Ayak bastığı her toprağı medeniyete kavuşturan, yüzyıllar boyu âlemde nizamı tesis eden, barış ve huzuru coğrafyalarla beraber gönüllere nakşeden aziz milletimizin medeniyet düsturunu çok iyi irdelememiz gerekir.
Son birkaç yüz yıldır yavaşlayan tempomuzu geri kazanmak, yürümek değil, koşmak, hatta uçmak lazım gelen bir çağda uyuyan hücreleri uyandırarak, sahip olduğumuz medeniyeti yeniden inşa etmemiz şarttır.
Peki, ama nasıl? Medeniyet inşaası nedir? Yol haritamız nedir? Kılavuz nerede?
Anlatayım efendim.
Medeniyet inşaası öncelikle zihinde başlamalıdır. Zihnimizi dolduran gereksiz bilgiler ve ruhumuzu saran dünya malı sevgisinden kurtulmak ilk adımdır. Zihnimizi temizlemek ve faydalı şeylerle beslemek hem dünya hem Ahiret saadeti için yapmamız gereken ilk mücadeledir.
Medeniyet inşaasında karşılaşılacak her türlü zorlukta mücadele etmeye hazır, sağlam bir irade ve bu sağlam iradeyi her daim canlı tutacak kuvvetli bir şuur lazımdır.
Son birkaç yüz yıldır çalışmadık ama bunun farkına varmış ve treni kaçırmak üzere olduğumuzu fark etmiş bir nesil olarak gerçekten çok çalışmak ve yeniden bu medeniyeti dirilişe geçirmek için büyük gayret sarf etmek zorundayız.
Modern çağın savaşı akılla, bilimle, teknolojiyle, sanatla, sporladır. Devletlerarası mücadele, bilim ve teknolojiyle yapılıyorsa bu muharebeyi kaybetmemiz an meselesidir.
Düşünmeyen toplumlar üretemezler.
Savaşların bile dijitalleştiği bir çağda ayakta durmak ve medeniyeti yeniden kurmak istiyorsak, değişen ve gelişen dünyanın kurallarına göre oynamamız gerekiyor.
Maziye dayanan geçmişimizi geleceğimizle yoğurarak sürekli kendini yenileyen bir kültür ve inanç şuurunu sahiplenmeliyiz. Geçmişimiz bize yol gösteriyor olacak.
Lakin gelecek için çalışacağız, inşaa etmek istediğimiz medeniyetin başlangıç noktası budur.
Son tahlilde, Türkiye Cumhuriyeti'nin İslam'ın son kalesi olduğunu ve bütün dünya toplumlarına umut olacak bir dirilişi gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz.
Ümmetin ümidi biziz ve dahi din, dil, ırk fark etmeksizin tüm mazlumların ümidi biziz.
Bunun bilincinde olmalıyız. Atalarımızın dört kıtada at koşturduğu ve ayak bastığı her coğrafyayı adaletle yönettiğinin bilincinde ve dahi bugün bile dünyanın hastalıklarına reçete olduğumuzu ispatlamalıyız.
Kendi öz kültürümüzden ve öz değerlerimizden kopmadan yeni fikirler üretmeliyiz.
Maziden kopmadan yeni kültürler üretmeliyiz. Siyaseti, ekonomiyi, teknolojiyi, piyasaları ve gelişen dünyayı iyi okumalı, iyi analiz etmeliyiz ki ona göre yeni düzen fikirleri üretelim.
Velhasıl biz medeniyeti yeniden inşaa etmek zorundayız. Bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Çok çalışmamız gerektiğini ve zor olacağını biliyoruz lakin yapacağız.
Ve çiğneyip çiğnenip bu medeniyeti inşa edeceğiz. Biz buna inanıyoruz.
Yapacağız Allah’ın izniyle. Kimsenin şüphesi olmasın.


