Hangi insanlara ince ruhlu denir?
1. Kuslar yem yerken ürküp kaçmasinlar diye yolunu degistirenlere
2. Elindeki çöpü çöp kutusu bulana kadar elinde gezdirenlere
3. Magazada denedigi kiyafeti götürüp yerine asanlara
4. Tanimadigi insanlara nezaket gösterenlere
5. Bagislamayi ve özür dilemeyi bilenlere
6. Sürekli kendinden bahsetmeyenlere
7. Baskalarinin adina utanan insanlara
8. Her seyi bilmeyenlere ve her konuda hakli çikmaya çalismayanlara
9. “Ben mi kurtaracagim bu dünyayi” demeyenlere
10. Nerede konusulmasi ve nerede susulmasi gerektigini bilenlere
Ne güzel maddeler degil mi, çogunun unutulmus erdemler olmasi da ayrica üzücü. Sizler bu yazdiklarima ekleme yapabilirsiniz. Ben bu güzel maddeleri bir instagram hesabindan alintiladim. Ne kadar yazik ki toplumda kaba saba, nezaketsiz, kuralsiz, egoist insanlar görüyoruz çogaldi.
En basit örnegiyle trafikte saygiyla, kurallara uyarak araba kullandiginda bile, el kol hareketleriyle sari isikta hareket etmenizi anlatan sürücüler oluyor. Makas atanlardan hiç bahsetmiyorum bile, kendilerinde hak görüyorlar adeta kuralsizligi. Bizler ne zaman bu kadar degistik acaba?
Ünye sahilinde yazin çekirdek çitleyerek yürümek bir adettir bilirsiniz. Ben çocukken babam asla yere attirmazdi çekirdek kabuklarini. Elimizde biriktirip, ilk gördügümüz çöp kutusuna atardik. Ünye’ye geldigimde yazlari görüyorum da sahildeki ve Cumhuriyet Meydanindaki banklarin çevresinde çekirdek kabugu tepesi olusmus. Nasil bir bilinçsizlik ve vurdumduymazliktir anlayamiyorum.
Bagislamayi ve özür dilemeyi çok önemsiyorum. Hep söyle düsünmüsümdür “Yaradan affedici de, ben kim oluyorum kimseyi bagislayamiyorum, affetmiyorum” bu büsbütün bir kibirlilik durumu. Tamam, sana çok kötülügü dokunan biri ile can ciger kuzu sarmasi olma ancak, bagisla onu ve yoluna devam et. O nefretle, sinirle yasama eziyetini kendine hak görme.
Bagisladiginda, rahatladigini ve hafifledigini hissediyor insan. O anda sana kötülük gibi gelen olay belki de senin hayrina olacak ileride, bunu o an göremiyor olabilirsin. Yasadigin her olayi, karsilastigin her kisiyi, yasam sinavinda atlaman gereken bir basamak olarak düsün. Bu sekilde hayata baktiginda bakis açin ve olaylari algilama seklin degisir.
Severiz bizler kendimizden bahsetmeyi, anlatmayi. Hele de benim hemserilerim muhabbeti çok sever. Bir durup karsimizdakini dinlemeli, onun da kendini ifade etmesine müsaade etmeliyiz. Sorulmadan çokça da kendinden bahsetmemeli insan. Yillar önce bir toplantida tanistigim bir kadin, yarim saat hiç susmadan kendini ve ailesini anlattiginda fark ettim ki, o diyalog kurmak degil monolog yapmak için konusuyor. Karsisindakini umursamayan, merak etmeyen bir insan, egolariyla savasta aslinda, önemsedigi tek sey kendisi.
Her konuda da sen hakli çikma! Belki dogru bildigin yanlistir. Bir açik kapi birakmali insan. Münakasa, tartisma güzeldir, zihin açar. Ancak asirisi herkesi yorar. Her seyi bilme iddiasinda olanlar çok yapar bu saygisizligi, karsisindakinin düsüncesinin dogru olacagini hiç düsünmez. Iddialasir durur, karsisindaki geri adim atarsa rahatlar ancak.
Hayat denen bu uzun ince yolda nezaketle, zarafetle yürüyenlere selam olsun…


