CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu; “Findik fiyati bu yil 4 dolar karsiliginda 35 TL olmali.” dedi.
Güzel bir talep, heyecanlandiran bir fiyat…
Ama mümkün mü; findik fiyati 35 TL olur mu?
Olur ya da olmaz… Ancak Sn. Kiliçdaroglu bir ilki gerçeklestirdi bu çikisiyla.
Nedir o derseniz? Bir partinin Genel Baskani, hem de Ana Muhalefet Partisi Genel Baskani ilk kez daha bahar ayinda findik için fiyat istedi.
Biliriz ki bu aylar findik fiyatini düsük tutmak… Ucuza findik kapatmak isteyenlerin piyasada rol kestigi aylardir.
Bu sene de öyle oldu. Uluslararasi ve ulusal bazi kuruluslar yine erkenden tahmini rekolte açiklamalari yapti.
Uluslararasi olani, eldeki stokla birlikte rekolteyi 880 bin ton olarak açikladi. Ulusal olanlar ise, 800 bin ton tahminde bulundular.
Bunlar ayrica fiyat ta önerdiler, findik 25 TL olsun dediler.
Oh ne güzel, ne ala…
Üreticinin anasi aglasin; gücünden harcasin, parasindan harcasin findik üretsin.
Birileri de çiksin kendi mallariymis gibi konussun; rekolte açiklasin, fiyat istesin.
Yapilan is bastan sona “oyun” tabi ki… Üstelik üreticinin alin teri ve emegi üzerinde acimasizca oynanan bir oyun.
Iste tam bu sirada findiga ve findik üreticisine sahip çikmak gerekiyor.
Yoksa piyasayi yönlendirme; kafalarina göre piyasa yapma bu uluslararasi ve ulusal kuruluslara kaliyor.
Tabi burada ilk ve asil görev de devlete düsüyor.
Bakanlik çikip, yapilan erken açiklamalara itibar edilememesi gerektigini söyleyecek ki bu kuruluslarin oyunlari bozulsun.
Ama yok, susuluyor…
Bu sene bu isi Sn. Kiliçdaroglu yapti. Çikti erkenden, findik üzerinde oynanan oyunlara dikkat çekti. Kimsenin aklindan geçmeyen 35 TL’lik fiyati telaffuz etti.
Simdi bütün taraflar, biraz üstünde ya da biraz atinda bu rakami göz önünde bulundurarak hareket etmek zorunda.
Bunu böyle ifade ettikten sonra bir hakki da teslim etmek gerektigini düsünüyorum.
CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adigüzel…
Sn. Adigüzel’i tebrik ediyorum.
Ordu’nun, biz Ordulularin her sorununun siki takipçisi…
Ayrica findigin ve findik üreticisinin öylesine takipçisi ki bir kere konuyu çok iyi biliyor… Sorunun tam can noktasina dokunuyor.
Sn. Kiliçdaroglu bu sirada findikla ilgili açiklamasini niye ve neye dayanarak yapti dersiniz?
Sn. Adigüzel’in bu yilla ilgili hazirladigi findik raporunu kendisine vermesi, bu raporla bilgilenmesi sonrasi yapti tabi ki…
Findik bölgemiz için olmazsa olmaz deger…
Kim sahip çikar, hakkini verirse üretici de onun hakkini verir.
Rahmetli Ecevit, 1978 ve 1979 yillarinda findiga verdigi yüksek taban fiyatlariyla gönüllere yerlesmis… Ne zaman seçime girse findik yetistiren bölgelerden çok yüksek oy almistir.
Bu bilgiyi de özellikle siyasetçilere hatirlatmak isterim.
Findik demisken…
Findikta fiyat önemli… Fiyat iyi olacak, üreticiyi rahat ettirecek ki üretici bahçesinden çikmasin, bakim yapsin.
Bakim yapsin da, bu bahçelere artik ne kadar bakim yapilirsa yapilsin alinan ürün miktarini artirmak mümkün degil.
Atadan dededen gelen, 70-80 yil öncesinde dikilen findik agaçlari artik yaslandi.
Yasli agaç ne kadar ürün verebilir?
Her yil verim düsüyor.
Nitekim bahçelerden dönümde 70-80 kilo findik alinabiliyor.
Oysaki yeni dikim bahçelerde bu rakam 250-300 kiloyu buluyor.
30 yil önce Türkiye’nin dünya findik üretiminin yüzde 80’nini karsiladigini biliyorduk.
Buna göre de elimiz güçlü, rekabet gücümüz de yüksekti dis pazarda.
“Findik Türkiye için stratejik bir ürün.” diyorduk.
Ancak, bu rakam geriledi, bugünlerde yüzde 60’lara düstügü ifade ediliyor.
Daha da gerileyecek.
Rekabet gücümüzü kaybedecegiz; bu çok açik bir gerçek.
Yeni findik dikimi yapan ülkelerin dedigi olacak. Pazari onlar yönetecek.
Bu yüzden bahçeler zaman kaybetmeden yenilenmeli.
Yasli agaçlar devreden çikarilmali, yeni fidanlar dikilmeli.
Aslinda bu kapsamda Tarim Müdürlükleri, ziraat odalari bazi çalismalar yapiyor. Ancak lokal çalisma bunlar.
Devlet bu isi tümden masaya yatirmali… Üreticiyi en az magdur edici desteklerle kademeli söküm ve dikimlerle 10 yil içinde bu isi bitirmeli.
Yoksa findik gibi bir degerden mahrum kalacagiz.
Yazik olacak.
…….. …….. ………
Kalin saglicakla demeden…
Koronavirüs vakalari gerilemeye devam ediyor.
Dolayisiyla umutlarimiz biraz daha yükseliyor; bu illetten çok kalmayacak kurtulacagiz insallah.
Ama her sey bize bagli…
Kural ve tedbirlere uymaya devam…
Ayrica sirasi gelenler yalan-yanlis laflara bakmamali, gidip mutlaka asisini olmali.


