Koronavirüs baslangicindan bu yana 2 yil geçti; ama pandemi hala sürüyor.
Hatta artarak, katlanarak sürüyor.
Ünye’deki vaka sayisini her hafta istisnasiz takip ediyorum.
Bu zamana kadar 1400’lerde zirve yapan ilçemizdeki vaka sayisinda yeni zirve görüldü.
Nitekim bu hafta Ünye’de koronavirüs vaka toplami 1800’leri asti…
Tedirginiz… Korkuyoruz bu hizli artistan.
Ama Saglik Bakanligi rahat görünüyor.
Saglik Bakaninin bizatihi kendisi endise edilecek, korkulacak bir durumun olmadigini söylüyor.
Daha önceki aylarda, artan vakalara dikkat çeken… Endiselerini ifade eden Saglik Bakani niye böyle degisti?
“Koronanin ortadan kalkmaya basladigi bir sürece girdik te, ondandir” desek… Degil, bilakis vaka sayisi artiyor.
Ama bu sabah televizyonda bir uzmani dinledim, diyordu ki, “Vaka sayisinin artmasi bizi korkutmasin. Su anda Omicron denen varyantin vakalari hafif seyrediyor. Ve bu yeni vakalar bir nevi asi vazifesi görüyor, toplumsal bagisikligin güçlenmesini hizlandiriyor. Bir süre sonra toplumsal bagisiklikta zirveye ulasilacak. O zaman bu virüs te, etrafimizda hiç eksik olmayan diger grip virüsleri gibi zararsiz hale gelecek. Bu yüzden derim ki; korkmayalim. Sabredelim, biraz daha bekleyelim, kurtulacagiz.”
Bu açiklama dogru mu?
Dogru olmasini tabi ki çok istiyoruz.
Ama su bir gerçek ki; bu açiklama dogru da olsa, gerek Bakan, gerekse dinledigim o uzman bir seye özellikle vurgu yapiyor… Maske, mesafe ve asiya…
Baslikta ifade ettigim “Korkalim mi, korkmayalim mi?” sorusunun cevabina gelince…
Eger asimiz yoksa, hatirlatma dozu yaptirmamissak, yaslilik nedeniyle bagisikligimiz zayiflamissa, kalp-damar, seker, tansiyon, vb.. hastasiysak korkalim, virüs bulastigi takdirde candan edebilir.
Aksi takdirde korkmamiza gerek yok. Ama maskemizi takmayi, mesafeli hareket etmeyi unutmayalim, bu yeter.
Inkur’daki heyelan yeni degil…
Bu hafta Ünye’nin gündeminde öne çikan haber Inkur’daki heyelan oldu.
Açiklamalara bakilirsa bu heyelan birden, aksamdan sabaha olusmus sanki.
Hiç öyle degil… Buradaki heyelan eskilere, ta 2008’lere dayaniyor.
Biz o yil, buradaki heyelani haber yapmis, 8 evin heyelandan zarar gördügünü belirtmistik.
Ne oldu peki o yil, ne yapildi?
Hiçbir sey…
Ne afetzede vatandaslara destek olundu.
Ne de bölgede heyelanla ilgili zemin çalismasi yapildi.
Geldik bu günlere…
Bu bölgede toprak gözle görünür sekilde aylardir yariliyor, kayiyordu.
Vatandaslar durumu sürekli dile getirdi, ilgililere aktardi.
Ama gelen giden olmadi.
10 gün önce ise AFAD ekiplerinin geldigi, bölgeyi gezdikleri söylense de tedbir namina yapilan hiç bir sey olmadi.
Ta ki heyelan nedeniyle iki evin duvarlari çatlayincaya kadar…
Konu yerel ve ulusal basinda haber yapilinca bir anda ilgili kim ya da kimler varsa heyelan yerine kostu.
Soruyorum; oradaki evler içindeki insanlarla birlikte heyelana kapilsa, uçsaydi… Can kayiplari yasansaydi; kim verecekti o canlarin hesabini?
Yetkililer dua etsin ki, böyle vahim bir olay yasanmadi.
Neyse ki devletimizin eli heyelan bölgesinde, afetzedelerin üstünde.
Hemserilerimize çok geçmis olsun.
Ne olacak simdi?
Ünye merkez Büyükcami önünde Büyüksehir’e ait dükkanlarin yikilip yeniden yapilmasi ile ilgili çalisma baslatilmisti.
Yeni dükkanlarin yer alacagi is merkezinin fotografini gördüm. Gayet güzel mimarisi ve görseli vardi. Yapilirsa oraya çok yakisacak.
Ama hafta içinde gelen bir bilgide görüldü ki, burayi borcundan dolayi Büyüksehir Belediyesi, SGK’ya devretmis.
Iyi de Büyüksehir Belediyesince burada yeni isyeri çalismasi baslatildi. Proje üzerinden dükkanlar satildi.
Ne olacak simdi?
Çok karisti orada her sey. Hatta konu adliyeye de aksetti.
Ama orasi için en kötüsü oldu maalesef.
Sehrin orta yerindeki o görsel kirlilik tam ortadan kaldirilacak, güzellestirilecekken isler tikandi.
Korkarim bu tikaniklik uzar gider.
O çirkin görüntü de orada öylece kalir.
Sehrimizin sorunu eksikmis gibi bir de bu sorun çikti ortaya.
Kalin saglicakla… 4 Subat 2022




