Yarbay Riza Vuruskan, Yetkilerce kendisine verilen baska bir kimlikle, Ali Conan adiyla düzenlenmis bir kimlikle 1 Agustos 1958 yilinda Lefkosa Is Bankasi müfettisi vazifesiyle Lefkosa havaalanina indi.
Bir el çantasi ile orta büyüklükte bir bavulu vardi. O zaman ada Ingiliz Vali tarafindan idare edildigi için gümrükte Ingiliz görevliler vardi.
Ingiliz görevliler Yarbay Vuruskan’in valiz ve çantasina baktilar, ama bir sey anlayamadilar. Vuruskanin valizi özel olarak yapilmisti. Altindaki gizli bölmede tabanca ve mermiler saklanmisti. Kendisiyle beraber vazifelendirilmis diger subaylar da birkaç gün içersinde Kibris’ta olacaklardi. Tabi onlarda gümrükten ayni vuruskanin taktigiyle geçeceklerdi.
Yarbay Vuruskan dogruca kendisi için hazirlanmis olan eve götürüldü. Evin perdeleri kapali olup hiç açilmamaktaydi… Kendisi için yiyecek hazir edilmisti. Gece yarisi Rauf Denktas kimseye görünmeden gizlice Yarbay Vuruskanin oldugu eve geldi, bulustular.
Yarbay Vuruskan hiç vakit kaybetmeden gelecekte Rumlarla çarpisacak ve bölgelerini savunacak olan Türk Mücahit Teskilatini (TMT) kurma çalismalarina basladi.
Örgütlenme hücre yöntemiyle olacak, üyeler yemin ederek örgüte katilacakti. Haberlesme yaziyla ya da telefonla yapilmayacak, haberlesme güvenilir elemanlarla sözlü olarak yapilacakti.
Kisa sürede TMT birkaç bine ulasti.
!960 yilinda Ingilizlerin adaya bagimsizlik vermesiyle Kibris Cumhuriyeti kuruldu. Ingiltere, Yunanistan ve Türkiye garantör devlet oldular.
Anlasmaya göre Kibris’ta Ingiliz üstleri konumunu koruyacak, Yunanistan ve Türkiye garantör devletler olarak adada birer alay bulunduracaklardi. Türkiye adaya gönderecegi 650 kisilik birligi kisa sürede hazirladi.
16 Agustos 1960… Türk alayi muhtesem bir törenle Magosa limanina geldi, Kibris Türk halki tarafindan büyük bir coskuyla karsilandi.
Üç yil sonra… Daha Cumhuriyetin kurulus sözlesmesinin mürekkebi bile kurumadan, 24 Aralik 1963 Noel gecesi insanlik tarihinin en hazin katliami yapildi… O gece EOKB Rum terör örgütü Türk mahallerine saldirarak, ortaligi yakip yikarak her tarafa ates ediyorlardi.
Erkek gibi dövüsmüyorlardi… Kadinlara, çocuklara kursun sikiyorlardi… Lefkosa’nin Türk Mahallesinin kumsal semtinde Türk Alayinda görevli Tabip Binbasisi Dr Nihat Ilhanin evine de saldirdilar. Binbasi evde yoktu.
Evi disaridan kursun yagmuruna tuttular. Sonra kapiyi kirarak içeriye girdiler.
Ev sahibi Hasan Yusuf Bey, bir arada bulunurlarsa daha güvende olacaklari düsüncesiyle Feride Hanimi, yegenleri Növber hanimi, Ayse hanim ile küçük kizi Isil’i aldi, Binbasi Nihat Ilhan’in evine geçtiler.
Sesler yakindan gelince Binbasinin esi Münevver Hanim üç çocugunu alip daha güvenli olur diye banyonun küvetine girdi… Hemen çocuklarini kollarinin arasina alarak simsiki sarildi… Annelik refleksiyle onlari koruyordu.
Alti yasindaki Murat, dört yasindaki Kudsi ve alti aylik Hakan’i kollarinda simsiki sararak dua etmeye basladi. Rumlar önce tuvalete saklanmis olan Feride hanimi öldürdüler… Rumlar banyo kapisina ates ettiler, Növber hanimin kapi kolunu tutan eli parçalandi, kapiyi tekmeleyip banyoya daldilar. Küvetin içinde Binbasinin esi ve çocuklarini gördüler. Çocuklarin aglasmalarina aldiris etmediler. Türk subayinin esi ve çocuklari bunlar iste diye bagirdilar. Görerek nara ata ata 33 el ates ettiler. Dördü de sehit oldu. Çocuklarin kanlari, beyin parçalari, saçlari tavana siçrayip yapisti. Yaptiklari katliami bir süre keyifle izlediler.
Bu ev 1967 yilinda barbarlik müzesi olarak düzenlendi. Ibretlik bir tarih görmek isteyenlerin ziyaretine açildi. Müzede ziyaretçilerin düsüncelerini yazdigi bir defter vardi.
Daha sonraki yillarda KKTC Cumhurbaskani olan Ali Talat tarafindan bu defter oradan kaldirildi.
Ancak bu vefasizlik Daha sonra Denktas tarafindan düzeltildi.
Kaynak,su çilgin Türkler, Turgut Özakman


