“YALNIZLIK”
-Hayatin anlami yüklendi sirtimiza, arkamizda kaldi, göremedik!-
Yalnizlik eski fotograflara bakmaktir.
Yarina gülümsemektir.
Sonsuzlugun küçük bir simarikligidir yalnizlik.
Telefonun çalmasini beklemektir.
Yalnizlik siirin oyuncagidir.
Zamani anlamaktir.
“ZAMAN NEDIR?”
-Hikmetli sözler odada uçusarak, kalbimize girmeye çalisiyorlar. Lakin kalp pasli.
Bir soru soruluyor; iste o an, sohbetin “sus noktasi”.-
Zaman nedir aslinda? Sadece, “sayidan” ve “adetten” ibaret, ölçülebilen, kaydedilebilen süre parçasi mi?
Ama gerçek; bir Büyük Âlimin, "zaman nedir" diye soruldugunda verdigi cevapta sakli:
"Aslinda zaman yoktur, o bir yanilsamadir; Bir kus vardir, bir uçus... Bir de kusu uçuran güç!"
“GECE”
Gece’dir asil yasanan.
Geceleri güzellesir insan. Geceleyin kendisidir. Gece âsiklarin zamanidir. Sevdalilarin ülkesidir. Gözyasi dökenlerin annesidir gece. Sanatlari var eden renktir. ‘En Sevgiliye’ kavusulan yerdir, derûnuna vakif olmaktir. Gece yakinliktir.
En derin ani, en güzel yani; gündüze yanikligi ve yakinligidir.
“SIR”
Ruhun gidasini verir gibiydi sözlerin.
Ama zirhini çikarmissin, sirrin gitmis. Çalinmis hikmetin.
“KURAL”
Çirakligin kuralini unutma…
Önce en alttaki en zor ve pis isleri yapip, yoldaki çileli engelleri asip, kalp ve beyin kaslarini güçlendirip, nefsini terbiye etmelisin.
O zaman ‘hazir’ hale gelir, geldigin yeri hazmedersin…
“ÂN”
Yüzleriyle çogalttiklari âni sözleriyle kirletiyorlardi.
Zamani gelince gitmeyi bilemedikleri için tükenmek zorundaydilar…
“HER SEY YALAN”
Cebinde hikâyelerin, beyninde insanlarinla geldin…
Ama her sey yalan, bütün sözler, anlatimlar, izahlar gereksiz.
Gözlerin dün gece bana her seyi anlattilar.




