FATMA CANBULAT ERDEM


Kahvenin 40 Yıllık Hatırı


“Bir fincan kahvenin kirk yil hatiri vardir” atasözü neden söylenmis hiç düsündünüz mü? Bir rivayete göre; bir gün Rum bir gemi kaptani, gemisini limana yanastirir ve Üsküdar’da gezmeye çikar. Üsküdarli bir kahveci, kaptani dükkânina davet edip kahve ikram eder. Ikili güzel bir sohbete koyulurlar, dertlesirler. Gitme vakti gelen kaptan, kahveci ile vedalasir ve denizlere açilir. Aradan tam 40 yil geçer. Rumlar büyük bir isyan çikarir ve ele geçirdikleri Türkleri esir olarak tutarlar, bu kargasada bizim Üsküdarli kahveci de esir düsmüstür. Ömrünün son demlerini esir olarak geçirip orada ölecegini düsündügü o anlarda gözleri bir çift göz ile bulusur. Aradan geçen 40 yila ragmen birbirleri hemen tanimislardir. Rum Kaptan derhal Üsküdarliyi kurtarip özgürlügüne kavusturur. 

 

Dostlarimizla kirk yil hatiri olan kahve içmeyi özledik Pandemi günlerinde. Maskeler hayatimizin vazgeçilmez bir zorunlulugu oldu malumunuz. Maskeyi çikarmaktan çekinir olduk, bir sey yiyip içerken çok dikkat ediyoruz. Muhabbetle içilen bir fincan kahveye hasret kalacagimiz söylense gülerdik iki yil önce. “Kahve bahane, sohbet sahane” dedigimiz günlere geri dönmek için ise büyük bir umut besliyorum.

 

Hayatimizda çok sey degisti. Bunlarin en basinda da alisveris aliskanliklarimiz oldu. Market alisverisi, giyim kusam, yemek, kitap vb. ihtiyaçlari, internetten siparis verenler çig gibi büyüdü. Oturdugumuz yerden ürüne ve paraya dokunmadan alisveris yapmaya alistik toplum olarak. Uzaktan egitimin çocuklarimizi fazlasiyla etkiledigi gerçegini de unutmayalim. Belki de dijital bir topluma dönüsmemiz gerekiyordu, en kestirme yoluyla Korona bunu basardi. Iyi mi oldu, kötü mü? derseniz; farkli görüsler birbiri ile çatisiyor. Bir kesimin komplo teorisi dediklerine, diger bir kesim bu yasadiklarimizin evrensel bir planin bir parçasi oldugu görüsünde.

 

Haberci ve program yapimcisi Ilkay Buharali’nin YouTube Kanalini takip ediyorum bir yili askin zamandir. Farkli söylemleri olan ezber bozan konuklar agirliyor. Onunla yaptigim röportajda; Birçok insanin komplo teorisi diyerek üstünü kapamaya çalistigi konulari anlatan uzmanlarin söyledikleri karsisindaki düsüncesini sormustum. “Su kadarini söyleyeyim; dünya ve insanlik için, çok daha zor tuzaklar kurulacagini, verecegimiz büyük sinavlar olacagini düsünüyorum. Ama biliyorum ki; her zorlukla birlikte bir kolaylik vardir!” açiklamasinda bulundu. Ilgi çekici videolarini izlemenizi öneriyorum.

 

Prof. Dr. Ismail Tayfun Uzbay ile yaptigimiz röportajda ise, bir çok konuya degindi en dikkat çekeni; “Biontech gibi mRNA asilari ile genetik kodlarimiza müdahil olunmasi için kullanilan yeni bir teknoloji, asi genetigimizi degistirecek, vücudumuza asi ile çip yerlestirilecek” diyenler de oldu. Çevre ve gida kirliligi had safhada. Insanlar internetten hiçbir kontrole tabi olmayan içerigi ve güvenilirligi belirsiz bir sürü takviye satin aliyor. Bunlarin vücuttaki kisa, orta ve uzun vadeli etkilerini hiç merak etmiyor. Ayrica çevredeki baz istasyonlari, doga tahrip edilerek açilan yeni alanlarin çevresel zararlarinin insana nasil yansidigini bilim yillardir anlatiyor. Bunu dinlemeyenler kendilerine çip takilip kisirlastirilacaklarini genetiklerinin degistirilecegini falan söylüyor. Bunlar bilim kurgu filmlerine konu olabilecek safsatadan ibaret. mRNA asilarinin gelecekte kansere karsi koruyuculuk saglama ihtimali de var. O zaman kanser olmayi göze alip asi yaptirmayacaklar mi? Ayrica çipi yerlestiren yerlestirmis zaten. Her yer kameralarla dolu, cebinizdeki akilli telefon, girdiginiz internet siteleri sizi izlemek isteyenler için yeterli imkân sunuyor. Bütün bunlarin yaninda asi ile izleme yapilmasi gibi fikirler gülünç kaliyor. Ayrica mRNA asilari ile farkli bir genetik yapiya dönüsmeniz de mümkün degil. Okullarda dogru dürüst evrim ve biyoloji dersi okutmazsaniz iste böyle saçma sapan seylere inanan insanlarla karsilasirsiniz. Sosyal medyada biyoloji bildigini zannedenler asi dersi vermeye kalkiyor. Bunlar bana çok gülünç görünüyor.” (Röportajlarin tamami; fatmaerdem.com’da)

 

Her görüsten insanin fikrine saygi duyuyorum ve sürekli arastiriyorum. Bence sizler de öyle yapin ve körü körüne her söylenene inanmayin. Akliniza ve gönlünüze ne yatiyorsa bizim için dogru odur.

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593