyor"

Ünye Çevre Platformu adına açıklamayı yapan kurucu üye ve Basın Sözcüsü Serap Ersöz, tesisin hukuki durumuna ve çevreye verdiği zararlara dikkat çekti. 

Ersöz, tesisin yer seçiminin en baştan yanlış olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Burada Göksu Mahallesi Kepçeli Yaylası'nda, Çaybaşı, İkizce ve Akkuş yol ayrımında bir araya gelmiş bulunuyoruz. Hemen yakınımızda sorumsuzca işletilen bir Katı Atık Bertaraf Tesisi bulunmaktadır. Ordu'nun tüm ilçelerinden toplanan evsel atıklar bu alana getirilmektedir. Bu tesis sürekli çevreye verdiği zararlardan ötürü ceza almasına ve açılan davalar nedeniyle ruhsatı iptal edilmesine rağmen faaliyetlerine devam etmektedir. Hukuku bertaraf etmek için kağıt üzerinde işletme modelinin değişmiş olması, bölgede ortaya çıkan çevresel sorunları ortadan kaldırmamıştır."

"İçme suyu havzası risk altında"

Tesisin içme suyu kaynaklarının üzerine kurulduğunu hatırlatan Ersöz, yaşanan kirliliğin canlı yaşamını tehdit ettiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Tesisten çıkan sızıntı suları dere yataklarına karışmış, derelerde kirlilik oluşmuş, başta balık ve yengeçler olmak üzere birçok canlı türünde ölümler yaşanmıştır. Sızıntı suyunun etkisi yalnızca su canlılarıyla sınırlı değildir. Bu alanda kuşların, köpeklerin ve diğer canlıların sızıntı suyundan içtikleri için öldükleri bölge halkı tarafından defalarca gözlemlenmiştir. Çöp sızıntı suyu o kadar güçlü ve zararlı bir sıvıdır ki temas ettiği bitki örtüsünü bile yok edebilmektedir."

"Ekosistemin sessiz çöküşü yaşanıyor"

Bölgenin Akçay ve Curi Irmaklarının doğduğu stratejik bir nokta olduğunu ifade eden Ersöz, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Bugün bu yaylada dolaşan herkes şu manzarayı görebilir. Ormanın içinde çöpler vardır. Dere yataklarında çöpler vardır. Rüzgârın taşıdığı plastikler, ağaç dallarına kadar ulaşmıştır. Bu durum bir ekosistemin sessiz çöküşüdür. Bölgede yaşanan sorunlar karşısında kamuoyuna yapılan açıklamalar genellikle 'işletmeyi uyaracağız' demekten öteye geçmemiştir. Oysa doğa uyarıyla korunmaz. Doğa ancak doğru kararlarla korunur."

"Hukuki mücadeleden vazgeçmeyeceğiz"

Anayasa'nın 56'ncı maddesine atıfta bulunarak mücadelenin devam edeceğini belirten Ersöz, sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Kimse bu yaylaları sahipsiz sanmasın! Çaybaşı, İlküvez, Göksu, Akçay ve Curi Deresi sahipsiz değildir. Biz buradan çok açık bir şey söylüyoruz; doğa çöplük değildir. Kimse yaptığının yanına kâr kalacağını düşünmesin. Hukuki mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bizler doğaya çöp kokusu için değil, çiçek kokusu için gelmek istiyoruz. Metan gazı solumak için değil, oksijen almak için gelmek istiyoruz. Bu topraklar bizimdir. Bu yaşam bizimdir."

Basın açıklamasının ardından grup iftarını yaparak bölgeden ayrıldı.

Ünye Kent / Haber Merkezi 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —