TURGAY GÜVEN


KURULUŞUNUN 100. CÜ YILINDA TBMM ORDUSU. MERKEZ ORDUSU. MİLLİ ORDU’YA GEÇİŞ


Bir ülkenin resmi  ordusu,  profesyonel olarak görev yapan  üst ve ast subaylardan olusmus muvazzaf  subaylarla, askerlik  görevi için silah altina alinmis yedek subaylar ile  erbas ve  erlerden olusan düzenli ordusudur  ve tüm  savaslarda, zaferi,  bu ordular  kazanir.  Milli  Ordu.”

Yenilgiyle   bitirdigimiz  Birinci  Dünya Savasi  sonunda imzalanan  Mondross  Ateskes Anlasmasiyla,  Osmanli Ordusu terhis edilmis  ve asker  dagitilmaya baslanmistir.   19 Mayis  1919 sabahi,  cesaretleri  ve kararliliklariyla,  kendisiyle  birlikte isgal altindaki  Istanbul’dan,   tutuklanmadan   ayrilip,  Anadolu’ya geçen, 19 Mayis 1919’ da  Samsun’a çikip Erzurum ve Sivas  Kongreleri boyunca da yanindan ayrilmamis, onunla  kader birligi etmis,   vatansever,  üst rütbeli  birkaç subay   arkadasiyla  birlikte Samsun’a  çikan Mustafa Kemal’in  arkasinda,    askeri – ordusu- hükümeti-parasi   hiçbir seyi yoktur. Sadece, vatanseverligi, yenilgiyi kabul edememenin öfkesi,  azmi,  hirsi, zekasi,  kurnazligi ve cesareti vardir.

 Ankara’da,  bütün bir  vatanin  temsil  edildigi bir Kongre  toplayarak,   bulundugu konumu yasal  hale  getirebilmek  istemektedir.  Misaki   Milli’ yi, yani,  Milli Sinirlari savunma yetkisini üzerine alarak, Vatanin  Kurtulusu’ nu   deneyecektir. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920  Cuma  günü, Ankara Haci Bayram Camiinde, Cuma namazi kilinip,  kurbanlar kesildikten sonra, hep birlikte yapilan dualarla açilir. Mustafa Kemal Meclis Baskani seçilir. Artik, bütün yetkileri, özellikle de bir ordu kurabilmek için gerekli  olan vergi ve asker toplama yetkisini  de üzerine almistir. Bu konuda  kendisine  yardimci olacak, Fevzi Çakmak, Ali Fuat Cebesoy, Kazim Karabekir, Refet Bele, Rauf Orbay,  Ismet Inönü gibi ,  Osmanli Devleti’ nin son döneminde yetismis, ne yazik ki, her cephede yasadiklari aci  travmalarla birlikte, koskoca bir imparatorlugun ellerinden kayip gidisini görmüs,  bir yangin yerinin küllerinden yeni bir Türk devleti çikarmayi hedefleyen, ileride  Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in Kurucu Kadrosu içinde mümtaz birer  yerleri  olacak olan   çok degerli silah arkadaslari  vardir.

Payitaht   Istanbul, Ingiliz ve Fransizlarca   isgal altindadir. Ingilizler  Irak’i, Fransizlar Suriye’yi  isgal etmisler, Anadolu’yu zorlamakta, Italyanlar’ da  Antalya’yi isgale  çalismaktadirlar.  Bu asamada, Yunanlilar da Izmir’e  asker  çikartirlar.

 Ilk silah orada  patlar  ve düsmana karsi ilk mermi orada  atilir.Ilk kursun. Gazeteci Hasan Tahsin.  Mustafa Kemal, Samsin’a çiktiginda, ilk is olarak oradaki  terhis edilmekte  olan askerleri yeniden göreve  baslatmis,  ileride kurulacak  olan düzenli  ordunun  ilk adimlarini  baslatmistir. Ilk Asker.

Yunanlilar,   Ege’de  ilerlemektedirler.  Yörede, kendi insiyatifleriyle direnise  geçen,  Kazim Özalp (Orgeneral), Bekir Sami (Anday) ve Serif (Aker) Beyler ( Üç Albaylar)  gibi    bazi  subaylar,    üst makamlardan gelen, mütareke  sartlarina  uyulmasi,  silah  birakilmasi  ve Yunan birliklerine  karsi  direnis gösterilmemesi yönündeki  talimatlara  uymayarak,  bulunduklari  bölgelerde, emirlerindeki birliklerle direnise  geçmislerdir. Kuvvayi  Milliye-Milli Kuvvetler-Ulusal  Güçler.  

Ayrica,  yurdun diger kisimlarinda da  ilerleyen düsman güçlerine karsi büyük çogunlugu,  özellikle Bati Anadolu ile Güney Dogu Anadolu ve Akdeniz bölgesinde olmak üzere, kendiliginden olusmus, direnisler de vardir.  Yine, Bati Anadolu’da,  Çerkes  Ethem  gibi  büyük çogunlugu  asiret kökenli  yerel   güçler ve Demirci Efe  gibi  yörede hakimiyet  kurmus  bazi    otoriter guruplar, öncelikle    Kuvvayi Seyyare- Gezici  Güçler adi  altinda  TBMM’ nin emrine alinmis, Milli Mücadele’ye  kazandirilmis  ve  Yunan Ordusuna  karsi  vur-kaç  mücadeleye baslamislardir. Ancak, bölük tabur gibi  düzenli ordu biçiminde yapilanmis  olmayan, yani nizami harb usullerini  bilmeyen,   her türlü gereksinimleri bölge halki tarafindan saglanmaya  çalisilan   bu vatansever   gurublarin  mücadeleleri,  kendilerini  Anadolu’ya   çikmaya ikna eden   Batili  ülkeler ve özellikle  Ingilizler  tarafindan  silah-mühimmat-ekipman vs.  güçlü bir donanimla donatilmis,  sayica  hayli  üstün  Yunan Ordusu  karsisinda  basarili  olamamakta, yetersiz kalmakta, üstelik, o zamana  kadar kendi halinde  yasamis bu basi bozuk yerel güçlerin ve  çetelerin   denetimleri de  zor olmakta, bir çok  yerde  kafalarina  göre  davranmakta, gereginde  kanun nizam  tanimamakta,  zaman zaman, Ankara’daki TBMM hükümetine  ve Türkiye Devleti yönetimine   karsi tavirlar almaktadirlar. Üstelik  Ingilizler’in kiskirtmalariyla,  yurdun bir çok yerinde  Saltanat  taraftarlarinca  isyanlar  çikartilmakta,  bu isyanlarin bu gibi  yerel  güçlerle  önlenebilmesi,  sosyal –siyasal  engellerle  de  çok  zor olmaktadir.

 Artik milli bir ordu kurma zamani gelmistir. Düzenli  bir ordu  olarak , elde sadece,  Erzurum’da,   Kazim Karabekir Pasa’nin komutasindaki 15.Kolordu vardir. Daha  önceleri,  Mustafa Kemal’in baskanliginda  toplanan ve  yurt çapindaki  tüm Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin, dolayisiyla da,  bunlara  bagli çalisan  ve  bunlar tarafinda lojistik destek saglanan   Kuvvayi Milliye  birliklerinin  bir araya toplanmasini  ve  daha  düzenli  olarak  mücadele  etmelerini  öngören  Sivas Kongresi  Kararlari yönünde,  öncelikle  Ege bölgesindeki  askeri ve  sivil  direnisi  bir kumandanlik altinda  toplayabilmek amaciyla,  Bati Anadolu Umum Kuvayi Milliye Kumandanligi  kurulmus  ve  kumandanligina Ali Fuat  Pasa  getirilmistir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti aldigi bir  kararla Kuvvayi  Milliye’yi    Müdafaa-i Milliye –Milli Savunma  teskilatina baglamis  ve ihtiyaçlarinin hükümetçe karsilanacagini kabul etmistir. Ardindan,  Adana Cephesi açilmis  ve burada Ikinci Kolordu Kumandanligi  kurulmustur. Ankara Hükûmeti, cepheler olusturarak hizla düzenli askerî örgütlenmeye yönelmis,  topyekün  savasa  hazirlanmaktadir. Düzenli ordunun subay ihtiyacini karsilamak amaciyla, 1 Temmuz 1920 tarihinde, Ankara’da Abidinpasa Köskü’nde çesitli sinif subay adaylari talimgâhi açilmis,  Istanbul’dan kaçip gelen Kuleli Askeri Lisesi ögrencileri ile  bölgeden  katilan yedek subay aday ögrencileri  burada egitilmeye  baslanmistir.  8 Kasim 1920 tarihli Bakanlar Kurulu karariyla Bati Cephesi ikiye ayrilmis, kumandanliklara  Ismet (Inönü) ve Refet (Bele) beyler getirilmistir. Düzenli Orduya katilmaya  karsi çikan ve  isyan eden Kuvvayi  Seyyare birlikleri  bastirilmis  ve Bati Cephesinde  otorite saglanmistir.

Yeni  Türk  Devleti-Türkiye’nin  Ilk  Ordusu,  9 Aralik 1920’tarih ve 407  sayili kararname ile, karargâhi Amasya'da bulunan  3. Kolordu'ya bagli birlikler temel alinarak, devrin taninmis  kumandanlarindan Nurettin Pasa  kumandasinda, Türkiye  Büyük Millet Meclisi Ordusu- Merkez  Ordusu adi altinda,  kisisel  kanaatimce ve  askeri  deyimle  Merkez Karargah  niteliginde  kurulur. Bu gelismelerle birlikte  27 Aralik 1920 tarihli hükûmet kararnamesi   ile  Kuvvayi Milliye  kaldirilir  ve 1921 yili baslarindan itibaren de  Kuvvayi  Milliye birliklerinin  baslarina  subaylar  tayin edilmeye, birlikler  kontrol  altina alinmaya ve  düzenli birliklere  dönüstürülmeye  baslanir.    

              Merkez  Ordusu’nun görevi,  o zamanlar elimizde kalan son birer avuç  vatan parçalari olan  Sivas, Canik-Ordu, Samsun, Sinop, Amasya, Tokat,  Çorum, Yozgat  müstakil livalarini  ( askeri  deyimle   Miralay-Albay kumandanligindaki bir askeri birlik tarafindan kontrol edilen bir bölge, idari deyimle  vilayet )   ihtiva  eden  Orta Anadolu bölgesinde   asayisi saglamaktir.  5. ve 15 . ci Firkalardan ve  yeni kurulmakta olan  6. Atli Piyade firkasindan olusmus,  yaklasik on bin kisilik  bir asker  sayisina  sahiptir. Ilk  Çekirdek  Ordu.  Bölgeyi  denetime  alma,  bölgedeki  düsman hareketleri hakkinda  istihbarat yapmada  ve Pontus, Koçgiri gibi  isyanlarinin  bastirilmasinda ve sair eskiyalik hareketlerinin   önlenmesinde  gösterdigi  basarililariyla,  Kurtulus  Savasimiz  sirasinda  büyük yararlari olmustur.  Türk  Kurtulus  Savasi  tarihinde mümtaz bir  yeri olan  Merkez  Ordusu,    1920 yili  Aralik ayindan baslayarak,  1922  yili  Subat   ayina kadar  görevine devam etmis,  Büyük  Taarruz öncesi,   1 ve 2.   Ordularin olusturulmasi ile  görevini  tamamlamis  ve  8 Subat  1922  tarihinde , TBMM   karariyla  lagvedilmistir.      Saygilarimla.

 

 

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593