MUSTAFA ÇAKMAKÇI


AK PARTİ TEŞKİLATLARI NE ANLATACAK, NASIL ANLATACAK?


Reis, il baskanlarina, “neler yapildigini, nereden nereye gelindigini vatandasa anlatin” diyor. Ancak, herkesin her seyi zaten bildigini, vatandas nezdinde mevzunun yapilanlar olmadigini, ekonomik krizin, bütün yönleri ile tek mevzu olarak vatandasin algisini ve bilinç altini bloke ettigini söylemek isterim.

Teskilatlar, bu blokeyi geçebilecek bir ekonomik kriz anlatimi yapabilecek mi? Mesela hadi enflasyon var, zam oluyor da, neden her gün fahis zamlar oluyor ve neden engellenemiyor? Madem kriz var, vatandas dipteyken, neden sirketler büyük kârlar elde ediyor, devlet bu kadar büyüyor? Kriz sadece vatandasa mi? Üretim üretim deyip durduk da, bu üretim sadece yurt disi için mi idi, sirketler kapasitelerini arttirip iç piyasayi neden bollastirmiyor? Kisi basi milli gelir 12.000 dan neden  6.000 a düstü. Sirket cüzdanlarini saymazsak, bu rakam 2.000... Ya tarim! Tarladan ve besi çiftliginden 1 Liraya çikan bir ürün tezgahta neden 20 Lira? Kim nasil hangi cesaretle at oynatiyor, Devlet nerede; ceza nerede, yasak nerede?.. Ticarette kartellesme, yerel siyasette gettolasma neden?.. Suriyeli göçmenleri bagrimiza bastik da; bir Esat’i dize getirip harcadigimiz onca para ile kendi ülkelerinde güvenli bir alan neden açamadik? Gibi bilinmezlik ve tereddüt içeren bir sürü sorular... Sorular!.. Teskilatlar önce bu sorulara hazir olmali. Samimi savunma ve açiklamalar yapabilmeli!..

Tabi teskilatlar bu liyakatta ise...

Ayrica, vatandas nezdinde ekonomik krizin ve yerel siyasette lobi ve getto tahakkumlarinin, “adaletsiz” paylasimlarinin yarattigi “teveccüh” erozyonu, anlatilanlara odaklanmamaya ve ya kale almamaya sebep oluyor.

Ekonomik krizde kriz yükünün, vatandas-tüccar-devlet paylasiminin ve yerel siyasette lobi ve getto faaliyetlerinin, yarattigi adaletsizliklerle olusan bu erozyonun ortaya çikardigi zemin üzerine dökülen toprak, ya yapismiyor, uçup gidiyor, ya da birazi yapissa da verimsiz kaliyor. Bu toprak, çok ve kalin olmali, baglayici olmali, ekileni yesertmeli .

Öyleyse en önemli husus: ülkede; sikintinin-refahin, sehirde; hizmetin-hizmetsizligin, tasrada; vefanin-vefasizligin esit paylasiminda ADALET!..

Mesele sadece anlatmaksa insana bile gerek yok!.. Dijital dünya, medya ve basin her seyi hallediyor. Ama topraga gübre koymaksa mesele, “adalet yüregi” ile vatandasa dokunmak gerekiyor.

Birseyler anlatilacaksa, insanin yaninda “algi etkili” profesyonel dijital sunumlar, tipki “reklamlar gibi” sosyal medya, YouTube, tv filmleri, web sayfalarina ve yazilim ve uygulamalar üzerinden bir devlet paylasimi karekteri ile, cep telefonu ve bilgisayar ekranlarina düsürülmesi gereklidir.

Dijital dünyadan daha çok etkilenen gençlere, yasadiklari dijital ve teknolojik çagin karakterine uygun bir aktör olarak Selçuk Bayraktar gibi karekterlere rol vererek, sadece yapilanlari degil, yapilacaklari da anlatmak üzere bir iktidar vizyonu göstermek müthis etkili olur.

Bu etkili ve sürekli bir sekilde yapilirsa teskilatlara fazla is düsmez.

Sürekli kendisinden önceki ile kiyaslanarak nelerin yapildiginin anlatildigi ve bu anlatimlardan etkilenildigi dönemler çok eskide kaldi. Daha kisa dönem periyotlarda, gerekirse kendisi ile yapilan kiyaslamalar etkili oluyor. Günümüzün perspektifi ise su: “su an yapilanlar üzerinden yasatilanlar ve yarin yapilacaklar üzerinden yasatilacaklar.”

Çünkü insanlar YASAMLARI ile siyaseti  degerlendiriyor.

Dogu Perinçek’in söyledigi gibi Recep Tayyip Erdogan olmasa, Türkiye’yi üç ay bile yönetebilecek kimse yok. Dis siyasete bakildiginda Recep Tayyip Erdogan’in yoklugu daha da tedirgin edici.

Nereden nereye gelindigi de herkes tarafindan gayet iyi biliniyor.

Ancak ekonomik krizler, kriz yükü paylasiminda, vatandas-tüccar-devlet arasindaki adalet terazisi vatandas aleyhine en dip ve en fahis sekilde sastiginda, “bundan daha kötüsü olmaz” düsüncesine sahip insanlar yaratiyor. O zaman bütün siyasi liderleri esit ve alternatif olarak zaten daha kötünün olmayacagi çizgiye tasiyor.

Iste bu noktada, insanlarin bakis açisini degistirmek üzere, ya ülkede kriz yükü, sehirde hizmet, tasrada vefa paylasiminda, adalet terazisini saibeye yer birakmadan hizlica dengelemek, ya da ekonomik kriz yükü, hizmet ve vefada esit paylasimda gerekçe yerine, daha önemli degerler koymak ve gelecege yönelik bir yasam perspektifi sunmak gerekiyor. Anlatmaya, iyiyi de kötüyü de “esit paylasimda adaletten” baslamak gerekiyor.

“Vatandasin ADALET kaygisi, yargiyi itibarsizlastirir, hakim, ne anlatsa bos olur”

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593