Ramazan ayı, hem ruhsal hem de bedensel arınma sürecidir. Ancak uzun süren açlık kadar, hatta çoğu zaman ondan daha fazla zorlayan unsur susuzluktur. Su; dolaşımın sağlıklı işlemesinden sindirime, vücut ısısının dengelenmesinden toksinlerin atılmasına kadar pek çok yaşamsal süreçte temel rol oynar. Bu nedenle Ramazan ayında yeterli ve dengeli sıvı alımı, sağlıklı bir oruç sürecinin en önemli belirleyicilerinden biridir.
Gün içerisinde uzun saatler su içilemediğinde halsizlik, baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü, kabızlık, tansiyon düşüklüğü ve çarpıntı gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olan bireyler, gebeler ve emziren anneler için yetersiz sıvı alımı daha ciddi riskler doğurabilir. Bu nedenle Ramazan’da su tüketimi bilinçli bir şekilde planlanmalıdır.
Günlük su ihtiyacı kişiye göre değişmekle birlikte genel bir hesaplama yöntemi kilo başına 30–35 mililitre şeklindedir. Örneğin 70 kilogram ağırlığındaki bir bireyin günlük ortalama 2–2,5 litre suya ihtiyacı vardır. Ramazan’da bu miktarın iftar ile sahur arasındaki zaman dilimine dengeli biçimde yayılması gerekir. Suyu tek seferde fazla miktarda tüketmek yerine aralıklarla ve yavaş içmek hem mide konforu hem de vücudun sıvıyı daha verimli kullanabilmesi açısından önemlidir.
İftarda orucu açarken 1–2 bardak su içmek, ardından yemeği daha kontrollü tüketmek iyi bir başlangıçtır. Yemekle birlikte bir bardak su tercih edilebilir. Yemekten sonraki saatlerde su tüketimi sürdürülmeli ve sahurda da en az 2 bardak su içilmelidir. Susamayı beklemeden su içmek, sıvı dengesini korumada en etkili yöntemlerden biridir.
Elbette su temel sıvı kaynağıdır; ancak su oranı yüksek besinler de günlük ihtiyaca katkı sağlar.
Karpuz, salatalık ve marul gibi sebze-meyveler ile ayran gibi içecekler hem sıvı desteği sağlar hem de mineral alımına katkıda bulunur. Bununla birlikte çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerin fazla tüketimi idrar söktürücü etki gösterebilir; bu nedenle bu içeceklerin suyun yerini tutmadığı unutulmamalıdır.
Ramazan’da susuzluğu artıran bazı beslenme hatalarına da dikkat edilmelidir. Aşırı tuzlu gıdalar, salamura ürünler, çok baharatlı yemekler ve şerbetli tatlılar gün içinde susuzluk hissini belirgin şekilde artırabilir. Özellikle sahurda tuzlu peynir, zeytin ve işlenmiş et ürünlerinin miktarını sınırlamak gün içindeki konforu artıracaktır.
Tansiyon, diyabet ve böbrek hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları olan bireyler ise sıvı planlamasını mutlaka kişisel sağlık durumlarına göre düzenlemelidir. Gerekirse hekim ve diyetisyen kontrolünde ilerlemek en doğru yaklaşım olacaktır.
Sonuç olarak Ramazan ayında yeterli su tüketimi; baş ağrısı, halsizlik ve sindirim problemlerini azaltırken genel iyilik halini de destekler. Sağlıklı bir oruç süreci için beslenme kadar sıvı planlamasının da bilinçli yapılması gerekir. Unutmayalım ki su, bedenimizin en temel ihtiyacı ve Ramazan boyunca en güçlü destekçisidir.


