“Kadinin Adi Var” adli bir gösteri seyrettim yillar önce Özge Uzun, Ebru Tuay ve Banu Özkan Tozluyurt’dan. Onlar, kendi olmaktan gurur duyan, bedenini seven, aklina güvenen, gelismeye açik kadinlar.? Bu gösteride, çesitli kadin hikâyeleri anlatarak kadinlarin bilinçlenmesine ve güçlenmesine katkida bulunmayi hedefliyorlardi. Ayrica su üç sorunun cevabini ariyorlar; Ilham aldiginiz kadinlar kimler? Hayatinizin direksiyonunda kim var? Istediginiz farki nasil olusturursunuz?
Kadinlar asagilaniyor, öldürülüyor, baskilaniyor ülkemizde. Bir dizi film gibi seyredecek miyiz? Kalici çözüm için empati kurmali kadinlarin kendine güvenli olmasinin yani sira erkeklerin de kadinlara firsat vermesi, saygi duymasi çok önemli. Toplum bir bütündür zaten ayirmaya kalkinca felaketler dogar. Kadini erkegi, genci yasliyi, hastayi saglikliyi, inançliyi inançsizi ayiramazsiniz. Hepimiz birbirimizle iliskiliyiz, bu ülkede bu dünyada ayni havayi suyu paylasiyoruz. Her birimizin digeri üzerinde bir etkisi var. Ne kadar birbirimizle temas edebilirsek o kadar anlayis, empati gelistirir ve sorunlarimiza kalici çözümler üretebiliriz.
Her gün gazetelerde kadina siddet ve kadin cinayetleri haberleri okuyoruz. Sadece 8 Mart Dünya Kadinlar Günü’nde kadin haklarindan bahsedilmesi kocaman bir ikiyüzlülük gibi geliyor bana. Sikâyet etmek degil, üretmeye odaklanmaliyiz. Kadin fazla olunca o is yerinin verimi artiyor. Türkiye’nin ilerleyebilmesi için toplumsal önyargilardan ve cinsiyet ayrimciligindan kurtulmamiz gerektigini düsünüyorum. Erkeklerin bilinçlenmesi ve kadinlarin özgürlesmesi için ev isi de olsa, disarida para kazanmak da olsa, sosyal yasama katilmak da olsa bu kadin ve erkegin yan yana birbiriyle dost, destekçi olmayi ögrenmesi önemli. Çocuk yetistirirken anne baba ortak kosturmali, evin bakimi kadin erkegin ortak yasam alani oldugundan beraberce kotarilmali, kadinlar is sahibi olabilmeli, girisimde bulunabilmeli, hayallerini gerçeklestirmenin pesinden gidebilmeli.
Mutluluk bulasicidir, mutsuzluk da. Kendi yasaminin direksiyonunda olan, sorumluluk alan ve mücadele eden insanin yasami anlamlidir. Bu anlam paylastikça çogalir. Erkeklerin kadinlara yer açmayi ögrenmeleri onlarin da yasamlarinin bütünlenebilmesi, mutluluklari için önemli ve gerekli. Is yerleri kresler açarak, ücret esitligi ve firsat esitligi politikalari benimseyerek ve sosyal sorumluluk projelerini sahiplenerek kendileri de daha çok kazanmanin önünü açabilirler.
Kadinin egitimi %1 artinca o ülkenin gayri safi milli hasilatina bu durum %3,37'lik bir artisla yansiyor. Kadinlar kazançlarinin %90'ini egitim, saglik ve yeni yatirimlara yönlendiriyorlar. Is yerlerinin yönetim kadrolari %30 kadinlardan olustugunda o isyerinin verimi artiyor. Bu rakamlar Dünya Bankasi'ndan, Dünya Ekonomik Forumu, Birlesmis Milletler ve GoldmanSachs gibi kurumlarin arastirmalariyla sabit. Toplumsal cinsiyet esitligi saglanmadan anlamli, coskulu yasamlarin saglanmasi mümkün gözükmüyor. Akilli insanlar düsünür, sorgular, ögrenir, digerleri ise biat eder.
8 Mart Dünya Kadinlar Günümüz Kutlu Olsun.


