Aşağıda ,her gün trafikte yaşanan şu olaya tekrar dikkat edelim:
EĞİTİM OLMAZSA , OLMAZ.(Eğitimsiz bir sürücü) Trafik ışıkları kırmızı yanmaktadır. “Ufff çok işim var.Nereden çıktı bu kuyruk?Acele etmeliyim. Dat dat dat..Aaaa arkadakilerde bana diyorlar. Daaaaaat daaaat.Herkes birbirine diyor Çabuk olun ! Çekilin önümden! Akşam oldu ,yeter artık! Tahammülüm kalmadı! Dat dat dat dat… Sürüp gitmektedir Derken sarı ışık yanar yanmaz(Biliriz ki hazırlanma ışığıdır.)dat dat dat arabalar büyük bir aceleyle kalkarlar. Arabaların bir kısmı ileriden sağa döneceklerdir.Ama soldan gelen arabalar vardır. O anda: “Şu araba geçmeden ben geçmeliyim.Haydi biraz gaza basayım. Oh ,kıl payı ben geçtim, helal olsun bana!Herhalde ben iyi şoförüm. Neyse yoluma devam edeyim.”Hız sınırı 50 yazan bir ifade görür. Benim arabama da 50 yakışmıyor.Bir bakayım ,zaten 80 ‘le gidiyormuşum.Aferin sana. Biraz ilerde bir yaya geçidi tabelası vardır.Tabi bizim şoför görmez.Yaya geçidine yaklaştığında köpürmeye başlar: “Bunlar nasıl insanlar, görmüyorlar mı koskoca araba geliyor ?”Arkasından yine kornaya basar dat dat dat ve yayaları yaya geçidine sokmaz!Aslında yaya geçidine doğru yavaşlamak ve yayalara yol vermek bir trafik kuralı olduğunu bilmemektedir.(Böyle örneklere sanki her yerde rastlıyoruz gibi değil mi ?(!) Yol tek şeride düşmüştür.Ardından ileride bir daha trafik ışıklarını görür ve hızla arabaların solunda geçmeye başlar,oysa karsıdan gelen arabaların yolunu ihlal etmiştir. Ama iyi şofördür (olduğunu zanneder) .Bu seferde sıranın başına geçmiş ve ışık kırmızıya dönecekken sarı ışıkta hızla geçer ve yüzünde bir zafer edasıyla yoluna devam eder. O çok mutludur.Çünkü trafik kurallarına uysaydı hala çok gerilerde olacaktı.Tam bu sırada cep telefonu çalar.Taşıt hareket halindeyken telefonunu arar ve nihayet bulur .Bu sırada yoldan çıkmıştır.Ani bir hareketle tekrar yerine döner.Telefona cevap verir. Ne kadar becerikli sürücü olduğunu düşünür. “Telefonla konuşmak dikkatinizi dağıtır ve kazalara sebep olur.” ikazları onun gibi bir şoför için değildir. Arkadan bir ambulans sireni sesi duyulur. Bütün arabalar yol verir. Ama ona kenara çekilmek zor gelir. Çünkü o ,telefonla konuşmaya devam etmektedir.Bu arada onun yüzünden ,bir arabanın yol dışına çıkmasını bile fark etmemiştir. Sonra o akıllıdır ya! “Hemen emniyet şeridinden gitmeliyim”, der.Tekrar yola koyulur.İleride ki fırından ekmek alacaktır.Her zaman ki yerine park eder. Çünkü orası onun için çok uygundur.Orası yaya kaldırımıdır.Çünkü oradan araba geçemez ve onu sıkıştıramaz.Yaya kaldırımını! yalnızca yayaların kullanabileceği , onun aklının ucundan bile geçmez. Derken arabadan iner, ama hala telefonla konuşmaya devam etmektedir.Fırına yönelir ekmeğini alır ve yoluna devam eder. (zaten ekmek kuyruğuna da girmeyeceği ortadadır)Bu arada telefonu kapanmıştır.Çünkü şarjı bitmiştir. Tekrar yola koyulur. Önünde bir araba belirir. Arabanın tamponuna kadar yaklaşır ve devamlı selektör yapar.Oysa öndeki araba hız limitlerine uygun ve kendi şeridinden gitmektedir.Arabayı sıkıştırır. “Bunlardan şoför olsa ne çıkar, trafiği allak bullak ediyorlar.” der ve öndeki arabaya korna çalarak geçer gider.Trafikteki tabiri ile makas ata ata gitmeye çalışır.Ve artık önü açılmıştır.Artık ana yola çıkmıştır.Oysaki şehir içi ona dar gelmiştir.Artık gaza basma zamanı gelmiştir.Çünkü onun arabası özeldir ,değerlidir ve kimse onu tutamaz. Ama arabasının ön panelinde kırmızı bir ışık yanmaktadır.Acaba bu işaret ne idi.Evet o yanan kırmızı ışık şoförün emniyet kemeri takmadığını göstermekte idi. Bu hızlı şoförü bağlamanın imkanı yoktu .Çünkü o çok iyi şofördü.Korkaklar, acemiler emniyet kemeri takarlardı. Bu bizim harika şoför hızını daha da arttırdı.Çünkü ne kadar hızlı giderse o kadar çabuk eve varacaktı.Acaba önemli olan hızlı bir şekilde çabucak eve varmak mı önemli yoksa emniyetli bir şekilde ev varmak mı önemli. Artık hikayemizin sonuna yaklaştık. Bu hikayeyi iki şekilde bitirebilirim.
Bu kişinin malumunuz daha önceki ceza karnesi de kabarık olduğundan yeni cezalarla birlikte ehliyetine de el konmuştu. 2.Son (maalesef ,olmasını istemediğimiz son) :Adam gaza bastıkça bastı hızı çok artmıştı.Çok keyifliydi çünkü arabası mükemmeldi son teknolojiyle donatılmıştı. Oysa biraz sonra olacakları düşünebilirdi.
Ama maalesef ve keşke işin içine girmişti ve geriye dönüşü olmayacaktı. Arabanın göstergesi 150 yi gösteriyordu.Araba ikiye ayrılmış ve ön kısım yok olmuştu.Dört hava yastığı da balon gibi patlamış ve tekerler bir kağıt gibi buruşmuştu.Adamın durumunu ise siz tahmin edin. Yine her zamanki durum.Adamın cep telefonu çalmaktadır ve Kimse açmaya cesaret edememektedir.Telefon açıldığında : “babacığım ,babacığım” diye bir kız sesi duyulur. Yine bir trafik polisi telefonda ki kıza “ Şey şey babanız şey…” Bir şey diyememektedir…
|


