Şehit haberi ile güne başlamak çok ağır… Yürek yanık, gözler sulu, zor geçiyor zaman.
Böyle günlerde hep rahmetli babamı hatırlarım.
1991 yılıydı. Sovyetler Birliği dağılmış, birlik içinde 70 yıl esaret yaşamış Türk devletleri bağımsızlığına kavuşmuştu.
Aynı yıl Türkiye Gazetesi, okurlarına yeryüzündeki Türk devletlerini, Türklerin yaşadığı bölgeleri gösteren kocaman bir poster hediye etmiş…
Babam da aldığı bu posteri evde salon duvarının en gözde yerine takmış…
Üstelik Cuma geceleri, kandil geceleri ve bayram geceleri yakmak üzere, posteri aydınlatan bir de ampul takmıştı.
Bir Cuma gecesiydi babamlardaydım.
Evin balkonunda oturduğumuz sırada babamın posteri aydınlatan ışığı yakıp, önünde yatsı namazı kıldığını gördüm.
Namaz bitti, babam uzun süren dua sonrası kalktı, yanımıza geldi.
Babama;
“Baba bunu yeni gördüm. Sen namazı bu posterin önünde mi kılıyorsun” dedim.
Babam cevabında, Cuma gecelerinde, kandil gecelerinde ve bayram gecelerinde yatsı namazını mutlaka bu posterin önünde kıldığını… Duasında, Allah’tan dünyadaki bütün Türklerin birleşip tek güç, tek devlet olması için dua ettiğini söyledi.
Duanın çok anlamlı, ancak gerçekleşme ihtimalinin zor olduğunu söyledim babama.
Dedi ki;
“Zor olanı gerçekleştirmek Türk’ün işi. Bu aziz milletin evlatları bunu da gerçekleştirecek inşallah.”
Bu sefer babama dedim ki;
“Bak, Türkiye’nin önünü kesmek, ülkemizi bölüp parçalamak için bizi terör belasıyla karşı karşıya bıraktılar. Şehit üstüne şehit veriyoruz.”
Babam;
“İşte tam üstüne bastın. Bu millet vatanı için şehit olmayı göze alıyor ya… İşte bizim asıl gücümüz burada yatıyor. Biz bu ruhla yeneceğiz bütün düşmanları, bütün düşmanlıkları.”
Devam etti babam;
“Şehitlik inancımız devam ettiği sürece Türk Milleti kıyamete kadar var olacak Allah’ın izniyle. Benim yaşım 60’ı geçti. Haber gelsin desinler ki ‘Haydi cepheye’ Allah şahit, hem vallahi, hem billahi koşa koşa giderim.”
Babam bütün bunları söylerken normal konuşmasından farklı bir ton, farklı bir beden diliyle o kadar etkili konuşuyordu ki…
Eve döndüğümde söylediği her sözü kelimesi kelimesine, önemli notları kayıt aldığım ajanda defterime not ettim. O ajanda defterimi ve o notları itinayla saklıyorum.
Nitekim dün akşam bir sebep ortaya çıktı açtım, o notları okudum.
Sebebe gelince; emekli asker Mete Yarar’ı televizyonda dinliyordum.
Dedi ki;
“2016 yılıydı. Teröristlerin saldırında yaralanan askerlerimize geçmiş olsun demek için Gaziantep’teki hastaneye gittim. Yanına vardığım her asker; ‘Komutanım, doktorumuz diyor ki, iyileşip taburcu olduğunuzda sizi hava değişimine göndereceğiz. Biz hava değişimine gitmek istemiyoruz. Birliğimize dönmek, arkadaşlarımızla tekrar buluşmak, hainlerle savaşmak istiyoruz. Bu sefer gazi olduk, ama gerekirse şehit olmaya da varız. Sizden çok rica ediyoruz, doktorumuzla bunu görüşür müsünüz?”
Mete Yarar’ın bu sözleri üzerine hatırladım rahmetli babamın sözlerini ve o sözlerin kayıtlı olduğu defteri…
Defteri okudum, kapatıyorken gözüm televizyondaki alt yazıya gitti.
Son dakika haberi veriliyor, Kuzey Irak’ta teröristlerle girişilen çatışmada 3 askerimizin şehit, 4 askerimizin yaralandığı belirtiliyordu.
Sabah saat 6’da kalktığımda televizyonu açtım. Yaralı kahramanlardan 3’ünün daha şehit haberi veriliyordu.
Televizyonun başında öylece kaldım.
Şehitlerle ilgili hayat hikayeleri anlatılıyordu, sulu gözlerle dinliyordum.
Şehit 6 kahramanımızdan Sinoplu Piyade Sözleşmeli Er Çağatay Erenoğlu’nun geçen seneki bir çatışmada yaralandığını, iyileşir iyileşmez izin hakkı kullanmayıp birliğine, arkadaşlarının yanına döndüğü anlatılıyordu.
Bu ne büyük inanç, bu ne yüce bir ruh… Bu ne büyük vatan sevgisi Allah’ım.
Türk Milletindeki bu inanç, bu ruh, bu sevgi asırlar boyunca olduğu gibi bundan böyle de asırlar boyu, rahmetli babamın ifadesiyle kıyamete kadar bütün oyunları bozacak… Her türlü düşmanı, düşmanlığı bertaraf edecek inşallah.
Aziz şehitlerimiz Piyade Teğmen Ramazan Günay’a, Piyade Uzman Çavuş Mehmet Serinkan’a, Piyade Uzman Onbaşı İsmail Yazıcı’ya, Piyade Sözleşmeli Er Çağatay Erenoğlu’na, Piyade Sözleşmeli Er Yasin Karaca’ya, Piyade Sözleşmeli Er Emre Taşkın’a şehadetleri mübarek olsun. Ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Türk Milletine başsağlığı diliyorum.
Sizde çok iyi biliyordunuz ki, bu zamana kadar hiçbir şehidimizin kanı yerde bırakılmadı. Sizlerin de bırakılmadı, aynı anda 7 hainin hesabı görüldü. Daha da görülecek, rahat uyuyun. Ruhunuz şad, makamınız cennet olsun.
Haftaya kadar sağlıcakla kalın değerli okurlar…


