ARİF TAKICI


Dünyadaki Bu Gidişat Hayra Alamet Değil


Bu günlerde dünya siyasetindeki dalgalanmalar birinci ve ikinci dünya savaşının başlangıcını körükleyen sebep sonuç ilişkilerini hatırlatıyor. Daha önceki yazılarımda da ifade etiğim gibi,  hattı zatında birinci dünya savaşı bitmemiştir. 

Birinci dünya savaşında Amerika dünya siyasetinin acemisiydi. Emperyalist sömürücülüğü bu işin ustası olan İngiltere kadar bilmiyordu. Ama ikinci dünya savaşında gücünü gösterdi, sömürünün daniskasını da İngiltere’den öğrendi, hatta İngiltere’yi geride bıraktı.

Şimdi ise Amerika derin devletinin, Siyonizm’in, masonların ve Evengalistlerin rol verdiği Trump kılıcı çekti, lafımı dinlemeyenin kellecisini alırım diyor… Konuşma dilinde ne adap, ne nezaket, ne siyaset ve diplomasi kuralı var. Amerika başkanları güce dayalı hareket ettikleri için hep üst perdeden konuşurlardı zaten de… Turump daha beter sınırsız ve pervazsız çıktı. Ee bu ona değil bize tuhaf bir şey. 

Hani bir deyiş vardır: ayranı kaynatsam olmaz ki şeker, cibilliyeti bozuk olan soyuna çeker. 

Turmp’ta tam böyle, soyuna çekmiş. Ne de olsa, Almanya’dan göçmen gittikleri Amerika’da dedesi babası, berberlik, genelev işletmesi, sonrada madencilik ve emlakçılık yapmış.

Şimdi bunun şımarık oğlu Amerika’yı bir devlet başkanı gibi değil de, bir patron gibi yönetiyor.

Şimdi bu başkan, pardon patron Trump böyle agresif kaba konuştu ama, bunu şekeri çıktığı için yapmadı bence. Onun bu davranışı masonların elinde olan silah sanayinin karını doruklara çıkaracaktır.

O konuşmadan sonra Avrupa ülkeleri silah stoklarını artırmanın derdine düştüler bile.

Trump’un Zelenski ile beyaz sarayda yaptığı o tartışma dengeleri alt üst etti.

Avrupa birliği ülkeleri ve Çin bütçelerinde yüksek düzeyde artış kararı aldılar.

Yorumculara göre Avrupa bu tedirginlikle silahlanırsa yaklaşık 800 milyar Euro’luk savunma harcaması için harekete geçebilir.

Çin silah tedariki için 245 milyar dolarlık bütçe yapmaya hazırlanıyor. ABD’nin dünya silah sanayi üretimindeki payı yüzde 42… Yani, Trump ’un o kaba saba konuşmayı bilerek yapılmıştır, sonuç Amerika silah sanayisine yarayacaktır.

Trump’un NATO ve Avrupa birliğinin işlevsiz olduğunu dile getirmesi Avrupalı liderleri germiştir. Trump daha önceki konuşmasında işlevsiz NATO’dan çekilmeyi düşündüklerini, artık bu ittifakın demode olduğunu, zaten Avrupa ülkelerinin gerekli ödemeyi yapmadıkları için Amerika’nın yükünün arttığını dile getirmişti.

Bu çıkışların yapılması Avrupa kanadında sert rüzgârların esmesine sebebiyet verirse NATO’nun dağılması bile söz konusu olabilir. Bu ise Avrupa’nın güvenliği açısından ciddi endişeler barındırır.

Trump açıkça Avrupa’nın yüzüne karşı, sizi korumayacağım, sizin için savaşmayacağım diyor.

ABD’nin NATO üzerinden desteğini tamamen çekmesi Avrupa ülkelerinde domino etkisi yapacak, belki de Avrupa birliğinin çökmesine sebep olacaktır.

Avrupa birliği orduları eski güce sahip değildir… Bilhassa insan gücü, asker sayısı bakımından zorluklarla karşı karşıyadırlar. Dünyanın dokuzuncu silahlı gücüne sahip Türkiye’yi Avrupa Birliğine almamak akıl tutulmasından başka bir şey değildir. Bu gidişle Avrupa dağılacak ve güçsüz ordusuyla savunma gücü azalacak olan Avrupa ülkeleri Türkiye’yi birliğe davet edecekler, fakat bu defada Türkiye istemem sizin olsun deyip onlara kapıları kapatacaktır.

Avrupa’nın Türkiye ile işbirliği yapmaktan başka çıkış yolu yoktur… Geleceğin parlayan yıldızı Türkiye olacaktır. Onlar Rusya ile ABD arasında stres yönetmeye çalışırken Türkiye hem ABD ile ilişkileri yürütürken, hem de Çin ve Rusya ile güçlü ilişkilerini daha da pekiştirtirken, Türk devletler topluluğu teşekkülünün daha da güçlenmesi için akılcı politikalar yürütmektedir. Orta doğuda ise zaten oyuna dahil olan değil, bilakis oyun kurucu olandır.

 

 

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593