-Dogan Gündogdu’nun anisina-
DÜNYA HÂLÂ SARALAMBAPULOS
Geçen Cumartesi ofisine ugradim gaz’tenin
Ulvi vardi, kahve içtik, duvardan bakiyordun sen de
29 yasindaki resminle ki o zaman da yasli bir adamsin
Istanbulistan’daki hâlinle
Duysan Imamoglu isine sevinirdin
Gülmüssündür mezarinda belki de
Hani sen kalkip gittin ya Cumhuriyet Meydanindan
Bir sicak havada törenle
Içinde birçok öfkeyle
Kizdigin onca sey hâlâ yerinde
Kafandan duman çikiyordu
Soguk havalarda yürürken de
Çay-kahve-tavla havasi
Yaniyor hâlâ Ünye tavasi
Sinirler, üçkâgitlar girla
Tirlatmak isten degil hâlâ
Çikmislar kaçak kaçak kati
Kedilerde kalmamis pati
Birbirine karismis Dogu-Bati
Sürmüsler Kindar ati
Durumlar pekiyi degil âlemde
Isler hâlâ paralambapulos
Ekonomi saralambapulos
Firkada hâlâ ‘eridun
Diyaloglar ceridun
Meridyen filân
Fikralar hâlâ cevvâl
Kahkahâyi muazzam
Dolasiyor sokaklarda sâiri âzam
Çok sairler türedi sen gideli
Salti Dayi hâlâ burada
Güldürük, Aziz Yusuf, Çira
Fakir Irfâni ve daha nice sira
Dolanir sokaklarda bir Rüzgârin Fili
Eritiyor kelimeleri yalani
Imdi hâlâ çok var câhil cühelâ
Hâlâ ortalik dolu kurnaz tilki
Pek bisey degismedi bil ki
Tek Imamoglu var güzel is
Tebessüm yaratan ortalikta
Ne dersen de
Ne söylersen söyle
Dünyâ dönüyor böyle
Hani var ya sarkisi
Hani geriliyordu yüzün
Yalani görünce
Öfkeden çildiriyordun
Sahteyi, kurnazi görünce
Cin gibi çakal
Cin gibi keriz
Cin gibi câhil
Cin gibi uyanik
Cin gibi
Cin gibi
Ben de bakiyordum hüzünle
Sen gideli kaç sene oldu Dogan Abi
Yatiyor musun hâlâ öfkeyle
Caddeler ayni
Sokaklar ayni
Aydinlarin yalnizligi
Sâirin yalnizligi
Düsüncelerin, görüslerin yalnizligi
Gerçeklerin garipligi
Iste sen ne yapiyorsun dersen
Ben de bakiyorum hâlâ hüzünle
Arada bir gülmüyorum da degil
john benjamin toshack
Geçiyor siirden anlayan
Bunca türedi saire
Ortalik doldu siir miir vesaire
Neyse tik’tir edelim
Takdir edecek degiliz ya
Diyecegim Dogan Abi
Sen gideli pek de degismedi dünyâ
Yerinde olsaydin bir tavla atardik söve söve
Övecek degildik ya bunca zipiri
‘Yerde kalem bulan muharrir oldu” âlemde
Sokaklar yine hüzünlü
Büfeler yine puslu
Caddeler de hâlâ bin bir saçmalik
Bu kadar gürültüye hamallik ediyor kulaklar
Bu kadar karmasaya tanik gözler
Dünyâ hâlâ karmasik
Sokaklar saçmaliktan sarmasik
Garip arabalar tuhaf kornalar
Esyâ hâlâ mânâsiz
Neresi dersen dünyâda Man
Gidip de görmedim vallahi
Çok meshur yalniz
Ama Istanbul’a dönmek isterdin belki yasasaydin
Bir nes’eyle geçerden köprüden
Bayilirdin vapurlarin eski sesine
Neyse, simdilik benden bu kadar
Oradakilere selâm söyle
Nâzim’i falan görürsün belki
Olur ya Cahit Külebi’yi
Mahzûnî’yi falan
Azer Abi’mi görürsen hele!
(Siirin yazilis tarihi: 25 Haziran 2019)


