Atatürk’ün öce mahkemeye verdigi
Sonra madalya taktigi Ünyeli
Çapulaci Hacibey Kurtulus Savasi yillarinda Ünye’de ayakkabi isleri ile ugrasan bir esnafti o yillarda giyilen ve Çapula denilen, bir ayakkabi yapardi.
Çapula varlikli olanlarin giydigi deriden dikissiz bir ayakkabi idi, fakir halk ise çarik giyerdi, bu ayakkabi bugün unutulmustur Çarsamba ilçesinde yapan birkaç esnaf kalmistir, bu ayakkabiya Istanbul’da Çarsamba Kundurasi da derler.
Hacibey’in dedesi Ahmet Onbasi yillarca süren savaslarin sonunda kanal seferinden, Sarikamis cephesine gönderilmis, Osmanli Rus savasinda Sarikamis’i kurtarmak için karli daglari asarak, Ruslar’dan önce Sarikamis’a varmak için yürüyüse geçen Enver Pasa’nin Allahükber daglarinda bir gecede donarak ölüme terk ettigi binlerce askerden biriydi.
Enver Pasa Sarikamis’a Ruslardan önce varmak için kurmaylarini dinlemeyerek harekât emri vermis 9, 10 ve 11 ci Kolordular, Allahüekber Daglari’ni asarak Sarikamis’a ulasmaya çalisirken, pusuya yatmis Rus askerlerinin saldirisi ve soguk yüzünden çok önemli kayiplar vermis ve donarak ölmüslerdi.
Askerin çogu Arabistan cephelerinden sevk edilmis askerlerdi Sarikamisi’n soguguna dayanacak elbise ve ayakkabilari yoktu, hatta tüfekleri bile yoktu, çogu ölenlerin tüfeklerini alarak savasmak için tüfeksiz ve donanimsiz yürüyorlardi. Ayaklarina donmamak için bez parçalari sarmislardi, çogunun ayaginda çarik vardi. Çarik sogukta donuyor ve ayaklari parçaliyordu. Hacibeyin dedesi de bu erlerden biriydi.
Sakarya Savasina
Gönderilen Ayakkabilar Çalindi
Ayakkabisiz yazlik kiyafetlerle karli daglari asmak isterken seksen bin asker bir gece de donmustu Hacibey Sarikamis’ta donan dedesinin hikayesini çocuklugunda annesinden dinlemis çok etkilemisti..
Hacibey, Ünye, Fatsa ve Terme’de ki ayakkabicilara da siparis vererek Erzurum’da bulunan Üçüncü Ordu askerlerine ve yakinda baslayacak Sakarya Savasi’ndaki askerlere Afyon bozkirlarindan Sakarya ovasina inerken kurumus topraklar paçavra sarili ayaklarini parçalamasin diye, ayaklari kuru Anadolu topraginda acimasin diye iki deve kervani ayakkabi yapmisti, bunlarin bir kismi Ünye’den Trabzon’a motorlarla oradan Erzurum’a cepheye kagnilarla sevk edildi ve askerlere giydirildi.
Bir parti ayakkabiyi da Ünye, Akkus, Niksar, Tokat üzerinden Sakarya Savasina hazirlanan askere gönderdi, ayakkabilari götüren deve kervanlari Tokat’i geçerken eskiyalar tarafindan soyuldu ve ayakkabilar çalindi.
Bunu haber alan Hacibey çok üzülmüs ve çok sinirlenmisti, o sinirle öfkesini kontrol edemeyen Hacibey Ünye’den Atatürk’e bir telgraf çekti. Telgrafin tam metni elimizde yok belki bir gün buluruz, tahminen söyle yaziyordu:
General Mustafa Kemal Baskomutan Sakarya
“Size Sakarya Savasi için askerlerin ayaklari çariklarda parçalanmasin diye bir deve kervani ayakkabi gönderdim, kervana ve ayakkabilara sahip çikamadiniz, çaldirdiniz, bu isi yapamiyorsaniz birakin gidin, ayakkabilari bulun ya askere giydirin ya baba geri gönderin.”
Ünye’de ayakkabici esnafindan Çapulaci Hacibey
Ayakkabilari Bulun
Telgrafi alan Atatürk sasirir, hemen emir verir “Bu adamin ayakkabilarini hemen bulun” der ama Hacibey’i de bu telgraftaki üslubu yüzünden mahkemeye verir.
Hacibey’in ayakkabilari verilen emir üzerine eskiyalar yakalanarak bulunur ve askere verilir ama Hacibey de çektigi telgraftaki saygi sinirlarini asan üslubu yüzünden mahkemece hapse mahkum edilir ve birkaç ay hapis yatar.
On üç Sene Sonra
Gelen Istiklal Madalyasi
Bu olaydan onüç sene sonra 1937 yilinda Erkaniharbiye Reisi (GenelKurmay Baskani) Maresal Fevzi Çakmak yaklasan ikinci dünya savasi nedeni ile Ünye-Niksar yolunun asker sevkine ve araç geçisine uygun olup olmadigina bakmak için yaninda Rauf Orbay ile Ünye’ye gelir.
Bu yillarca bugün doksan yasina yaklasan hocamiz Irfan Isik daha çocuktur, Fevzi çakmak ve yanindaki Rauf Orbay’in Ünye’ye gelislerini gördügünü yazdigi anilarinda anlatir.
Fevzi Çakmak Ünye’de orduya Sakarya Savasinda büyük yardimlarda bulunan Hacibey isimli birinin oldugunu ve bulunmasini ister.
Hacibey o günlerde agir siroz hastasidir, yatmaktadir. Hasta halde evinden belediye binasina getirilir, ayakta duramayacak derecede kötüdür Meresalin “otur” komutunu dinlemez: “Ben bir maresalin karsisinda oturamam” der.
Maresal Fevzi Çakmak en ihtiyaç duyduklari anda orduya yaptigi ayakkabi yardimini ordu ve devletin unutmadigini söyler, hem devletin hem de ordunun sana sükran borcu var der ve bu borcu, Hacibeye Istiklal Madalyasi takarak öder.
Hacibey’in Istiklal Madalyasini bulamadik ama bu ibret verici hikayeyi bulup çikardik.
Ruhu Sad Olsun.
Sarikamis’ta Donan Ünyeliler
Sarikamis bir sinir vilayetimiz olan Kars’in kazasidir.
Sarikamis Harekâtinda (Aralik 1914 - Ocak 1915) donan askerlerle ilgili tartismalarda hep ne kadar askerin sehit oldugu sorulur
Ortalikta dolasan rakam bir gecede 90 bin askerin dondugudur.
1877-1878 Osmanli Rus Savasinda Osmanlinin yenilgisi ile sonuçlaninca Sarikamis, Kars, Ardahan Rusya'ya birakilmisti. 1914 yilinda dönemin Baskomutan Vekili olan Enver Pasa, bu topraklari geri almak amaci ile "Sarikamis Harekatini" baslatmis, harekat binlerce askerin donmasi ile hüsrana ugramis ve tarihimize Sarikamis yenilgisi olarak geçmistir.
Donan 90 bin asker tezini tarihçiler abartili bulur bu sayinin 35 bini geçmeyecegini iddia ederler Gerçek rakam 40 bin civarindadir.
Bunlarin içinde çok sayida Ünyeli de vardir. Henüz ne kadar Ünyeli ve nerelerden oldugunu bulduk ve yayinladik.
Son Olarak
Hacibeyin mezari unutulmustu uzun arastirmalardan sonra bulduk. Hacibey yokluk içinde hayata veda etti, mezarini arayan soran bile olmadi.
Bu anilari komsusu olan hocamiz Irfan Isik bana anlatti. Hatta Hacibeyin elimizdeki tek fotografini da ondan aldim.
Bu bir zamanlar Ünye’nin en zengin esnafi arasinda bulunan Türk askerine develer kervani dolusu ayakkabi göndererek kurtulus savasina destek veren insanin son günlerindeki aci hayat hikayesini bu kadar yazabildik.
Ünye’de akrabasi kalmamisti bulamadik, kalanlarda mezarinin bile nerede oldugunu bilmiyorlardi.
NOT: Daha önce yayinlanan bu hikaye yeni bulunan bilgilerle güncellenmistir.




