HATUN ÖZTÜRK


Ramazanın vazgeçilmezi; Güllaç…


Yemek tariflerine Ramazan ayıyla bütünleşen bir tarifle başlayalım… 

Ramazan ayında ilk akla gelen tatlı nedir diye sorsak, çoğumuz Güllaç diyecektir. Bu kadar hafif, bir o kadar da lezzetli olan bu tatlı neden genelde Ramazan ayında soflarımızı süslemektedir? Neden 11 ay bu lezzetten mahrum kalıyoruz? Hayatımızdaki alışkanlıklar galiba bu sorunun cevabı… 

Yılların emektarı Güllaç, Ramazan ayıyla birlikte bütün görkemiyle sofralarda yerini alırken, Ramazan’ın bitişiyle beraber yine tüm tevazusuyla gözden kayboluyor.

Rivayete göre Güllaç yaklaşık 600 – 700 yıl önce Osmanlı zamanında yaşayan insanların mısır nişastasını saklama çabasıyla ortaya çıkmış bir lezzet olarak karşımıza çıkıyor. Halk, çuvallarla aldığı nişasta bozulmasın, böceklenmesin, rutubetten zarar görmesin diye nasıl saklayabileceğini düşünürken, akıllarına biraz un ve suyla karıştırıp yufka şekli vererek saklamak gelmiş. Böylelikle nişastayı daha uzun süreler muhafaza edebileceklerini düşünmüşler.

Bu nişastadan yufkaları kullanmaları gerektiğinde de bu sert yapraklardan ihtiyaçları kadar koparıp ellerinde ufalayarak toz nişasta gibi kullanırlarmış. Bir gün bu yaprakları ıslatmak akıllarına geldiğinde önce süte, ardından gül suyuna başvurmuşlar. Sonrasında cevizdi, nardı derken ortaya bugünkü ihtişamıyla Güllacımız çıkmış.

Başlarda içindeki gül suyundan dolayı “güllü aş” denirken, tıpkı “sütlü aş”ın “Sütlaç’a dönüşmesi gibi, o da zamanla “Güllaç”a dönüşmüş…

Güllacın marifetine gelince az malzemeyle görkemli bir lezzet elde etmek. Özellikle o beyaz yaprakları, un, su ve mısır nişastası gibi basit malzemelerin eseri. Ama tabii ona asıl tadını veren sonradan eklenen süt, ceviz ve lezzetin yıldızı gül suyu.

İşte böyle… Her yılın bir ayında damaklarımızı ve sofralarımızı şenlendiren bu şahane lezzeti evvela nişastaya borçluyuz galiba…

Çok çok hafif, iftardan sonra mide yormayan, hatta yedikçe yiyesiniz gelecek enfes bir tarif. Hikayesinden bu kadar bahsetmişken, şimdi de geçelim tarifine…

 

MUHALLEBİLİ GÜLLAÇ 

Malzemeler

Muhallebisi için:

  • 1 lt süt
  • 9 yemek kaşığı toz şeker
  • 4 yemek kaşığı nişasta
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1 poşet krem şanti
  • 1 paket vanilya

 

Güllaç için:

  • 10 adet güllaç yaprağı
  • 1 litre süt
  • 1, 5 su bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya

 

Arası için:

  • 1 su bardağı iri kıyılmış ceviz

 

Tarifi nasıl yapılır?

  1. Muhallebisi için tencereye süt, şeker, nişasta ve un alınır, kaynayıp koyulaşana kadar sürekli karıştırarak pişirilir.
  2. Koyulaşınca ocaktan alınıp vanilya eklenip karıştırılır. Ara ara karıştırarak ılıması sağlanır.
  3. Ilık muhallebiye 1 poşet toz krem şanti eklenerek güzelce karıştırılır.
  4. Güllaç için süt ve şeker tencereye alınıp şeker eriyene kadar ısıtılır. 1 paket vanilya eklenip karıştırılır. El yakmayacak sıcaklıkta olması gerekiyor.
  5. Güllaç yaprakları 4’e bölünerek kaba yerleştirilir.
  6. Üzerine bir kepçe süt gezdirilir. Yumuşaması için bir kaç saniye beklenir.
  7. Üzerine diğer güllaç yaprağı serilir. Ve yine süt gezdirilir. 5 yaprak bu şekilde tamamlandıktan sonra hazırlanan muhallebi gezdirilir.
  8. Muhallebinin üzerine ceviz serpilir.
  9. Kalan 5 yaprak güllaçta yine aynı şekilde aralarına süt gezdirilerek yerleştirilir.
  10. Üzeri streç ile kapatılarak 2-3 saat dolapta dinlendirilir, istenilen şekilde süslenerek dilimleyip servis edilir. Afiyet olsun.

 

 

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593