İSMAİL CANBULAT


İNSANÎ KORİDOR


Bugünlerde en aci, en zor deyim bu; “Insanî Koridor…”

Savas magdurlarini, mazlumlari savas alanindan tahliye etmek için kullanilan, askerî-siyasî bir kavram, ayni zamanda da insanî…

Insanî Koridor önemli…

Insanî Koridor hayat kurtarir.

Insanî Koridor insana can katar.

Insanî Koridorlari açmayanlara yaziklar olsun!

SADECE TOPLU-TÜFEKLI SAVASLARDA MI AÇMALI PEKI INSANÎ KORIDORU?

Hayatta, gün içinde de savaslar, çatismalar, anlasmazliklar yasiyoruz; ruhumuzu caninizi tehlikeye atan… Bu nedenle sadece silahlarla yapilan savasta ihtiyaç olmuyor Insanî Koridorlara…

Ki zaten insanlar arasi iliskilerde yasanan gerilimlerde, çatismalarda, dostluk-arkadaslik “sinanmalarinda”, kariyer savaslarinda, kisilik mücadelelerinde de gereklidir Insanî Koridorlar…

Sonu felaket olacak, sonu kötüye gidecek, sonunda “ayriliklar” ve “kopuslar” olacak bir çatismada hemen o Insanî Koridoru açmali ve “seytan’in planini” görüp, geri adim insan.

Birbirimize mühleti, mesafeyi, özgürlügü ve dostluk yolunun güzelligini saglamiyoruz çogu kez! Insanoglu ne kadar da düsüncesiz ve bencil oluyor bazen!

BIR DIGERI: “SEHIRDE INSANÎ KORIDOR!”

Bugün aracimla ise giderken, bir ‘arayol’da yayalarin üzerime üzerime geldiklerini gördüm.

Aklima ilk gelen; “Arkadas size belediyenin açtigi Insanî Koridor, yani yaya kaldirimi yok mu?” sorusu oldu.

Bir de baktim, yok! Yolun iki yaninda yaya kaldirimi var ama hepsi-her yer otopark!

Yaya kaldirimlarinin dibine kadar araçlar park etmis, yan yan geçecek bir yer bile yok!

Yayalar da araç yolundan, kaza riskini göze alarak yürüyorlar! Yani sehrin “Insanî Koridor”lari kapali!

INSANÎ KORIDORLARI KAPATMAMAK LAZIM!

Insanlara karsi, topluma karsi zalim olmamak lazim!

Hele de en yakinimizdakilere karsi…

Hayatin acimasiz zorluklari ve hizli akisi içinde bazen en yakinimizdaki insanlara, birakin “koridoru”, incecik bir iletisim mesafesi bile açmiyoruz! Kendimize çok odaklandik! Etrafimiza hiç bakmiyoruz. Belki yakinlarimiz, komsumuz açken tok yatiyoruz!

Hadi komsular için: “Bi kere bile kapimi çalmadi bile! Tanismiyoruz zaten!” diyerek bu sorumlulugu geçistiriyoruz; Ya, yakin-uzak akrabalarimizin “son halleri nicedir” biliyor muyuz?

“Yahu onlar zengin, onlarin mal varligi var, evi var, geçimleri iyi” deyip geçiyoruz... Peki gerçekte son durumlari nedir biliyor muyuz? Ne haldeler ne hale gelmisler, o gece içecek bir çorbalari var mi? Biliyor muyuz?

Belki zor hallerini söyleyemiyorlar bize, etraflarina yansitamiyorlar.

ISTE ASIL ONLARA AÇABILIYOR MUYUZ INSANÎ KORIDORLARIMIZI?

Insanligimizin geregi olan; medenî, kalbî ve dostluk Insanî Koridorlarimizi açmiyorsak; dünya zaten yikilmis, “Basra zaten harap olmustur!” Kalplerimiz, gönüllerimiz, ruhumuz harap olmustur. Degil ki sehirler!

Insanligimizi, vicdanimizi, merhametimizi, kendimiz bombalamayalim!

Açalim Insanî Koridorlarimizi küskün olduklarimiza, darda olanlara, yolda kalanlara, zulüm ve ölüm tehdidi altinda olanlara, öz yurdundan kovulanlara!

 

Önce baris içindeki hayata saygili olalim ve kapatmayalim ki yollarimizi, koridorlarimizi; basimiza gelecek muhtemel felaketlerde -Allah Korusun- bizim yollarimiz-kapilarimiz kapanmasin!

 

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593