İSMAİL SARI


KOCAMAN ÜNYEYE SIĞDIRILAMAYAN MEZAR


Sevgili Peygamberimiz ( s.a.v ) buyuruyor ki :" Insanoglunun gözünü, ancak toprak doyurur. "  Belki bizim; dünyaya bagliligimizi, dünyayi imar edisimizi saglayan bir hasletimiz,  ise yarayan bir özelligimizdir DOYUMSUZLUK. Ancak, her seyde oldugu gibi, bunda da asirilik elbet ki faydasizdir. Dünya, çok büyük; rahmetli Ecevit'in ifadesi ile :" Hakça bölüsüm " saglanirsa, herkese yeter. Insanlar, yeter ki kanâatkâr olsun; hakkina riza göstersin.

                Ünye Hükümet Konagi'nin güney tarafinda, yolun kenarindaki taksi duragi kulübesinin arkasinda bir mezar var. Kimdir, nedir, kime aittir bilinmez. Anlatilan kadari ile bilinen; Cumhuriyet Meydani'nin büyük çogunlugu mezarlik iken, mezarlar kaldirilmis; bu mezara takilan dozerin kepçesi kirilmis. Bir baska kepçe ile zorlandiginda, görülmüs ki, onu da kiracak; " Bu, SEHIT mezaridir " denilerek korumaya alinmistir. Cumhuriyet Meydani'nin mezarlik oldugunu ben, rahmetli babamdan dinledim. Söyle anlatmisti :" Biz atlarla köyden gelirken Çamurlu Mahallesi Tepe'den asagiya Saray Caddesi'nden meydana iner, mezarlarin arasindan geçerek çarsiya girerdik."

                Bazi akl-i evveller,    ikide bir bu mezara takarak; oraya yakismadigini, gözleri rahatsiz ettigini, kaldirilmasi gerektigini, hatta içinin bos oldugunu söyler-dururlar. Bunlarin büyük çogunlugu da, maneviyati zayif olan insanlarimizdir. Bunlara bir tavsiyem var: Ankara'da, Bedderesi'nden Hacibayram'a çikar dik yolun virajli yerinde, yani yolun en kötü bölümünün ortasinda bir mezar var. Onu da kaldirmak için çok ugrasmislar. Hatta çalisan ekibin basinda inanci zayif birisi varmis. Dozerin soförüne çok agir lâflar söylemis ve direksiyona kendisi çikmis, ilk zorlatmada kendisini yerde bulunca, mezar birakilarak korumaya alinmistir.

                Sehitlik haktir, gerçektir ve Kur'an âyeti ile sabittir. "Allah yolunda öldürülenlere, "ölüler" demeyin. Özellikle onlar, diridirler amma sizler farkina varamazsiniz." (Bakara süresi, âyet : 154 ) Kur'an'a inanmayanlara, bunu anlatma sansimiz yoktur. Mezarin kimliksiz olusundan yola çikarak, içinin bos olduguna hükmedenler var. Hâlbuki sehitlerin büyük çogunlugu, kimliksizdir. Ben, oradaki mezarin illâ da sehit mezari oldugunu iddia etmiyorum. Ancak, olmamasi için de bir sebep yok. Çünkü orasi, mezarliktan çikma bir yerdir. Ölülerimize de aramizda yer verelim,  diyor, sözü Yunus Emre'ye birakiyorum.

Sabah mezarliga vardim,

Baktim herkes ölmüs yatar.

Her biri çaresiz olup,

Ömrünü yitirmis yatar.

 

Kimi yigit, kimi koca,

Kimi vezir, kimi hoca,

Gündüzleri olmus gece,

Karanligi girmis yatar.

 

Yari kalmis tüm isleri,

Dökülmüs inci disleri,

Dagilmis sirma saçlari,

Hep yerlere düsmüs yatar.

 

Çürüyüp durur tenleri,

Hakk'a ulasmis canlari,

Görmez misin sen bunlari?

Nöbet bize gelmis yatar.

 

                Sehit olmasa bile,  ölülerimiz bizimdir. Bir karis topragi, onlara çok görmeyelim. Zira,  bizden sonraki nesil de bizlere ayni seyi yapar.

                Saygi, sevgi ve selâmlarimla...

                Ismail Sari

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593