HAKAN ŞAŞMAZ


ÇOCUKTA BEYİN &ZEKA GELİŞİMİ VE HER YÖNÜYLE ÇOCUK VE AİLE EĞİTİMİ “EMPATİK HİKAYELER VE EĞİTİME BAKIŞ AÇISI”(12)


Ne oldu? Bir sayı veremeyiz. İçinde okuyacaklarımız olur okuyamayacaklarımız olur. Ama sayamayacağımız kadar kitap. Konuyu şuraya getirmek ve bir tespitte bulunmak istiyorum:

“Kabaca bir hesapla ortalama kitap okuma düzeyine sahip bir insan(çoğu insanın hızlı okuma tekniğine sahip olmadığını düşünürsek) 500-700 sayfalık bir kitabı bir haftada bitirdiğini düşünelim. (Kitap okurken görsel, sözel, deneyimsel, yaparak yaşayarak öğrenmeler devam etmektedir.)Bir yılda kaç kitap yapar? 52 kitap. Bir insanın anlamlı ve fiziksel kapasitesinin yettiği okuma yaş süresi 40-60 yıl olduğunu düşünelim. Basit bir hesapla bu 2000 ila 3000 kitap yapar.(Türkiye’de kişi başına okunan kitap sayısı diyemiyorum sayfa sayısı 7 sayfa olduğu düşünülürse)Haftada bir değilde 2 adet kitap okunduğunda 4000-6000 adet kitap yapar.”

Konunun başında, dünyada bütün kütüphaneleri ve kitapçılardaki muhtemel okunabilecek kitap sayısını düşünmüştük. Şimdi bir insanın okuyabileceği maksimum kitap sayısına baktığımızda, böyle bir bilgi ormanında ne kadar komik kalıyor değil mi? Belki de ağlanacak halimize gülüyoruz.

Bu arada kitap okumak bu kadar önemli midir? Evet çok önemlidir. Hem zihinsel gelişim hem entelektüel birikim, metaforlar arası gelişim açısından çok önemlidir.

Şimdi ne olduğunu düşünelim. Böyle sonsuz bir bilim karşısında aciz iken evet düşünürün söylediği gibi öğrendiğimiz bilgiler, avuçladığımız sudan elimizde kalan gibidir. Peki neye güvenerek her şeyi bildiğimizi ve doğru yaptığımızı zannederiz. İşte yukarıdaki örnekler böyle bir bilim okyanusu, bunda ben biliyorum diyen bir kişi hangi meslekte olursa olsun aslında yetersiz kalmaktadır sanırım. Beynimiz dakikada 500-700 kelimeyi işleyebilirken hala 200 lerde kelime algılatarak kalan boşluğu nefsimizin isteklerine uydurarak, tembellikle doldurarak beynimize en büyük cezayı vermekteyiz sanırım. 

Bütün bunların gölgesinde “Böylesine sonsuz bir ilim, kainat karşısında bizim gibi sonlu, yaşamı üç beşe sığan insanın, oturacak, boş duracak zamanının olması, sonsuz zamanı varmış gibi hareket etmesi düşündürücü ve bir o kadar da şaşırtıcıdır. Bu kadar eksiğimiz varken ve öldüğümüz zaman dahi hiçbir şeye vakıf olamamışken niye zamanımızı iyi kullanmadığımız bir eğitim sorunu olsa gerek. 

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593