Yoğun tepkiler üzerine emekli aylık ve maaşına temmuzdan itibaren refah payı ile birlikte yüzde 25 oranında zam yapılması kararlaştırıldı. Ancak bu artış milyonlarca garibanı hoşnut etmedi.
TÜİK’in 6 aylık TÜFE verileri doğrultusunda SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 19.77, memur emeklisine de yüzde 17.55 oranında artış gündeme gelmişti. En düşük memur maaşının 22 bin liraya yükseltilmesine ilişkin TBMM’ye sunulan torba yasa teklifinde emeklilere enflasyon zammı dışında refah payı verilmesi yer almamıştı. En çok maaş artışına gereksinimi olan dar ve sabit gelirlilerin unutulması yoğun eleştiriye uğramıştı.
Tepkiler üzerine yasa teklifinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda AKP’li vekiller tarafından verilen önerge ile 16 milyon emekliye yüzde 25 zam verilmesini öngören madde eklendi.
Yüzde 25 zam oranından kök aylığı 6 bin lira ve altında olan emekliler yararlanamayacak. Nisanda en düşük emekli aylığı 5.500 liradan 7.500 liraya yükseltilmiş, Hazine tarafından karşılanan 2 bin liralık artış kök aylıklara yansıtılmamıştı. Yani 6 bin lira ve altında kalan kök aylıklar 7.500 liraya ulaşana dek 6 aylık zamdan yoksun kalacak. Kök aylığı 6 bin ile 7500 lira arasında olan emeklinin zam oranı da yüzde 25’in altında kalacak. 9 milyon emekli son derece yetersiz 7500 lira gibi komik aylıkla geçinmeye çalışıyor.
Nisandaki düzenlemeden kök aylığı 7500 lira ve üzerinde olanlar yoksun kalmış, çeşitli eylemlerle protesto edilmişti. Emekli haklarını alabilmek için meydanlarda haykırmayı sürdürüyor.
Bu hafta içinde Meclis Genel Kurulu’nda yasalaşması beklenen teklifte değişiklik yapılmazsa milyonlarca dar ve sabit gelirli kitle yılbaşına dek yüzde 25 zamla yetinecek. Deyim yerindeyse dağ fare doğurdu. Beklentiler kademeli olarak en az yüzde 30-45 zam aralığındaydı.
Zira önceki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, yüksek tutarlı ve daha uzun süre prim ödeyenlere kademeli olarak fazla zam yapılacağını çeşitli kez açıklamıştı. Emekli de büyük beklentiye girmişti. Ne var ki yüzde 25 zamla bir kez daha hüsrana uğradılar. Nasıl uğramasınlar? Asgari ücrete yüzde 34, en düşük memur maaşına yüzde 86, kamu işçisine yüzde 45 zam. Emekliye gelince yüzde 25. Oh ne ala. Açık şekilde eşitsizlik ve adaletsizlik. Nerede seçim öncesi verilen sözler? Seçim bitti, sözler unutuldu. Çalışırken vergisini ve primini düzenli ödeyen, aksatmayan, emeği ile ülke kalkınmasına omuz veren eli öpülesi emekli sürekli göz ardı ediliyor. Onlar zam eşitsizliğini hak etmiyor.
TBMM’de görüşmeleri süren torba yasa teklifinden iğneden ipliğe her şeye zam çıktı. Nereye baksan zam sağanağı. Kuşkusuz önümüzdeki günlerde de sürecek dar gelirlinin cüzdanını boşaltan sağanak. Kaşıkla veriliyor kepçeyle geri alınıyor. Bir cebe az giriyor diğer cepten fazlasıyla çıkıyor. Bu tablo karşısında emekliye yüzde 25 zam yeter mi? Aylıklara en az yüzde 50 artış istiyorlar. Meclis görüşmelerinde kök tutarlara bakılmaksızın tüm aylıklara eşit artışı sağlayacak değişiklik yapılarak haksızlık giderilmeli.
Emekli can yakan hayat pahalılığında soluklanabilmek için; 2000 yılı sonrası emeklilerini kapsayacak yeni intibak yasasının çıkarılmasını, net asgari ücret düzeyinde yılda 4 ikramiye ödenmesini, sağlık hizmetinden yapılan kesintilerin sonlandırılmasını, yüzde 4-5 oranındaki ek ödeme tutarının yüzde 8-10’a çıkarılmasını, en düşük aylığın net asgari ücret kadar olmasını talep ediyor.


