YAŞAR KARADUMAN


Gavakdibi Fega-Fokfok


Ünye’nin simgeleri sayilan bu konulari hakkinda fazla yazmadik, o nedenle kimse dogru bilmiyor veya  karistiriyor. Fok fok, Fega ile, kavak agaci çinar ile karisiyor. Bunlardan Fega artik tamamen unutulmustur, ne oldugunu bilen çok az kisi çikar.

Son olarak Fega ve Fok Fok’u hocamiz Irfan Isik yazmisti bende ondan bazi alintilar yapacagim

 Fega Nedir?

            “Ünye falezleri, Dikilitas’tan Çamliga kadar harika olusumlar sergiler. Fokfok ile Fega- fok baliklarinin yasadigi magara da buradadir. Fokfok, fenere gelmeden denizin  açtigi bir kanalla iki kaya arasindaki boslugu doldurmus, dogal ama küçücük, uzunlamasina dar bir havuz olusumudur..

Bu oyuntu, firtinali havalarda dalgalar havayi hapseder, sikisan hava her dalga hareketinde patlayarak fokurdar. Ritmik ve düzenli patlamalar ile  fok-fok-fok diye ses çikarir bu ses dogal olarak buraya isim olmus ve buraya  “Fok Fok” denilmistir, fok baliklari ile  bir ilgisi yoktur.

Geçmiste Ünye’de var olmus Fok baliklari ile ilgisi olan yer buradan bagimsiz biraz asagidadir onu da anlatacagiz.

 

Fega-Foklarin Magarasi

Burasi artik unutulmustur, kirsal kesilmeden gelip Ünye’ye yerlesenler burayi bilmezalr Ünyeli gençler çok eski yillardan beri ve halen fok fokta yüzmeyi çok sever. Orada geçen yila kadar bogulma olayi yasanmamistir. Yalniz dalgali havalarda buraya girmek oldukça tehlikelidir.

Hababam sinifi romanlarinin yazari Rifat Ilgaz babasinin görevi dolayisi ile Ünye’de bulunmus ilkokulun son siniflarini burada okumustur. Ünye’den bahsettigi “SARI YAZMA” adli romaninda Ünye’deki çocukluk günlerini ve fok foku anlatir.

Rifat Ilgaz:

  "Ögleden sonra mahallenin arka sokaklarindan Fener'e giden yola çiktik.. Kiyida kayalarin arasinda çocuklar denize giriyorlardi.  Ünyeliler'in "Fok fok" dedikleri iki kaya arasina çivileme atlayan küçük dalgiçlari izledik bir süre. Agabeyim iyi yüzücü oldugu halde, buraya atlayamayacagini söylüyordu. Ya atlarken kayalara çarparsam diye korkuyordu. Oysa ben daha geçen gün bu atlayanlarin arasindaydim. Bu isin zorlugu ilk kez atlamaya kadardi."

Burada yüzmek biraz bilgi ve fokfoku tanimak ister, burada deneyimli insanlar yüzer bu nedenle Rifat Ilgaz’dan yani 1924 yilindan bu yana burada ilk deniz kazasi geçen yil dalgali havada meydana gelmis, bir genç bogularak hayatini kaybetmistir.

Pesinden yetkililer önlem alacaklarina Fok Fok’u yüzmeye kapatmislar, hayatlarinda hiç fok fokta yüzmemis hatta fok fok ve Fega’nin nerede  oldugunu dahi bilmeyen sehrin belediye baskani  çareyi böyle bularak sorumluluktan kurtulmuslardir.

 

Fok Baliklari ve Fega

Fokfokun on metre dogusunda, dalgalarin falez dibinde oydugu agzi dar, içi hayli genis ve yüksek bir magara vardir. Oraya da FEGA adi verilmistir. Fega’nin içinde deniz, magaranin yarisina kadar uzanir. Dibe kadar giden diger yarisi kumsaldir.

Yasi yetmisin üzerinde olan Ünyelilerin görüp bildigi foklar, Fokfok’un tenha ve kimsesiz oldugu saatlerin de, Fega’nin 60-70 metre önünde, birden bire su yüzünde belirirler, tedirgin, kuskulu, son derece yavas hareketlerle yüzerek, hiç dalmadan yaklasir Fega’ya girerlerdi.

En son fok baligi 1954 yilinda kayakliklarda güneslenirken görülmüs ve yukaridan ates edilerek öldürülmüstür. Bundan sonra fok baliklarini Ünye’de gören olmamistir. Biz her yil yazin bir kere  bu magaraya gireriz

Gördügünüz  gibi  isimlerin anlami  ve verilis sebepleri sizin bildiklerinizden çok farklidir.

 

 

Çinar Agaci ve

Gavakdibi

Ünye’de Cumhuriyet Meydani’ndaki yasli çinar agacina Ünyeliler Gavak, ve altina da Gavakdibi derler. Aslinda agacin bilimsel adi platanus orientalis (kavlagan) yani dogu çinaridir. 

Türklerde Çinar agaci ulu agaç sayilir. Çinar agaci ile ilgili birçok inanis vardir. Örnegin; agaçlarin yapraklari geç dökülürse, kis geç gelir. Çinar agaci yapraklarini erken dökerse kis sert geçecektir. Çocuklarin uzun ömürlü olmasi için yeni dogan çocuklari adina çinar dikerler.

Özellikle Çinar agaçlarinin Türk toplumu için ayri bir degeri vardir. Çinar ihtisamli ve uzun ömürlü bir agaçtir. Bu haliyle geçmisle gelecek arasinda bir bag kurduguna inanilir.

 Yörükler çinar agacini 'kavak' olarak da tanimlar.

Bazi yörelerde çinara Kavlagan agaci da derler.

Ünyeliller bu ulu agaca Kavak ve bulundugu yere, yer ve yön belirtmek için kavak dibi demislerdir.

 Bu agaci Fatih Sultan Mehmet’in  Trabzon’un fethinden dönerken Ünye’de konakladigi bir sirada diktigi söylenir. Üzerindeki bilgilere bakinca yasinin o yillara rastladigi görülür.

Çinar agaçlarina, sürekli olarak kabuk tazelemesinden dolayi Anadolu’da Kavlak Agaci adi da verilmektedir. Kavak denilmesi de buna dayanmaktadir.

Anadolu kasaba ve sehirlerinde meydanlara dikilmis veya çevresinde meydan olusmus bu tür agaçlara sik rastlanir. Osmanli bu agaci çok sevmistir. Her Osmanli sehrinde bir kavak agaci, yaninda bir cami ve yaninda bir çesme olurdu.

Bu tür  kasabalar Anadolu’da çok kalmamistir. Ama Balkanlarda halen bu üçlü yasatilir oralarda bazi kasabalar halen eski bir Osmanli sehri gibidir.

Yurt disinda yasadigim yillarda gelip giderken anayoldan çikar buralardan geçerdim buralarda zaman 1600 17000 yillarinda durmus gibiydi.

Kosova’daSrenzanitsa,  Makedonya’da Skopye-Üsküp Hirvatistan, Saraybosna’da Sarayevo ve Bulgaristan’da Mestanli gibi kasabalar halen yasamakta ve çok turist çekmektedir, turistlerin çogu da Türklerdir.

Fokfok, Fega, Kavakdibi hakkinda gerçege en yakin bilgiler yukaridakiler gibidir, sorduklarinda artik bunlari anlatin, bunlarin disinda duydugunuz bir takim masal, hikaye, rüya gibi ve uydurma bilgileri unutun .

Kaynaklar; Irfan ISIK-Yüksel SEN-Ufuk Mistepe-Osman Dogan

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593