SAVUNAN ADAM
Tarihin eline verdigi mührü,
Davasi ugruna kullanan adam.
Kim ne derse desin, fütur etmeyiz,
Seni seviyoruz, savunan adam.
Mühürlü gözleri görmediginden,
Sandiklari gibi 'sanilan' adam.
Yarinlar farkinda, tarih farkinda,
Seni seviyoruz, savunan adam.
Öksüzün yaninda, çaresize dost,
Her zaman hayir ile anilan adam.
Yalniz degilsin, iste milyonlar,
Seni seviyoruz, savunan adam.
Gergef gergef çile çile yumagi,
Yalniz Allah'a siginan adam.
Çileyle yogrulmus bizler, hepimiz,
Seni seviyoruz, savunan adam.
YASIN HATIPOGLU
Milli Görüs Hareketi Lideri ERBAKAN Hocamizin vefatinin sene-i devriyesinde bu yil da hayirlarla yad edilerek anma programlari yapildi. Bendeniz de geçtigimiz yillarda birçok yerde bu programlara katilarak konusmalar yapmistim. Bu makalemde siz degerli okuyucularima çok kisa bir serüvenimi ve bilgi notlari ile hatiralarimi ve tespitlerimi aktarmak istedim.
1972 yilinda 13 yasindaydim ve Babam Milli Selamet Partisi Ünye Ilçe Baskani idi. Bendeniz ortaokul ögrencisi iken babamin asistanligini yapmaya baslamistim. Resmi yazismalar, yönetim kurulu defterine kararlarin yazilmasi ve üyelerin is yerlerine götürüp imzalattirma, bildiri ve el ilani dagitma, toplantilarda yardimci olma ve de tanitim faaliyetleri içerisinde bulunuyor ve çok ilginç ve duygusal anlar yasiyordum.
Öz Kardesler olarak ideolojik serüvenimiz Ülkücü Hareket, Yeniden Milli Mücadele Hareketi ve Milli Görüs Hareketi saflarinda samimi ve heyecanli olarak elli yil aktif faaliyetlerle geçti. Bu serüven hepimizin hayatina çok katkilar sagladi, bedeller ödetti ama hiç pisman olmadan bedellere riza gösterme karakteri kazandirdi bize.
Farkli hareketler içinde birlikte ve birbirimizi destekleyerek severek faaliyet gösterirken siyasi olarak hep Milli Görüs Partilerini desteklemistik.
Babamiz stratejik düsünüp, bizi etkileyen adimlar atmisti ve bizleri hareket olarak bir araya getirip kendisi ile vefat edinceye kadar ayni yolda olmamizi saglamisti. Diger hareketlerin içerisinde faaliyet gösterirken bize deger veriyor, destekliyor, faaliyetlerimize bazen katiliyor ama kendi partisi faaliyetlerine de bizi dâhil etmeyi beceriyordu. Sonra hep birlikte kirk yil yürüdük Milli Görüs Hareketinin tüm kuruluslari ve partilerinde. Halen de ayni çizgide beskardes devam ediyoruz.
Bu serüvende Necmettin Erbakan Hocamiz ile birlikte Recep Tayyip Erdogan ve Numan Kurtulmus ile çok yogun ve ileri derece iliskilerimiz olmustu ÖZLER olarak. Hemserilerimizin çogu hatirlar bu durumu.
ERBAKAN
Babamiza MSP ilçe baskanligi teklifi getirenlerin teklifi kabul görünce ailece isin içine giriverdik. Annem, Ablam ve Agabeylerimle kosturmaya basladik. Ticari faaliyetlerimiz, siyasi faaliyetlerimiz ve sosyal faaliyetlerimiz hep birlikte yürüyordu. Özler Apartmaninin bes katinda beskardes, anne ve babamiz ailelerimizle birlikte idik. Is yerlerimizde de birlikte idik, siyasi faaliyetlerde de birlikte idik.
Babamiz bizlere görevler verir, destek ister, bizim hemen her faaliyetimize de destek vererek birlikteligimize zarar vermeden dengeyi saglardi. MSP’nin Ordu çapinda faaliyetlerinde öncülük yapar genel merkezde Ordu’nun temsilcisi olarak anilirdi Erbakan Hocamiz nezdinde. Bu temsiliyet Alparslan Agabeyimin Refah Partisi Ilçe Baskanliginda da O’nun nezdinde devam etti.
Refah Partisi döneminde Erbakan Hocamiz Karadeniz turunda iken ayni gün dördüncü programi, son duragi Ünye idi. Ünye duraginda ekibi ile birlikte ÖZLER Apartmaninda agirlanmisti. Babamiz hepsini evlerimizde konuk edecegiz ve rahat ettirecegiz, hazirliklari yapin demisti. Tüm misafirleri (milletvekili, genel baskan yardimcilari ve yöneticileri…) bes kat dairelerimizde agirlamistik. Annemiz ve eslerimiz de severek ve isteyerek bizlere destek vermisti.
Erbakan Hocamiz Ordu’nun her hesabini babamiza, devaminda Alparslan Agabeyime sorar ve onlari görevlendirirdi. 1995 yilinda ben milletvekili olunca babamdan rica ettim ve Ankara’ya Hocamiza birlikte gidelim dedim, gittik. Beni Hocamiza duygusal ifadelerle teslim etti babacigim.
Hocamiz vefat edene kadar bizlere sadiklar diyordu ve karsilikli vefa iliskileri manevi bir ruh ve disiplinle devam etti.
Benim üyesi oldugum TBMM 20. Dönemi ülkemizde en hareketli ve unutulmaz bir dönem oldu. Önce birinci parti oldugumuz halde hükümet kurmamiza izin vermediler, diger partiler koalisyon kurdu ama yikildi. Sonra içinde bulundugum Refah Partisi önderliginde koalisyon hükümeti kuruldu ve bir yil sürdü. 28 Subat süreci, post modern darbe ve kelle koltukta görülmemis hizmetlerle tarihe damga vuruldu, iz birakildi. Sonra tekrar muhalefet ve erken seçim.
Bu süreç içerisinde Erbakan Hocamiz ile birlikte yasadiklarimizin izah edilebilmesi mümkün degil. Teskilat görevleri ve çalismalarinda kararli, disiplinli, ciddi ve tavizsiz ve üst seviye motivasyon ile kostururdu bizleri. Kendisi ise her birimizin on kati kostururdu bizleri hayrete düsürerek. Vefat edene kadar da bizlere ailece büyük sevgi besler, güven duyar ve görevlendirmelerde tüm nezaketi ile birlikte takatimizin sonuna kadar kosturmamizi da ihmal etmezdi. Yedigimiz firçalar bile bize çok büyük bir zevk ve heyecan verirdi! Aile olarak her birimizin çok özel ve güzel anilari olmustur kendisi ile. Mekâni cennet olsun.
ERDOGAN
Sayin Cumhurbaskanimiz ile iliskimiz Refah Partisi Istanbul Il Baskanligi döneminde baslamisti. Alparslan Agabeyim ilçe baskani iken kendisi ile üst düzey iliskiler içinde idi. Bu iliskiler ile Ordu ve Ünye’de faaliyetlerimize destekler veriyor, davetlerimize icabet ediyor, bölgemizde çalismalar yapiyordu. Özler Apartmaninda Tayyip Bey de ekibi ile birlikte agirlanmisti.
Istanbul Büyüksehir Belediye Baskani olunca iliskiler artarak devam etti. Bendeniz meclise girince iliskimiz Ordu ve Ünye’de destek açisindan çok güzel sekilde yürüdü ve destekler alindi. Kendisi ile çok degerli ve duygusal iliskiler yasadik. Karsilik beklemeden görüsmelerimiz, yardimlasma ve hizmet faaliyetlerimiz devam etti. Görevden alinip yasaklaninca da irtibatimiz devam etti. Cezaevinde ziyaret ettik, görüstük. Cezaevindeki görüsmemizde ayrilik sinyalini almistim ve üzülmüstüm. Çiktiktan sonra da ayrilik sürecini baslatmisti.
Refah Partisi kapatilinca ve Erbakan Hocamiz siyasi yasakli olunca istisareler baslatildi. Liderimiz bizden teklifler aldi. Yeni kurulacak partinin adi ve amblemi ne olsun, genel baskani kim olsun diye sordu. Ben de tekliflerimi yazili ve sözlü olarak ifade etmistim, genel baskan Tayyip Erdogan Bey olsun demistim. Sonradan ögrendim ki, Tayyip Bey yeni kurulacak partiye genel baskan olarak görevlendirse bile kabul etmeyecek, Erbakan Hocamizin liderliginde yoluna devam etmeyecek ve kendisi ayrilarak yeni bir yol çizecekmis. Öyle de oldu. Siyasi yasakligi döneminde ekip olarak Abdullah Gül Bey’i genel baskan adayi olarak çikardilar merkezin karsisina. Iste o zaman önceki iliskilerimize dayanarak beni aradi ve destek istedi Tayyip Bey. Ben de kendisini sevdigimi, istisareler ile lidere sadakat göstererek devam edilmesi gerektigini, ayrilik pesinde olmayi uygun görmedigimi izah etmeye çalistim. Önce Hocamizi elestirdi, sonra gelecek bizde diye birazcik tehditvari destek istedi ve sonunda ben görevimi yapiyorum sen bilirsin dedi. Yollarimiz ayrildi.
Hemserilerimiz ÖZLER’in kendisi ile güzel iliskilerini düsünerek Tayyip Bey ile yürüyecegimizi tahmin etmislerdi. Öyle olmayinca sasiranlar oldu, darilanlar oldu, elestirenler oldu. Ama biz tercihimizi istikrarla kendi açimizdan dogru bildigimiz yolda seçtik, hareketin kurucusu Lider ile yola devam ettik.
KURTULMUS
Biz Numan Bey’den önce babasi Ismail Niyazi Kurtulmus Amcamiz ile tanismistik. Babamlar kendisine adaylik teklifi ile gittiklerinde Ismail Amcamiz adayligi sartli kabul etmisti. Beni kazanacagim siraya koymayin ki Allah rizasi için çalisayim! Prof. Osman Çatakli büyügümüz ve Dr. Ismail Niyazi Kurtulmus büyügümüz aday yapilmis idi ve biz onlarla seçim çalismalarina katilmistik. Çok degerli bu insanlari çalisirken gözlüyor, izliyor, adeta uygulamali egitimler aliyorduk. Çok sey kazandik onlarin yaninda. Adeta bizi yetistirdiler ve egittiler. Görgü, bilgi, iletisim, samimiyet, fedakârlik, ihlâs, temiz bir hizmet anlayisi, ruhi bir disiplin özellikleri asiladilar bizlere. Sonra Numan Bey’in Ünye’de resmi isleri olunca bizimle irtibata geçmisti ve iliskilerimiz ufaktan baslamisti. Derken Numan Bey Fazilet Partimizin Istanbul Il Baskanligina getirildi.
Ünye ve Ordu teskilatlarinin iliskileri artarak devam etti kendisi ile. Alparslan Agabeyim ilçe baskani olarak, ben de Genel Merkezde görev yapan biri olarak Numan Bey ile iliskileri artirarak faaliyetler yaptik. Istanbul’a belediye baskan adayi olmayi bekliyordu, gösterilmeyince üzülmüstü ve bana bunu ifade etmisti. Milletvekili seçimlerinde asla Ordu’dan aday olmak istemiyor, bizlere de sakin Hocamiza bu konuda teklif götürmeyin diyordu!
Saadet Partisi döneminde önce genel baskan yardimcisi oldu, sonra da genel baskan oldu, sevindik ve memleketimizden basbakan çikaracagiz dedik. Alparslan Agabeyim Ünyeliler e-posta grubunda bir espiri yaparak arzusu ve duygusunu dile getirmisti o zaman.” Erbakan Hocamizi evimizde agirladik Basbakan oldu, Tayyip Bey’i evimizde agirladik Basbakan oldu, Numan Bey’i de evimizde agirladik, simdi sira O’nun Basbakanligina geldi.”
Iste bu dönemde Numan Bey’in Tayyip Bey ile gizli görüsmeleri basladi, duyduk ve ikaz ettik. Hocamiz uyardi. Tespit ettik ki pazarlik baslamis; niyeti genel baskan iken ayrilip Ak Partiye katilmak ve Saadet Partisini oraya tasima görüntüsü vermek imis. Bu desifre olunca hemen olaganüstü kongre karari alindi. Numan Bey istifa etti, Hocamiz israrlar üzerine genel baskan oldu. Biz de o dönemde bunun yanlis oldugunu düsünerek mücadele etmistik kendisi ile.
Numan Bey hemen geçmedi Ak Parti’ye. Bir genel baskan sifati ile geçmeyi düsündügünden Has Parti’yi kurdu.
O zaman da hemserilerimiz bizim önceki iliskilerimizi düsünerek Numan Bey ile hareket edecegimizi tahmin ediyorlardi. Ama biz yine Hocamiz ile yola devam ettik.
Numan Bey Has Parti Genel Baskanligindan ayrilarak Ak Parti’ye geçiverdi. Tabi Saadet Partisinde iken de, Has Partisinde iken de arkadaslari ile istisare etmemisti. Bu yüzden Ak Parti’ye geçince yol arkadaslari çok üzüldü, darildi ve bir kismi kendisi ile hareket etti sadece. Numan Bey aslinda Tayyip Bey döneminin sona erecegini tahmin ederek bekliyordu ve hazirlaniyordu önceleri. Bana bunu Istanbul’da kendisini ziyaret ettigim bir günde söylemisti. Sonra bu isin uzayacagini anlayinca hamleler yapti ve nihayet Ak Partiye katilmaya karar verdi. Orada da Tayyip Bey sonrasi liderlik için çaba gösterdi ama tespit edilince yavas yavas yetkileri elinden alindi ve gücü kaybettirildi.
HOCAMIZDAN BIZE KALAN
Erbakan Hocamiz yasaminin son yillarinda bu gelismelere epeyce üzülmüstü. Özel görüsmelerimizde endiselerini dile getiriyordu. Toplumun kendi uyarilarini ve tespitlerini anlayamadigini izah etmeye çalisiyordu. Milli Görüs Hareketini tekrar diriltmek için hem partisi hem de diger tüm kuruluslari ile ekibini kosturmaya devam ediyordu. Hareketin ve partinin liderliginde iken hayatini kaybetti.
Vefatinin yildönümlerinde hemen herkes tarafindan hayirla yâd ediliyor, kendisine tavir alanlarin çogunun pismanligi dile getiriliyor.
Akillarda O’nun asla vazgeçmeyen mücadele azmi, birlestirici ruhu, nezaket ve ince espirileri ile siyasete getirdigi güzel üslubu, yetki aldigi hükümetlerdeki radikal kararlarla yaptigi basarili hizmetleri, ilim adamligi, devlet adamligi ve basarili liderligi kaldi.
Rahmetle, hasretle, minnetle, hürmetle, özlemle aniyoruz HOCAMIZI.
Daha iyi anlasilmasi ve faydali olmasi için ERBAKAN KÜLLIYATI ve DAVAM kitaplarini okumanizi tavsiye ederim.




