Büyüksehir Kanunu 2004 yilinda Resmî Gazete ’de yayimlanarak yürürlüge girmis bir kanundur. Ordu, 2012 yilinin Temmuz ayinda kanunda yapilan degisiklikle toplam nüfusun 750.000 kisiden fazla oldugu hallerde kanunla büyüksehir belediyesine dönüstürülebilecegi düzenlemesinin yürürlüge girmesi sonrasi dönemin AK Parti vekillerince verilen kanun teklifi ile Büyüksehir ilan edilmisti. O dönemde siyaseten önemli bir etkinlige sahip Ordu Milletvekili ve Içisleri Bakanligi görevi henüz sonlanmis olan Idris Naim SAHIN ve yanindaki heyetin Sn. Recep Tayyip ERDOGAN’i ziyareti esnasinda ‘’ Bulun 750.000’i olun büyüksehir’’ cümlesi üzerine özellikle Istanbul STK ‘larinin olaganüstü bir organize çalisma göstermesi sonucu topyekûn bir gayretle elde edilmis bir süreç sonucunda ilan edilmisti.
Büyüksehir Kanunu ve Amaci
Kanunun ilk maddesinde ‘’ Madde 1- Bu Kanunun amaci, büyüksehir belediyesi yönetiminin hukukî statüsünü düzenlemek, hizmetlerin plânli, programli, etkin, verimli ve uyum içinde yürütülmesini saglamaktir.’’ düzenlemesi yer almaktadir. Bu kanun sebebiyle Ordumuzun Büyüksehir olmasi bir çogumuz tarafindan da hizmetlerin daha güçlü, daha genis imkanlarla yapilabilecegi düsünülerek büyük bir mutlulukla karsilanmisti. Kanun koyucu ve düzenleme birçok açidan hala desteklenmeyi hak eden, o dönem oldugu gibi bu dönemde de dogru bir yaklasimla ortaya konmus hükümler içeren bir kanundur. Ancak kanunda özellikle amaç olarak belirtilmis olan ‘’ uyum içerisinde ‘’ ibaresinin sahada gerekli yansimayi bulamadigindan amacina ulasamayan bir hal almis durumdadir kanaatindeyim.
Ordu Özelinde Büyüksehir Kanunu
Kanun koyucunun belirledigi amaç ve özellikle kaynaklarin artacagi yönündeki kanaat sebebiyle önemli bir destek bulan Ordu’nun Büyüksehir olmasina dair kanun bugün itibariyle ihtiyaçlari karsilamakta yetersiz kalaktadir. Önemli bir bölümü köy vasiflarini tasiyan Ordu cografyasi kaynaklarin sehir merkezlerine yogun olarak kullanilmasi, sehir merkezi kavramindan Altinordu’nun öncelikli olarak anlasilmasi gibi sebeplerle amacina ulasamaz bir hal almistir. Bu da Ünye, Fatsa gibi ilçelerin hizmetlerden daha kisitli ve daha az faydalanmasina sebep olmaktadir. Orduyu Büyüksehir yapan Büyüksehir Kanunu’nda imza sahibi Ordu Eski Milletvekili Av. Mustafa HAMARAT’in bu sorunu tahmin ederek oldugunu sandigim önerisi ‘’BÜTÜNSEHIR’’ tanimiyla özetledigi kavramsallasmis tanim maalesef sahada karsilik bulmamistir. Büyüksehir Kanunu, Bütünsehir yaklasimindan uzak uygulandigindan Ünye ve Fatsa gibi ilçelerin yöneticilerini Ankara yerine Ordu merkeze rica için gitmesi disinda bir fayda saglamamistir. Kaldi ki hala Ankara’dan kaynak arayislari kanunun ruhuna uygun olmayacak bir sekilde devam etmek zorunda kalmaktadir.
Çare Nedir?
Çok kabaca ve özet olarak anlatmaya çalistigim ama aslinda ayrintilariyla sahadaki örneklerini verebilecegim bu elestirilerimin halis niyet tasidiginin izahi ancak somut tekliflerle saglanabilir. Düzenlemenin amaciyla ulasilmak istenen murada ulasilamamasinin sebebi ile çözüm yollari örtüsmektedir. Söyle ki;
1- Büyüksehir Kanunu, Köy vasfinda olan ve tarimsal faaliyet agirlikli arazilere sahip yerlesim yerleri dikkate alinarak imar, kadastro, su ve kanalizasyon faaliyetleri vb. hizmetleri sehirdeki mevzuattan farkli düzenleyebilir sekilde degistirilmelidir.
2- Ordu Büyüksehir Belediye baskani sadece Ünye’yi ziyaret etmemeli, Ünye’de çalismalidir. Ünye’de de bulunmali, bir siyasi büyügün bir baska sehri ziyareti atmosferini kirmali bu sehrin bütün bir sehir oldugu önce idarecilerce yansitilmalidir.
3- Altinordu merkeze yapilacak bir faaliyet için Gölköylü de Fatsali da ve dahi tüm ilçeler fikir beyan edebilmeli tercihlere katilabilmeli tam tersi açidan Altinordulu bir vatandasta diger ilçeler için fikir ve katki sunabilmelidir. Bunun birçok metodu birçok büyüksehirde uygulanmaktadir. Iletisim çaginda bu mümkün bir uygulamadir. Ör: Taksim Meydani Yarismasi vb.
Devamini sizlerin de getirebilecegi öneriler acil ve ivedilikle icraata geçirilerek bu hizmet zorlugu yasanan süreç toplum katilimiyla asilmalidir.
Gurbetten hasretle…
Av. Koray MARAL




