HAKAN ŞAŞMAZ


ÇOCUKTA BEYİN &ZEKA GELİŞİMİ VE HER YÖNÜYLE ÇOCUK VE AİLE EĞİTİMİ “EMPATİK HİKAYELER VE EĞİTİME BAKIŞ AÇISI”(37)


Bir konuyu anlatmak için insanlara verilen her değişik örnek o konu hakkında insanı daha net, daha açık düşünmeye sevk edecek ve istenilen anlamayı daha kolay kılacaktır. Çünkü ihtiyacımız olan şey her alanda eğitimdir. Bir konuyu bir insana anlatmanın en kolay yolu onun anladığı dilden ve anlayabileceği ortamda konuşmaktır. Çocuk yetiştirmede alanında faaliyet gösteren kişi, çocuğun karakteristik zeka düzeyini ortaya çıkaracak çalışma deneyimleri kazanmalıdır. 

Bu yaş ilerledikçe ne kadar zorlaşacağı düşünüldüğünde, elimizde öğrenmeyi, yetiştirilmeyi bekleyen ve tertemiz dimağ sahibi çocuklarımızı yetiştirirken nasıl hatalar yapıyoruz, farkında olmadan kendi yanlışlarımızı nasıl onlara nasıl lanse ediyoruz, bunları örneklerle çocuğun gelişim safhalarında teker teker ele alacağım. Önemli saydığım temel yaklaşımlara defalarca değinerek tekrarlarla uzun süreli bellekte iz bırakacağımı düşünüyorum.

OYUN VE OYUNCAKLARIN EĞİTİMDE YERİ VE ÖNEMİ

“Çocuğun oyun ve oyuncağını söyleyin, ona kim olacağını söyleyeyim.”

                                                                                                            Şaşmaz

Aslında hayat, W. Shakespeare’in  “as you like-beğendiğiniz gibi” de dediği gibi değil midir? “Hayat bir sahne, insanlar birer oyuncu…” 

İnsan doğduğu andan beri, içinde bulunduğu zamanın ve yerin özelliklerine uygun rolünü en iyi şekilde oynamak durumunda değil midir? Şu an ki rolünüzü bir düşünün. En önce bir anne babasınızdır, belki. Aynı zamanda bir doktor, öğretmen, bir kaptan, bir, şoför, bir hemşire veya bir başkası. Bu üstlenilmiş rollerin gereklerini en iyi şekilde yerine getirmek zorunda değil miyiz? Önce kendimize, sonra yakınlarımıza ve çevremize karşı sorumlu değil miyiz?

İşte yukarıda anlatılan rollere bürünen bütün insanlar geçmişte sahip olduğu sosyalleşme davranışları ve yetisine göre şekillenmişlerdir. Bu ise doğumla başlayan, ailede şekillenen eğitim sürecine, çevrenin nasıl etki ettiğiyle alakalıdır. Çocukken oynadığımız oyunların bizde bıraktığı izler, oyunlarda üstlendiğimiz roller, ileride kendimizi bulabileceğimiz rolün bire bir hazırlığı ve provasıdır. 

Yanlış, ağır roller üstlenen ve enerjisini gelişim basamağına uygun oyun ve oyuncakla boşaltamayan çocuklar; ileride aldıkları veya bulundukları ortam ile ilgili hep sorun yaşayacaklardır. Dolayısıyla, yaşının gereğine göre eğitilemeyen çocuklar, doğası ile örtüşmeyen başka roller üstlenecektir Bulundukları rolün normal olduğunu düşünerek kendisine ve çevresine zarar verdiklerinin farkına bile varamayacaklardır. Çünkü oyun sosyal gelişmeyi sağlayan en büyük araçtır.

Buna göre çocukların sağlıklı gelişimi için sevgi ne kadar gerekliyse oyun ve oyuncakların da o kadar gereklidir. Oyunun çocuğun bedensel, duygusal, sosyal, zihinsel ve dil gelişiminde önemli rol oynadığı ve hayal gücünü genişlettiğinin iyi bilinmesi gerekir. 
 

Çocuk yetiştirmek onu beslemek büyütmek değil, beynini ne ile ve nasıl doyurduğumuzla alakalıdır.

 

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593