HAKAN ŞAŞMAZ


ÇOCUKTA BEYİN &ZEKA GELİŞİMİ VE HER YÖNÜYLE ÇOCUK VE AİLE EĞİTİMİ “EMPATİK HİKAYELER VE EĞİTİME BAKIŞ AÇISI”(36)


Yukarıdakilerin ışığı altında Gestalt Psikolojisine göre öğrencinin algılamasının bir bütün olarak değerlendirilmesi ama algılama süresi, yoğunluğu, kalitesi, geri bildirimi tamamen beyinsel fonksiyonlarının hazır bulunuşluğu ile ilgilidir. Bu ise her bireyin ayrı olduğu, her beyinin kendisine özel olduğu kavramını ortaya çıkarmaktadır. Yani “Bütün çocuklara haydi şu problemi yazın ve hemen çözün.” demek çocuğun beyin temelli öğrenmesiyle bağdaşmamaktadır.

Gardner’ın çoklu zeka kuramına göre, bütün çocukları aynı görüp bir potada eritmeye çalışmak gizil yeteneklerini görememek bir eğitimcinin çocuğa yapacağı en büyük kötülük olsa gerek.

Elimizdeki yegane varlığımız, her an yanımızda olan çocuğumuzu nasıl yetiştiriyoruz? Farkında mıyız? ‘Saldım Çayıra Mevlam kayıra.’,’ Biz büyüklerimizden böyle gördük.’ gibi veya ‘Annem babam eski yöntemlerle torunlarını sözde koruyarak onları yetiştirmemde sorun yaratıyorlar.’ gibi yaklaşımlar çocuk yetiştirilmesini nasıl etkilemiştir?

Bilindiği gibi en güzel örnek yaşanmış örneklerdir. Çünkü “Teşbihte hata olmaz.”, denir. Bütün bilimlerin gelişme basamaklarından olan nedensellik, sezgicilik, şüphecilik ve soru sorma amaçlanan hedefe ulaşmada önemli basamaklardır. Bir çocuğun gelişim basaklarına uygun olarak doyumu sağlanmalıdır.

Bir eğitimci olarak bu analizi yapmadan önce, bir ziraat toprak mühendisi olarak eğitimdeki sorunları, ziraat alanında yapılan yanlışlarla simüle etmek istiyorum. Çiftçimiz bilinenden hareketle çocuğu hakkında daha isabetli kararlar verecektir. Yöremize ait olmak üzere doğal olarak fındık bahçelerine, fındık bitkisinden daha iyi rekolte almak için gübre atılmaktadır. Ama bu iş, Türkiye’nin diğer bölgelerinde olduğu gibi bilinçsizce yapılmaktadır. Toprak çeşitli mineral maddelerden oluşmaktadır. Bu miktar yağış, bitkinin kullanımı ve diğer fiziksel ve kimyasal faktörlerle nispi veya mutlak azalmaktadır. Burada esas olan toprak analizi yapılmadan bilinçsizce gübreleme yapılmasıdır. Bu ise hem toprakta kimyasal birikmeye neden olarak toprağın strüktürünün bozulmasına neden olmakta hem de ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Ayrıca insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.

Yukarıdaki benzetme çok yönlü düşünmeyi sağladığı gibi çocuk gelişimine tatbik edildiğinde; her çocuk ayrı bir beyinsel yapıya ve birikime sahip olduğuna göre öğretilecek bilgiler çocuğun hazır bulunuşluğu iyi etüt edilerek verilmesi gerektiği gibi önemli bir sonuca bizleri ulaştırır. Yani bir toprağa verilen gübre toprağın bitkinin gereksiniminden fazla olamayacağı gibi az olursa da bitkiye bir faydası olmayacağı açıktır. Beyin temelli öğrenmede her çocuğun kalıtsal olarak beyinsel bölgelerini farklı kullandığı, bundan dolayı her çocuğun yeteneğinin, algısının farklı olacağına dikkat edilmelidir. Burada önemli olan kalıtsal olarak gelen zeka potansiyeli ortaya nasıl çıkarılır, nasıl desteklenmelidir ve nasıl geliştirilir? Üzerinde durulması gereken nokta budur. 

Bu kitabı yazmamdaki başka bir amaç eğitimde yapılan yanlışlara dikkat çekmektir. Başta belirttiğim gibi bir konuyu anlamanın en kolay yolu, bilinenden bilinmeyene hareket etmek, daha önceki tecrübelerin en iyi yol gösterici olduğunun farkına vararak, yaşantı haline getirmektir. Ayrıca bunu yaparken yakın çevremizde yapılan hataları görerek, göstererek, eğitimin her alana transfer olabileceğinin farkına vararak, yaparak yaşayarak öğretmektir.

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593