Yarın anneler günüdür. Esasen inanan ve annesine sevgi ve merhamet hisleriyle bağlı olanlar için her gün anneler günüdür. Ancak, madem yarın anneler günü olarak kutlanıyor, bu vesileyle bir yazı yazmanında mahsuru yoktur.
Anneler hepimizin baş tacı yüce değerlerimizdir. Cennet anaların ayağı altındadır buyurmuştur Peygamberimiz. Ana başa taç imiş, her derde ilaç imiş, bir evlat pir olsa da, anaya muhtaç imiş.
Selam olsun tüm annelere, selam olsun aziz şehitlerimizin annelerine, selam olsun Diyarbakır’da evlat nöbeti tutan mert annelere.
Dünyanın en yüce görevidir anne olmak… Bir gözle gerçeklere bakarken, bir gözle hayallere dalmaktır anne olmak… Yumuşacık tuttuğu kalbiyle her sıkıntıya dağ gibi direnmektir anne olmak.
Her türlü gürültüde evladının nefesini bile duymaktır anne olmak.
Günah dolu dünyada işlenen en güzel sevaptır anneyi memnun kılmak. Bahşettiği lütuftan dolayı yaratana yanaşmaktır anne olmak.
Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir çocuk varmış. Bir gün Allaha sormuş, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler. Fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?
Tüm meleklerin arasında senin için birini seçtim, o seni bekliyor olacak ve seni koruyacak.
Meleğin her gün sana şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.
Peki, insanlar bana bir şey söylediklerinde, dillerini bilmeden, söylediklerini nasıl anlayacağım?
Meleğin sana dünyada duyabileceğin en tatlı sözcükleri söyleyecek. Sana konuşmayı, dikkatle ve sevgiyle öğretecek.
Peki, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?
Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.
Dünyada kötüler olduğunu da duydum. Beni onlardan kim koruyacak?
Meleğin seni kendi hayatı pahasına da olsa koruyacak.
Fakat ben seni daha göremeyeceğim için üzgünüm. Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve beni öğretecek.
O sırada cennette bir sessizlik olur, çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar: Şimdi gitmek üzere isem, benim Meleğimin adı ne?
Meleğinin adının önemi yok yavrum. Sen onu ‘’ ANNE’’ diye çağıracaksın.
Kıbrıs savaşına gittiğimi öğrendiğinde önce askerlik Şubesine, sonra bir mektup gelmiştir belki diye Postaneye gidip heyecandan mantosunu unutan annem… Seni anlatmak zor, yazmak zor seni, bin kalem bir olsa yazamaz anne. Gölgen göğe yansır taze ve yeni, Ressam bu düğümü çözemez anne.
Mevla’nın cenneti ayak tozunda, Sensiz ebabiller uçamaz anne! Hasretini söyler Veysel sazında, Gül sensin bahara açamaz anne!
Of dahi denmeyecek ilahi emir, gönül asla senden kaçamaz anne! Sensin kâinata en şanlı emir, Oğlun başka bir lider seçemez anne!
Her derde şifasın ey nurlu varlık, Yürek başka merhem bulamaz anne! Sen varsan Gönül’e hiç düşmez darlık, evren sensiz mutlu olamaz anne!
Güzel sensin, canan sensin, can sensin, sensiz kul ileri gidemez anne! Ömür sensin, hayat veren kan veren sensin, sevdan gönüllerde bitemez anne. Bütün anneler var olsun, gönülleri huzur dolsun.
Mustafa Çelebi Çetinkaya’dan da alıntı yaptım




