“Kitaplardan elde edilen tecrübe, ekseriya kiymetli olmakla beraber, sadece bir ögrenmedir; asil hayattan edinilen tecrübeler ki hikmet mahiyetini tasir.”
Samuel Smiles
AKILLI YEREL YÖNETICI HALK ILE BERABER OLMAYI BILMELI
Sivil toplum kuruluslari bir kentin en önemli kurumlaridir bence. Hatta yerel yönetimlerden bile önce gelir. Çünkü yerel yönetimlerde kamu görevi yapan yetkili sayisi sinirlidir ve bazen toplum ihtiyaçlarini karsilamada yeterli olamazlar. Akilli bir belediye baskani seçimlerde taahhüt ettigi hizmetlerde ve gerekli görülen ilave hizmetlerde sivil kuruluslarla barisik, istisareli bir süreç yürütürse çok faydasini görür. Hem atacagi adimlarda faydali fikirler, projeler yakalayabilir, hem de icraatlarinda istisare ettigi için toplumun destegini alabilir, itirazlar da azalir. Akilli bir yerel yöneticinin yapacagi en önemli istir bu. Son olarak festival konusunda yapilan istisareden dolayi Sayin Baskanimizi tebrik ederim. Umarim kuruluslarin teklifleri iyi degerlendirilir ve yerel agirlikli bir festival olur. Aslinda festivalin yilda iki defa yapilmasini önermistim bendeniz 2040 kitabimizda ve teklifleri de sunmustum.
Ünye’de belediye baskaninin yapacagi öncelikli is budur. Bazi konularda istisareler yapacak, icraatlarla ilgili önceden bilgilendirmeler yapacak ve daima halka kulak verecek. Bir de büyük sehirin ilçeye yapmayi düsündügü hizmetler ile ilgili de çok yakin takipçi olacak. Eger bir yanlislik görüyorsa derhal müdahale edecek. Bu müdahale asla kavga ile, husumet ile ve yanlis uslüple olmaz tabi. Ikna ederek, ilçe halkinin talebini dile getirerek, hatta sivil kuruluslari da harekete geçirerek olmali bu girisimler.
YÖNETICI AYNI ZAMANDA YÜREKLI OLMALI, HESABI DEGIL HASBI OLMALI
Ancaaak bir önemli ayrinti daha vardir ki bu her babayigitin isi degildir. Ordu’dan, Ankara’dan Ünye için verilen kararlarda yanlislik görüldügü zaman dogru adim atilmasi için iknanin yaninda cesurca ve kararli adimlar atilmalidir. Ilçe baskani, il baskani, OBB baskani, milletvekillerine sadece yaranmak için hiçbir hataya göz yumulmamalidir.
Halk siyasileri iyi takip edebiliyor bazen. Dogru adimlarda yüreklice ve onurla hareket edenler sonradan huzurlu olur, hayirla yadedilir ve serefi ile halkin arasinda dolasir. Tam tersi olursa elde ettigi menfaatler sonradan onlari çok huzursuz eder ve halkin gönlünde de degersizlestirir.
OBB’DEN NASIL HIZMET ALINIR?
Sayin Hilmi Güler Baskanimiz aslinda bir proje insanidir. Ülke çapinda ve dünya çapinda iliski kurabildigi bu dogrultuda kurumlar ve insanlar oldugunu biliyorum. Ordu çapinda birçok girisimleri de olmadi degil. Ancak Ünyelilerin hakli olarak ortaya koydugu adaletsizlik çok önemli.
Iste burada görev aslinda Ünye Belediye Baskanimiz basta olmak üzere, Ordu’daki Ünyeli bürokratlara ve de Ünye’deki sivil örgütlere düsüyor. Birincisi belediye baskani yukarida belirttigim gibi Ordu’nun Ünye tasarruflarinin çok siki takipçisi olacak, bizim yetkimizde degil Ordu’nun yetkisinde laflarini hiç etmeden her icraatin veya yapilmasini istedigi hizmetin pesine düsecek. Sehremini olarak iliskiyi öyle kuracak ki, Ordu Ünye baskanina ragmen hiçbir is yapamayacak.
Ikincisi Ünyeli bürokratlar da cesur davranip Ünyelilerle güzel iliskiler neticesinde Ordu’dan hizmet aktarimina hak ettigi destegi verecek ve Ordu’da onurlari ile mücadele edecek.
Üçüncüsü Ünye’de siyasi partiler ve sivil toplum kuruluslari daha stratejik hamleler yapacak. Bizim haberimiz yoktu deyip bir girisime hemen karsi çikma, protesto gösterisi, basina açiklama ile agir elestiri yerine derhal ne yapip edip ekip halinde baskana ulasip samimi müzakere içine girecek. Ikna olurlarsa destekleyecek, olmazlarsa ve zararli görürlerse vazgeçirmeye çalisacak. Inanin böyle daha iyi netice alinabilir. Bütün bunlara ragmen Ordu Ünye’yi karsisina alip Ünye’nin mülkü benimdir, istedigimi yaparim mantigi ile hareket edip istenmeyen bir is yaparsa iste o zaman tepkiler ortaya konabilir.
Tabi baskanlar da öyle kendi mülkünde hareket eder gibi bilgilendirmeden, görüs almadan her icraati istedigi gibi yapmamalidirlar.
Teklifim budur ve bu Ünye baskani ile iliskiler açisindan da aynidir.
Ben bu tespitlerimi içinde bulundugum tüm faaliyetlerimden edindigim tecrübe ile ortaya koyuyorum.
DOGRU GIRISIM VE METODLAR ORTAYA KONMALI
Bütün dogru girisim, iletisim ve metodlar her iste uygulanmalidir ki, gereksiz ayrismalar, gönül kirmalar, nefret söylemleri yayginlasmasin.
Ne yazik ki son yillarda nefret söylemleri ve ötekilestirmeler çok yogunlasti. Bu da toplumumuzu epeyce gerdi, birlikte yasayabilme kültürünü zedeledi.
Bendeniz hem gazetecilik yillarimda, hem sivil toplum kuruluslarimizda yaptigim görevlerde hem de siyasi hayatimda yukarida teklif ettigim anlayis ile hareket ederek çok neticeler aldim.
Kimsenin adami olmadim Erbakan Hocamiz dâhil. Çünkü bunu bize Cennetmekan Hocamiz ögretti.
Hiçbir gücümü ve yetkimi haksiz olarak kendime, akrabalarima kullandirmadim ve hiç kimseye de baski araci olarak kullanmadim. Bunu da ailem bana ögretti.
Toplum içerisinde sosyal faaliyetlerde Ünye için en uygun faaliyetleri hep gözettim, bunu da bana Ünyeliler ögretti.
Elhamdülillah, geçmisimi tariyorum ve huzurluyum.
Ben bu kurallarla hükümette iken Ünyeli bir evladimizin Isviçre’de tedavisi için Basbakanimizin örtülü ödeneginden destek alabilmistim.
Bendeniz milletvekili olmadan önce bizi temsil eden milletvekili ve bakanlari hizmet istemek için ziyarete giden heyetlerin içinde olmustum.
Hatta milletvekili oldugum zaman da muhalefette iken benden talepte bulunan hemserilerimi iktidar vekillerine bizzat götürmüslügüm olmustur.
Ve sürekli en muhalif teskilat mensuplarimi arar onlarin elestirilerini isterdim. Yaparlardi da ve istifade ederdim.
Sürekli seslendirdigim cümleyi burada yine aktarmak isterim.
Vatan kamu görevlilerinin mülkü degildir. Vatan hepimizindir.
Rasim Özdenören’in “MÜSLÜMANCA DÜSÜNME ÜZERINE DENEMELER” kitabini okumanizi tavsiye ederim.




