FATMA CANBULAT ERDEM


Her Gün Bayram Olsa!


Çocukluk bayramlarini hiç kimse unutmaz. Geçmisi düsündügümüzde, o güzel eglenceli, kalabalik bayram günleri tüm canliligi ile karsimiza çikar. Ünye’de geçen çocuklugumun bayramlari da tabi ki anilarimda en güzel yerini koruyor. El öpmeler, bayram harçliklari, bayram ziyaretleri, yeni giysiler, seker ve çikolata söleni. 

Bayram hazirliklari günler öncesinde bayram temizligi ile baslar, findikli burma baklava, Ünye lokumu ve su böregi açilmasi ile devam ederdi. Bunun yanisira sarmalar, yemekler hep hazirda olurdu ki, gelen misafir aç ise hemen sofra kurulsun. Kalabalik ailelerde malumunuz bayram ziyaretleri bir sölene döner. Çocuklar kosusturur, büyüklerin sohbeti hararetli ve neselidir, gençler ayakta hem hizmette hem eglencededir. 

Baklavanin yaninda muhakkak ayram ikram edilirdi bizim evde. Daha sonra meyve suyu eklendi bu ikrama ancak, ayran olmazsa olmazdi, tatliyi tek basina sunmak ayipti adeta. Çarsamba günü kurulan köylü pazarindan alinan süt kaynatilip, yogurt yapilir ve o mis gibi yogurttan yapilan ayranin tadi da bir baska olurdu. Daha sonralari ögrendim ki, tatli ile içilen bir bardak ayran hem kan sekerini düzenliyor, hem de tatlinin vücuda daha çabuk karismasini engelliyormus. 

Tüm büyüklerin genç, saglikli ve hayatta oldugu o çocuk bayramlarini unutmak mümkün mü?  Kabristan ziyaretleri yapilirdi arefe günü bu dünyadan göçen anneanne ve dedeler ziyaret edilirdi. Kabrin kurumus topraklari sulanir, dualar okunurdu, Isim ve soyadlarimizin ayni oldugu mezar tasini görmek biraz ürkütse de bizi, ölümün de bir gerçek oldugunu anlamamiz açisindan güzel bir deneyim olurdu bu ziyaretler.

Biz büyüdük, anne babalarimiz yas aldi. Sonra da “Nerede o eski bayramlar?” demeye basladik. Herkesin hayatta ve genç oldugu, bizlerin ise çocuk oldugu o güzel günlere özlem barindirir bu cümle. Biz büyüdük ve kayiplar yasadik, onlarin yeri doldurulamayacak kadar büyük, onlari özlemle anmak, kabirlerine ziyaret etmek acitir içimizi. Edilen o dualarin içinde, onlarla yasadigimiz o güzel günlerin sükrüde saklidir. Bizler de çocuklarimiza yasatmaya çalisiriz o anlamli bayram günlerini. 

Herseye ragmen hayati dolu dolu yasamak, özel günlerin degerini bilmek nasil da güzel bir erdemdir. Sikayet eden degil, sükreden olabilmeyi diliyorum hepimize. Kolayi seçip herseyden sikayet etmek yerine, anin degerini görerek yasamak ve yasatmak gerek. Bayram ve dügün gibi neseli güzel günlerde bir arada olunca yasadiginin farkina variyor insan. Paylasmak aciyi sogutuyor, mutlulugu çogaltiyor. Akrabalarimizin, ailemizin, dostlarimizin kiymetini bilerek yasamak ve bayram gibi bayramlar geçirmek gibisi yok.

Bayraminiz Kutlu Olsun.

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593