Çocuk öğrendiği, kazandığı bütün eğitimleri ve eğilimleri yaşamın diğer alanlarına transfer etmelidir. Eğitimin esas amacı bu olmalıdır. Evinin içine çöp atmayan bir çocuk bu eğitimi her alanda uygulayabilmelidir. Ancak o zaman yaptığımız işte doğru yoldayız demektir. Çocuk, haklarının sınırını iyi bilmeli ve gerektiğinde haklarının sınırını iyi korumalıdır. Ama şunu asla unutmamalı ve ona unutturulmamalıdır. Empati kuran “Acaba ben onun yerinde olsam ne yapardım? Nasıl düşünürdüm? İşte bu durum toplumsal “biz”in gelişmesine ve toplumsal yaşamda daha olumlu duygular gelişerek, insanlar arasında bir duyarlılığa sebep olacaktır. Yani bir birinin haklarına saygılı ve hoşgörülü bir toplum ortaya çıkacaktır.
Televizyonlar haberleri izlediğimizde bir sürü kötü veya olumsuz haberle karşı karşıyayız. Toplumlarda niçin bu kadar kin, nefret, şiddet vardır? İnsanlar birbirini acımasızca, zalimce yok etme savaşına girmektedirler. İnsanları öldürdükçe daha da zalimleşmektedirler ve bundan çok zevk almaktadırlar. Acaba insanların insan olma özelliği hırsın, gücün elinde erimekte midir? Peki tüm bunlar niçin olmaktadır? Oysa yukarıda bahsettiğim gibi eğitimin temel koşulu EMPATİ’dir. Yani kendimiz için istediğimizi başkası için de istemektir. Kendimizi başkasının yerine koymaktır. İşte o zaman eğitim işin içine girer ve toplumlar yükselir. Temeli eğitim olan toplumlar, bir başak gibidir ve gerektiğinde birbirleri için eğilmesini bilirler.(Şaşmaz)
Çocuklarını birbirine destek olmak için yetiştiren, eğiten toplumlar, hep beraber yükselirler. Peygamber Efendimizin(S.A.S.) dediği EĞİTİMİN olmazsa olmazı değil midir? : “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” Oysa toplumumuzda, öğretim uğruna eğitim göz ardı ediliyor. İyi öğretim görmüş eğitimsiz insanlar yetişebiliyor da. Maalesef bir velinin şunu dediğini duyuyoruz: “Benim çocuğum çalışkan olduğu için her türlü yanlışına göz yumuyorum.”
Yine bir gün girdiğim bir sınıftaki öğrencilerin neden böyle çok gürültü yaptıklarını sorduğumda : “Biz çalışkan bir sınıfız o yüzden yaptıklarımız normaldir.” gibisinden bir yanıt almıştım. Ve çok üzülmüştüm. Onlara bu hakkı kim vermişti. Çalışkan olmak acaba başkalarının hakkına müdahaleyi gerektirir miydi?
Bu yaptıklarının onların çalışkan olmalarının hiçbir şey olmadığı, önemli olanın iyi bir eğitimle öğretimin birbirinin ön koşulu olduğu onlara anlatılmamış mıydı? Bu durum acaba eğitimdeki yanlış bakışın bir sonucu muydu?


