Aziz Okuyucular; Bu hafta size basimiza gelen musibetlerin sebepleri konusunda Güzel bir makaleyi sunmak istedim. Dikkatle okumanizi da hasseten rica edecegim. Çünkü çok önemli.
Bugün yasadigimiz siyasi, ekonomik, ahlaki ve ailevi birçok bunalimimizin, buhranimizin, krizimizin ana nedeni Rabbimizin, “Onlar kesinlikle Rablerine kavusacaklarini ve O’na döneceklerini bilen kimselerdir” (Bakara, 2/46) ayetinde belirttigi o kavusma ve hesap verme gününü unutmamizdir. Dünya için ahireti gözden çikaracak büyüklükte bir akil tutulmasi yasamamizdir.
Çünkü o güne yani ahirete iman demek, basibos yaratilmadigimizin, yaptigimiz her iyi ve ya kötü davranisin karsiliginin ahirette ceza veya mükâfat olarak bize geri dönecegini bilerek yasamak demektir.
Ahirete hakkiyla iman eden bir Müslüman sahsiyet:
Saatini ahirete göre ayarlar. Tüm plan ve projelerini ahirete göre düzenler. Izledigi diziden girdigi internet sitesine kadar, sosyal medyada yazdigi her yorumdan yaptigi begeniye kadar, dilinin konustugu her kelimden gözünün baktigi her noktaya kadar, kalbinden geçirdigi her düsünceden midesine giren her lokmaya kadar tüm his, duygu ve davranislarinda ahiret ve hesap bilincini merkeze alarak hareket eder.
Ahirete hakkiyla iman eden bir Müslüman sahsiyet:
Dügün yaparken, oy kullanirken, siyaset yaparken, üniversite tercihi yaparken, çocuk yetistirirken, ticaret yaparken, ortaklik kurarken, seyahat ederken, dinlenirken yani yasaminin her aninda bu dünya hayatinin bir gün son bulacagini ve ahiret hayatinda tüm yapip ettiklerinin karsiligini görecegini bilerek yasar.
Ahirete hakkiyla iman eden bir Müslüman sahsiyet:
Esine, anne-babasina, akrabalarina, komsularina, isçi ve personellerine karsi davranislarinda, dost, arkadas ve dava kardesleriyle münasebetlerinde hep ahireti gözeterek hareket eder.
Ahirete hakkiyla iman eden bir Müslüman sahsiyet:
Bir seye karsi çikacaksa, birinin yaninda duracaksa, birini destekleyecekse, begenecekse, takdir edecekse, takip edecekse ya da tavir alacaksa bu durumlarin ahirette de muhakkak bir karsiligi olacagini bilerek tavir alir. Safini ona göre belirler.
Ahirete iman bilincimizi insa eder:
Ahirete iman, Müslüman sahsiyetin sorumluluk bilincini insa eder. Çünkü Müslüman sahsiyet yaptigi her isten ahirette de muhakkak sorumlu tutulacaginin farkindadir.
Ahirete iman, Müslüman sahsiyetin niyet bilincini insa eder. Çünkü Müslüman sahsiyet bu dünyada yapilan islerin ahirette niyetler üzerinden degerlendirileceginin farkindadir.
Ahirete iman, Müslüman sahsiyetin kul hakki bilincini insa eder. Çünkü Müslüman sahsiyet, yaptigi her haksizligin bir kul hakki doguracagini ve bu kul haklarinin ahirette muhakkak karsisina çikacaginin her hak sahibinin orada hakkini alacaginin farkindadir.
Ahirete iman, Müslüman sahsiyetin günahlardan ve haramlardan uzaklasma bilincini insa eder. Çünkü Müslüman sahsiyet, isledigi her günahin ve haramin ahirette kendisini cehennem riskiyle karsi karsiya getireceginin farkindadir.
Ahirete iman, Müslüman sahsiyetin sabir bilincini insa eder. Çünkü Müslüman sahsiyet, bu dünya hayatinda katlandigi tüm sikintilarin bir gün son bulacagini ve sonsuz huzur ve mutluluk yurdu olan ahiret yurduna gideceginin farkindadir. Iste bu yüzden Müslüman sahsiyet, basina gelen tüm bela ve musibetlere büyük bir olgunlukla sabreder.
Müslüman sahsiyetin ahiret hedefi, cennet ve Rabbinin rizasidir. Cennet, tüm dertlerin son buldugu yerdir. Orada hastalik yoktur, yaslilik yoktur. Ailevi huzursuzluklar yoktur, zalim bir koca derdi, huysuz bir hanim derdi, itaatsiz bir çocuk derdi yoktur. Geçim derdi, is derdi, borç derdi, çek ve senet derdi yoktur. Siyasi tartisilmalar, ekonomik krizler, sosyal patlamalar yoktur. Psikolojik sikintilar, manevi bunalimlar, ruhsal buhranlar yoktur. Haksizlik, adaletsizlik, zulüm ve sömürü yoktur. Orasi bereket ve afiyet yurdudur.
( IKTIBAS.:A.A.Kiransal M.G.27.05.2021.) Kalin saglicakla.


