İSMAİL CANBULAT


İSMAİL’E NASİHATLER


(Bu sözler; buyurgan, çok bilmis bir edayla ve ses tonuyla degil, iyi niyetli bir yakin dostla muhabbet eder gibi söylenmistir. Siz de öyle “dinleyin” lütfen sevgili dostlar. Size diim gaymaam, duyii musuuz?)

………..

Neyin eksik oldugunu biliyorum. Seni  neyin engellendigini de...                                 

“Yemek yerken iradeni kullaniyorsun da çalismak gerektiginde neden duruyorsun?” diyen bilge insani hatirla. Iradeni kullan, tahâyyül et, gayret et ve uygula...

Varolusun geçis noktasi olan bu dünyada, hiçbir zaman durmanin, yan gelip yatmanin zamani degil.

Büyüklerinle, dostlarinla da irtibati kesme haa, onlari ihmal etme... Hep diyalog halinde ol. Her ne vasitayla olursa olsun görüs onlarla, irtibati kopartma... 

Ararsan, sorarsan, onlarin dertleriyle dertlenirsen varsin. 

Yoksa, kimse senin ev kapini da, gönül kapini da çalmaz, bunu unutma.

SÜREKLI TACA ATTIGIN BÜTÜN ISLERINI, GAYRETLERINI GERI ÇAGIR!

“Gayretsizlik ve tembellik anlarimda engellenmis hissediyorum.. Aslinda neden engellendigimi biliyorum. Sebebi; elimdeki nimetlerin degerini bilememek...” diyorsun…

Eee? Görmüssün iste ‘Seytanî’ tuzagi. Bozsana!

VAR IKEN ELINDE CEVHERLER, SUNMALI SARRAFLARA... 

Gecikirsen basini taslara vurabilirsin...

Sakin ol. Sen kim oldugunu biliyorsun. Seni nelerin ayakta tuttugunu. Sende teçhiz olan, var olan nelerin oldugunu…

Hayat böyle iste… Akip giderken ömür; aslinda ipuçlarini, kodlarini, anahtarlarini, cevaplarini da birakiyor sana… Neden garip birakiyorsun bu güzel aydinlanmayi?

Sana sunulmus, verilmis en “önemli” hediye ve mesaj da bu aslinda. Bu kadar birikmislik, bu kadar yogun tecrübe bir insan ömründe çok rastlanmaz. Sadece biraz “yavaslayacak” ve “görmeyi” bileceksin.

Görmek de sevmek de ögrenilebilir, biliyorsun.

SANA BIR NASIHATIM DE, AZ AMA ÖZ KONUSMALI INSAN, ÇOK SÖZ YALANDAN BIR SUBEDIR.

Sözün ve isin hesabinin “saglamasini” yaptiktan sonra konus/ise basla. Sifir riskle girmeye çalis her ise, ya da “hesaplanmis risklerle…”

Hayatin/insan iliskilerinin/her türlü isin detaylarina ve kesfine tam hakim ol. Ara hesaplarini, “kesin hesap” gibi yap her zaman..

Iyi incele, çok çalis. Çok ögren. Hep ögren. Ben bildim deme. Yoksa sonun hüsran olur. Sonradan agitlar yakmanin geregi yok.

Yani, aslinda yapman gerekeni yap. Üzerine vazife olmayan islere karisma, üzerine vazife olmayanlari da isine karistirma!

Üzerine siçrayan, yapisan pislikleri, kirleri temizle, at.

Güzellikleri ise koru.

SAKIN OL. ZAMANI GELDIGINDE… HADSIZE HADDINI BILDIR.

Hem ahiretini hem dünyani kaybetmemek için özel çabalar, gayretler gerekir bu dünyada, herseyi akisina birakmak, “oyuncak” olmak degil!

Ne yaparsan yap prensiplerini, degerlerini unutma, tavrini bozma.

Insanlara karsi iyi huylu ol, sakin ol. Ama yeri geldiginde de isin geregini yap, hadsize haddini bildir, usûlünce.

FARKLI YAKLAS HAYATA, FARKLI OL.

Öyle “kendin” ol. Farklilasarak dinlenir ve takip edilir bir insan.

Kimseye takilip kalma, degerli ve sinirli vaktini piç etme.

Aklini, vicdanini, kalbini “kiraya” verme insanlara/“insani kör eden” ideolojilere…

SIR VE HAD...

Sir; “Sirdasla”, “Sirlilarla” paylasilir vesselam! Sirlarini açik hale getirip zelil olma.

Isin ve haddin olmayan islerle de hiç ugrasma, bulasma, satasma...

Haddini bil ki, ol! 

PEKI NASIL?

Terbiye-i Nefs…

Haydi!

 

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593