Kapitalizm, emperyalizm ve küresellesme vahsice ilerleyerek toplumu dünyevilestiriyor. Rasyonalizmin baskisi altinda insanimiz ideolojik olarak mumyalastirilmaya çalisiliyor.
Kapitalizmin propaganda ve reklam sektörü, insani körlestirerek onu aklinda olmayan seyi satin almaya, ihtiyaç duymadigi seye muhtaç göstermeye itiyor. Bir tür efsunlama marifeti…
Bugün dünya, kendi çikarlarini her seyin üzerinde gören bireyler, toplumlar ve ülkeler dünyasidir. Bütün toplumlar emperyalist çikarlar dogrultusunda manipüle ediliyor.
Küresellesme günümüzde daha çok, özgün, yerli kültürlerin, kimliklerin, çerçevelerin, algilarin, asinmasi, zayiflamasi, yabancilasmasi ve degerlerini yitirmesi seklinde kendini gösteriyor.
Küresellesme, toplumun hayat tarzlarini ve siyaset biçimlerini degistiriyor. Iyi ve kötü, dogru ve yanlis, hak ve batil gibi ayrimlar, insani ve ahlaki anlamda degil, politik ve çikarlar anlaminda yapiyor.
Modern dünya görüsü ve hayat anlayisi, ekonomiyle sinirli bir dünya görüsü ve hayat anlayisidir. Modern dünya görüsü, bütün olaylara ekonomi mantiyla bakar. Taklit için egitime, yetenege, birikime ihtiyaç yoktur. Modayi seçenler sürüye katilanlardir. Sürünün ise hafizasi, düsüncesi ve bilinci olamaz.
Modern insani, pragmatik güdüler ve modalar yönetir. Moda olani seçmek demek, kolay olani seçmek demektir. Moda olan her sey son derece yüzeyseldir, taklit demektir.
Bugünün dünyasi, bütün insani kurallari acimasizca çigneyen azgin çikarlar dünyasidir. Bugünün dünyasi çikara, somut çikara dayali bir siyaset anlayisina, uygulamasina sahne oluyor.
Günümüz insani degerlerinin dünyasinda degil, ekonomik degerlerin dünyasinda yasiyor. Ekonomi iyi ve dengeli ise yasam onun en güzel degerini tasimaktadir.
Hayatin, tarihin, toplumun içerisinde sorumluluk almadan yasamak, bir dava kaygisi gütmeden yasamak, ot gibi yasamak gibidir. Hâlbuki ahlaki bir dünyada daha çok sorumluluk almak üzere çaba harcanilan dünyadir.
Yasadigimiz dönem algi anarsisi içine sokuldu. Insanlarimizi algilarla yönetmeye çalismaktadirlar.
Hayatimizin öncelikleri degisiyor. Maddilesen ve dünyevilesen dünyada vurdumduymazlik bir hayat tarzi haline geliyor.
Günümüzde, kimileri paranin, kimileri politikanin ve iktidarin, kimileri de söhretin sahte itibarinin büyüsüne kapilarak konjoktürel bir kasirgaya kapilarak, ucuz üstünlüklerin pesine düserek, dostluklari, sorumluluk ve dayanismayi unuttular.
Modern akil, duygu ve degerden bagimsizlastiriliyor. Haklari olan, sorumluluklari olmayan yeni bir insan tipi ortaya çikarmaya çalisiyor.
Sorumlu insan, cesaret, secaat, dirayet ve düsünce sahibi olan insandir. Düsünmek, eylemde bulunma gerektirir. Sorumluluk ve inisiyatif alarak, insa faaliyetlerine katilarak sahip oldugumuz hayata katki saglayabilmek ve üretken hale gelmektedir.
Doyumsuzluk, açgözlülük, para, söhret, iktidar söz konusu oldugunda, ihtiyacimiz olmayani istemek, nesnelere kölelik ve savurganlik akilci hesaplar yapmak konusunda çok titiz davranarak elde etmeye çalisiliyor.
Gençler ve kadinlar moda diktatörlügüne kayitsiz sartsiz bogun egiyor. Görünüs kaygisina indirgenen ve bayagi bir zevk nesnesi haline getirilen kadin, modanin buyruklarini yerine getirebilmek için olaganüstü fedakârliklara katlaniyor.
Günümüzde en büyük özgürlük, edepsizlik özgürlügüdür.
Bugün dünyada kölelik yeni biçimler almakta; söhrete, paraya, iktidara kölelik, gönüllü kölelige dönüsmektedir. Gönüllü kölelikler, karakter, onur, kisilikleri alip götürüyor.
Sermayeyi, esyayi, mali, parayi, ünü putlastiran kisi, özgür degil köledir.
Her tür bagimlilik, edilgenlik, teslimiyetçilik ve kölelik, bir yetersizligin, yeteneksizligin ve çaresizligin sonucudur. Mevcut olanla yetinen, kosullara pasif bir biçimde teslim olan, elestirel bir bagimsizliga, zihinsel bir üretkenlige sahip olmayan bireyler, toplumlar, kültürler, zihinsel bagimsizliga, zihinsel bir üretkenlige de sahip olamazlar.
(Özet: Onurumuzla Yasamak, Atasoy Müftüoglu)




