Yüregi kadar doyarmis insan. Yüreginin ekmegini avuçladigi an kimde ne kadar kaldigini anlar, bir kez daha yorulurmus duygulari. Bir kez daha sogur gidermis hayattan. Varligini bile kabullendiremedigi gönüllerde arar dururmus olmayacak hisleri. Kaliplara sigdiramadigi cümleleri bile yetersiz kalirmis. Kifayet bulmazmis hiçbir cümle bundan gayri. Yorulurmus insan her tökezleyisinde. Ayagina degen taslari siralamaktan bile yorulurmus.
Saymaktan, ugradigi haksizlarin sonunda adalet bulamayisindan...
Her seyden kendine bir parça daha katip tekrar yorulurmus...
Vazgeçse olmuyor, devam etse nefes alamamaktan korkarmis insan.. Yasarken ölmek dedikleri de bu olsa gerekmis.
Ve!
Kimsenin kimseyi sevmedigi bu dünyada da kimsenin kimseyle geçinme çabasi olmadigi halde tuhaf ve de anlamsiz kalabaliga çok denk gelir olduk bugünlerde…
Gülünç ötesi olan bol dedikoduya elverisli haller…
Iki sosyal medyalik sahane o pürüzsüz yüzler. Maskelerin altinda kalmis ukala tavirlar, bencil yönler. Daha saymakla yetinemeyecegim kadar çok kusurlu yönler…
Herkesten, herseyden kalma puzzle parçalari adeta…
Asli baska olan, görüntüsü çok baska olan bu yasamin acinasi halleri…
Sahi!
Sizler kimlerdendiniz…
Hangi safta yer alanlardandiniz?
Dürüstlügün getirdigi kayiplarda kalanlarin tarafi mi, yoksa günü kurtarmaya yetecek pamuk ipligi kadari miydiniz?
Sahi!
Siz kimlerdiniz?
Yürümekte oldugumuz tek yol kendi yolumuz. Kendi adimlarimiz.
Bu yol serüvenimizde bizlere eslik edenler de olacaktir. Yolundan dönüp yarida birakanlar da…
Neymis azizim denk düsmek ?
Evvela kendini görmek, kendini ..
Gerisi yitip gidenlerden ibaret ..
Gerisi azalmislik
Azaltilmislik…


