Rahmetli babam Radyocu Ali Korkmaz olarak tanınırdı.
Hükümet Caddesi üzerinde radyo tv tamiri yapan, cami cihazları konusunda bölgede öne çıkmış, hatta amplifikatör, hoparlör tamiratı yaparken dükkanın içinden sokağa asılmış hoparlörden “alo alo 1-2-3” anonsuyla cihazları dener öyle gönderirdi.
Garanticiydi.
Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Babam…
O zamanlar Çarşamba günleri iş açısından çok yoğun olurdu. Sabah erkenden dükkânın içi tamire gelenlerle dolar, her öğleden sonra köye dönen minibüslere yetişmek için acele edilirdi.
Öyle her gün minibüs gelmezdi şehre.
Hatta bazen arıza büyükse haftaya kalır, bizi de dükkânda zorlardı getirilen malzeme.
Hükümet Caddesi’nde yetiştim ben.
Birbiriyle uyumlu.
Bankada işi olan komşumuzun “5 dakika bakar mısın” deyip emanet ettiği dükkanlarda büyüdüm.
Tavla müsabakalarıyla iş harici vakit geçirenleri izledim.
Dükkanların önünde taburelerde sohbetlere şahit oldum.
Okul bitse de işyerine gitsem dediğim günlerdi.
Hükümet Caddesi…
Milli bayramlar özel günlerdi.
Bayramın bir gün öncesi Ünye Belediye zabıtası dükkanları gezerek bayrak asılması için denetim yapardı.
Dükkân sahipleri memnundu.
Bu, bayrağı yıpranmış iş yerlerinin değiştirmesi için zaman da sağlardı.
Resmi daireler zaten bayrak asarken, iş yerleri ve onları gören evlerde bayrak asarak, milli bayrama yakışır bir Ünye olurdu.
Bayramlarda caddenin kıpkırmızı görüntüsü etkilerdi beni.
Peki günümüz…
Son yıllarda bu hassasiyetin gereğince olmaması üzüyor beni.
Bakın bir milli bayram daha geliyor.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesi yapılabilir mi?
Zabıta, bayram nedeniyle bayrakların asılmasının hatırlatmasını yapabilir mi?
Elbette olur.
Kaybetmeyelim bu hissiyatı.
Milli değerlerimize sahip çıkan, gelecek nesillere miras bırakan toplum olmanın yolu budur.
Lütfen hassasiyet gösterelim.
Kılık kıyafet..
Hani Hükümet Caddesi esnafı diye yazmıştım ya!
Bir konu daha önemli benim için.
1980- 90’lı yıllara kadar esnaf, giyim tarzıyla da öne çıkardı.
Takım elbise giyen, papyonlu..
Kimi fötr şapkasıyla ağır…
Konuşmasıyla kendini dinleten amcalarımız vardı.
Örnek alırdık onları.
Hele 1960’lı 70’li yıllara baktığımda fotoğraflara hayran kalmamak elde değildi.
Her biri Ünye Beyefendisiydi…
Büyüdü
Yıllara yenik düştü..
Birbirini bile tanımayan komşuların bütünüyle dejenere oldu Ünye.
Eskiye dönüş mümkün mü?
Değil elbet…
Ama
İyi ki gördüm.. İyi ki yaşadım o günleri….
Kendine saygısı olup, karşısındakine değer verenleri..
Kalın sağlıcakla…


