Kaybettiklerimiz, geride biraktiklarimiz…
Kayiplarimiz vardi geçen yillardan kalma.
Eksik gedik ne varsa giderilmesi gerekirken, ceplerimizi de gönüllerimizi de inceltir olduk günden güne..
Tadi da kalmadi artik o eski bayramlarin. Iki fotograf karesinde gösterilen sahte tebessümler bile o kadar net belli ediyor ki kendini..
Yapmacik haller ile görev yerine getirilmistir dercesine verilmis asli gösteris olan o pozlar.
Gençler bi hal..
Kalan büyüklerimiz de bi çare..
Ipin ucunu tutan da kalmamis artik.
Birlik beraberlik gidiyor yavas yavas üzerimizden.
Sorumluluklarimiz büyüyor derken, aslinda sorumsuz hallerimizi büyütür olmusuz farkinda olmadan…
Ah o eski zamanlardan kalma eski bayramlar!
Yüregimiz kadar doyardik ne güzel. Ziyadesiyle doymasak da yine de doyardik bir sekilde.
Iki kapi çalmasiyla dolusan çocuklardaki bayramlik sevinçleri gördükçe bayramin asil tadini alirdik. Günler öncesinden baslardi o tatli telaslar. Yatagimizin bas ucuna özenle yerlestirdigimiz bayramliklarimizin bile heyecani vardi üzerimizde. Uykularimiz kaçardi. Huzursuz degildik mesela simdiki gibi. Yalniz sabirsizdik. Ve o sabirsizligin getirdigi heyecan bile bayramin tadini, kokusunu, almamiza; sevincini de doya doya yasamamiza yetiyordu…
Eskidendi o tüm samimi içten duygular.
Eskilereydi yani artik bütün hüzünler….
Tadimiz kaçsa da sürdürmekte oldugumuz daha nice bayramlarin tekrarina erismek dilegiyle…
Hayirli Bayramlar…


