ARİF TAKICI


Akıl İle Halleri İzlemek


  Ne de dogru demis diyen: Akil ile halleri izlemekten yoruldum. Ben diyen dilleri dinlemekten yoruldum. Bilgi yüzsüzün eline düsmüs. Anlamadan bildim diyenlerden yoruldum.

 Günümüzde ben ben diyenler ne çok degil mi? Bizin suyumu çikti? Ben daha iyi bilirim, ben güçlüyüm, ben daha güzelim, ben daha zenginim.

  Mevlana ne güzel söylemis: Yüzde israr etme doksanda olur,  insan dedigin noksanda olur, bir ben varim deme yoksan da olur.

   Çayi demliyoruz, tursuyu demliyoruz…  Yogurdu mayaliyor ekmegi mayaliyoruz…  Asi pisiriyor çömlegi pisiriyoruz…  Öyle hale geldik ki… Ahlakimizi demleyemiyor,  ruhumuzu mayalayamiyor,  gönlümüzü pisiremiyoruz!

  Hayatin billur ve samimi ruhundan uzaklasali ne kadar da degisti duygularimiz ve kaygilarimiz?

 Sanal dünyadan mutluluk dilenmeye baslayali su bahtsizligin savrulmasindaki ruhumuz nicedir azap çekmekte.

  Iliskiler klise samimiyetler basmakalip,  zamanin ruhundan uzak ve de öylesine tutsak.

   Sahi kaç tane dostumuz vardir içten samimiyetle bizimle dertlenecek?  Basimizi yaslayacagimiz gerçek dostlar olmali oysa her seye ragmen, amasiz fakatsiz bizi kabullenecek. 

Simdi riyakârlikla soslanmis samimiyetler sanaldan hallediyor hallesmeyi sipsak.

  Mesela kandiller, bayramlar ve özel günler için özenle yazilip gönderilmis buram buram samimiyet kokan bayram tebrikleri ve mektuplar çok oldu unutulali.

 Sevgi ve hasretleri ifade etmenin kutsanmis mesabesinde berrak ve nadide ifadesiydi oysa tebrik kartlarimiz ve mektuplarimiz.

 Sonsuz haz duydugumuz sohbetlerimiz ve dostu sabirla dinlemenin erdemi müzedeki nadide vazo gibi, sanki hem bildigimiz gördügümüz ama dokunamadigimiz.

  Yalnizlik duygusu ve kaygisi en korkulan günümüzde nedense…  Adeta yalnizlik sendromu yasar gibi bazilari… Yalnizliktan yalniz bir seylerle oyalanma temasasiyla kurtulma inanci sürekli bir seylerle oyalanma içgüdüsü, yani bagimliligi gelistirdi. 

 Çogunlukla bir dakika bile yalniz kalmama hastaligina çare diye sanalda takilma ilaci gelistirildi.

   Her seyi sanaldan bir yerlerle paylasmak, oradan konusmak, oradan dedikodu yapmak, oradan hallesmek sohbetlesmek, hal hatir sormak,  böylece ruhumuzu mesgul ve zinde tuttugumuzu sanmak asrimizin mutluluk iksiri sandigimiz hezeyanlari.

 Baksaniza internet üzerinden arkadas bulup evden kaçma yasinin sekizlere kadar düsmesi ürperti verici degil mi?

  Yalniz kalmaktan korkmak aczi yettir oysa. Günes yalnizda olsa etrafina isik saçar…  Dogrularin kaderidir bazen yalnizlik… Bakin tabiata, kargalar sürü ile kartallar yalniz uçar.

   Kartalin hiç yalniz olmaktan sikildigimi görülmüs?  Gönül adamlarina bakmali. Onlar yalnizligi gönüllerini demlemekle cevherlestirmis de gönül adami olmamislar mi?

   Tabi ki eglenecek ve dinlenecegiz…   Ama sürekli konusmak ve maddeleri vakit geçirme aparatlari yapmak ruhumuzu gelistirmez ve demlemez ki!

 Hâlbuki düsünceleri gelistirmeyen ruhlar en çok türbülansa düsenlerdir. 

 Günümüzde ise yalnizligini teknoloji bagimliligi ile gidermeye çalisip yalnizligin ta kendisine teslim olmanin travmasinin yasandigina sahit olmaktayiz

 

 

 

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593