Aslinda mesele Montrö falan degil.
Her sey TBMM Baskani Sentop'un bir gazetecinin sorusuna verdigi yanitla basliadi.
Soru suydu:
"Cumhurbaskani 'Avrupa Insan Haklari Sözlesmesi'nden çekildim, Montrö'yü tanimiyorum, feshettim' diyebilir mi?"
Cevap: "Yapabilir. Mümkün-muhtemel arasinda fark var. Yeterli miktar yogurt bulursaniz, Marmara Denizi'ni de karistirirsaniz, ayran yapmak mümkündür."
Önce siyasilerin demeçlerine takildi bu diyalog…
Sonra 103+1 emekli amiralin imzasiyla hazirlanan, bir zamanlarin malum bildirilerini çagristiran bir bildiriyle gündeme oturdu.
Vay sen misin, böyle muhtira verir gibi, gece yarilarinda bildiri yayinlayan!
Adeta linç girisimine ugradilar...
Rütbelerini sökelim…
Maaslarini keselim.
Sonra da içlerinden 10’u gözaltina alindi...
Anayasal düzeni ortadan kaldirmakla suçlaniyorlar.
Ve bu adamlar emekli!
Ne dedi, ne yayinladi bu amiraller?
Bildiride, sadece Montrö’den bahsettiklerini duyduk…
Bir de bir tugamiralin makam otosuyla gittigi camide üniforma üzerine “takke-cübbe” giyerek ibadet etmesini “kabul edilemez” bulmuslar.
Bu kadarini ögrenebildik.
[Sonra özel çabamla arayip, bildirinin tümünü bulmaya muvaffak oldum.]
****
Neyse…
Hal böyleyken, “Montrö” nedir, ne degildir konu ortada hala yok.
Benzer bir tartismayi “Lozan” üzerinden de yasamistik.
Sentop, bu tartismalarin ilk asamasinda: "Hukuk teknigi bakimindan konustuk. Lozan gibi Montrö gibi anlasmalardan çikmanin söz konusu olmayacagini da açik bir sekilde söyledim" demisti ama kâr etmedi.
[Ekonomi yikilmis, evler yanmis…
Pandemi her zamankinden fazla azmis, yüzlerce insanimiz can veriyor…
Aileler sarsiliyor, esler birbirini vuruyor.
Kadin cinayetleri aldi basini gidiyor.
Sokakta vatandas perisan.
Evde durum kötü.
Ne beis…]
Biz hala Marmara Denizi’ne yogurt arama sevdasindayiz!
Taraf / Bertaraf
Geçenlerde bir köse yazisinda okudum:
“Artik sag sol falan yok” diyor…
“Artik sag / sol ayrimi yok.
Artik Islamci / laik ayrimi yok.
Artik liberal / tutucu ayrimi yok.
Artik ulusalci / küreselci ayrimi yok.”
Diye siralamis. Ve eklemis:
“Artik Türkiye’de tek bir ayrim var:
Erdogan taraftarlari / Erdogan karsitlari.”
****
Bu yazara çogu kez katilmasam da, bu defayazdiklarina hak verdim…
“Adam dogru tespit etmis” dedim.
Tespitin ardindan, su yorum gelmis:
“Siyaset, artik bu ayrim üzerinden yapiliyor.
Ve sirf bu yüzden de...
Hem çok kisir hem de bir türlü akmiyor.”
****
“Tam da öyle oluyor” diyorum ve ekliyorum:
“Sizlerin sayesinde!”
Biz böyle degildik.
Bu algiyi bile isteye dayattiniz bize.
“Yandaslar ve karsitlar!”
“Ya taraf olacaksin ya bertaraf olacaksin!”
[Bakin bu son sözü de hatirladim bir yerlerden.
Birileri söylemisti sanki yillar önce…]
Bana karsiysan darbecisin, teröristsin!
Iste o noktadayiz!


