ARİF TAKICI


ARSIZLARA HAD BİLDİRMEK LAZIM


Günümüzde hileli satislar o denli artmis durumdaki, gida ürünleri tüketiminde endiseye kapilmamak mümkün degil.

Osmanli döneminde kolluk kuvvetleri, kadilar, sik araliklarla saticilari denetlerlermis… Hatta bizzat Padisah, tebdili kiyafetle esnaflari gezerek hileli mal satip satmadiklarini kontrol edermis.

Hileli mal sattigi saptanan esnaf zabita tarafindan disariya çikarilarak ibret olsun diye herkesin gözü önünde falakaya yatirilarak ayaklarinin altina vurulurmus.

Diger taraftan Ahilik teskilatlarinin da esnaflari teftis ettiklerini, kendi bulduklari ya da halk tarafindan bildirilen hileli mal satislari tespit edildiginde, bu köklü esnaf teskilati hilekâr esnafa layik oldugu cezayi verirmis.

Hadi fabrika üretimi gida maddelerinin üzerinde yazan türlü formüllerden, uzun süre bozulmamasi için kullanilan katki maddelerinden, ya da kullanilan gida boyalarindan bahsetmiyorum.

Daha ilerisinden, sahte gidadan bahsediyorum.

Bir zamanlar fabrika ambalajli ari ballari satan firmalar desifre edilmisti… Simdi nasildir bilmiyorum da…  Sahte peynir üretenler iyi incelenmeli. Nisasta, kemik tozu ve raf ömrü geçmis bayat peynirlerlerden sahte peynir yapiyorlarmis. Tabi alicinin bunu anlamasi mümkün degil.

Gida denetimi ile ilgili Bakanlik ve kuruluslar bellidir… Burada bunlari saymanin lüzumu yoktur.

Iste bu kuruluslar sik ve çok yönlü denetim uygulamasi yapmali, sahtekârlarin gözünün yasina bakilmamalidir.

Yedigimiz ekmek de, pirinçte saglikli degildir. Neden? Çünkü her gün soframiza koydugumuz ekmek katki maddeleriyle beyazlatilmaktadir… Zira bugdayin rengi beyaz midir ki, ekmek beyaz olsun? Bugday esmerdir. Iyi hatirliyorum… Ünye Iktisadi Idari Bilimler Fakülte salonunda Konferansa katilmistim. Rahmetli Refaittin Sahin’de vardi. Fakülte Dekani Prof Dr. Osman Ecevit gida kalitesi üzerine konferans veriyordu. Osman Ecevit hoca, ekmek beyaz olmaz kardesim, bugday esmerdir, dolayisiyla ekmek esmer olmalidir, ancak ekmege beyazlatici katkim maddesi katiyorlar! Dedi.

Rahmetli Bakan Refaittin Sahin, Osman Hocaya söyle bir soru sordu: Tahil, tohum satan bir ülke, isterse bu ürünleri ihraç ettigi ülke halkinin genleriyle oynayabilir mi? Osman Ecevit, evet… Isterse bir ülke bunu pek ala yapabilir, dedi.

Çocuklugumda büyüklerimizin yerli ekmek dedikleri ekmek vardi. O ekmegin tadini asla unutamiyorum… Çünkü dogal tam bugday kullaniliyordu.  Gençlik yillarima ulastigimda o ekmek kayboldu… Ben de o ekmegin tadina ondan sonra asla rastlamadim.

Pirinçte ayni sekilde beyaz olarak tüketildiginde bolca nisasta tüketmekteyiz… Bu da tabi ki saglikli degildir. Pirincin esmeri daha sagliklidir. Ama biz pirincin esmer kismi alinmis, iç beyaz nisasta içeren kismini tüketiyoruz.

Pazardan alinan elma da o canli rengine ve elmanin vitamini kabugundadir söylemine adlanilarak kabuguyla yenilmemelidir. Dogrudur…  Elmayi kabuguyla yemek faydalidir. Ancak, pazarda satilan elmalara çogunlukla canli ve parlak gözükmesi için mumlu su sikmaktadirlar. Tabi köy elmasi istisnadir.

Velhasil, burada Ziya Pasa’nin sözleri günümüzde de geçerlidir: Nush ile uslanmayani etmeli tektir, tektir ile uslanmayanin hakki kötektir…  Günümüzde bunu caydirici cezalar uygulanmalidir seklinde okuyabiliriz.

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593