“ Akrabanin akrabaya akrep etmez ettigini “
Günümüzde en çoguna yakinen sahit oldugumuz atasözünü yasiyor gibiyiz adeta.
Kurallar bölünmüs, vicdanlar yitip gitmis, verilen sözler bile artik kulak arkasinda kalmis...
Peki Hak !
Hak desek !
O zaten çoktan ezilip geçilmis durumda...
Kendi nefislerini bile hirslarla körelten nice zayif insanlara sahit oluyorum bugünlerde.
Günümüz pandemi!
Günümüz savas!
Günümüz kadin cinayetleri!
Günümüz yetmezmis gibi bir de toprak kavgalarina dönüsür olmus...
Iki karis topragi, iki karis ayiba denk biçer oldunuz. Haddiniz olmayan hadsizliginizi bile yalniz yobazliklarinizla ayakta tutmaya çalistiniz. Kendi bereketlerinizi de böylelikle kendiniz yok ettiniz farkinda olmadan...
Benim hakkim Allah’tan diyeni de duyamaz oldum. Avuçlarina birakilmis dolu sükürler etmek yerine; bir hisim düsmanliktan, hirslardan, öfkelerden ötesine de geçilmedi . Kolay geldi artik insanlara kolay lokmalar. Alinteri olmaksizin baskalarinin ekmekleri daha bir tatli geldi her nedense.
Iki karis toprak misali sinirlar bile gözardi edildi... Çünkü kolayi seçildi kendi içlerindekiyle kendi adaletleri.
Vicdanlarini bile kendilerine göre bastirir oldular.. Kendi savaslarindaki huzursuzluklari bile anlamamak için insanliga dair inançlarimizi bile görmezden gelip iki karis toprak ugruna soguk savaslara maruz biraktilar...
Geldigimiz son nokta; kendi hakkinin senden gidilmesine degil de; en çok da insanlik ayibi diye dem vuruyorsun maziye...
Bakin !
Toplumsal kavgalar degil bu kez bahsini ettigim. Hepimizin kismen sahit oldugu kendi yurdundaki dibindeki toprak kavgalarindan dert yaniyorum bu kez. Doyumsuzluklarini, bir baskalarinin haklarinin üzerinde haklari olmayan, ama ne yazik ki kendi haklari varmis gibi saçma sapan savaslari ortaya çikaran; adaleti algilayamamis, ya da algilamak istememis, merhametten yoksun olan insanlar için söylüyorum...
Gelecege en kötü örnekleri sizler teskil ettiniz. En büyük kavgalari nefretlere dönüstüren yalniz sizler oldunuz!
Mevlanin en güzel hadisi gelir aklima toprak deyince ;
“ Topraktan geldik topraga gidecegiz. Mühim olan çamurlasmamak...”


