Sekiz Mart Pazartesi dünya kadinlar günüdür… Ben bu özel günü nasil köseme tasidiysam, elbette konuya dair Dünyada binlerce yazi yazilacak, etkinlikler ve konferanslar, bir takim farkindaliklar yapilacak.
Ancak bu durumun kismen faydasi olsa da, her zaman ki gibi kadina siddet ve tacizin düsmesini önemli ölçüde saglamayacak.
Ama biz yinede yazacagiz… Zira Kötülügün karsisinda iyilik susmamali!
Gün geçmiyor ki televizyon haberlerinde ve gazete mansetlerinde kadin taciz ve cinayetlerine sahit olmayalim.
Üstelik bu sadece basina aksedenler… Ya esi arkadasi ya da diger yakinlarindan gördükleri siddeti kimselere açamadan aci çeken binlercesinin çigliklarini duyabiliyor muyuz?
Isyerinde ya da siyasi partilerde gördügü tacizi söylemeye utanan yiginlarin sessiz çiglini kim bilebilir?
Bunun için diyorum ki… Bu sorun çok yönlü önlemlerle çözülebilir… Ne sadece egitim, ne sadece yasa, ne sadece ceza ile çözülemez!
Çözümün dini, egitim, sosyal, felsefi, adli, hukuki boyutlarini sentezleyerek islah kavrami tesis etmek lazimdir! O zaman ne yapacagiz? Diyanet Isleri Baskanliginin, Milli egitim Bakanliginin, Saglik Bakanliginin, Adalet Bakanliginin, Yasamanin, Içisleri Bakanligi nezdinde Emniyet Genel Müdürlügü ve Jandarma Genel Komutanliginin müsterek çalismalari ile kadina siddeti önleme ve islah programlari hazirlanmasi, bu hususla ilgili egitim almis özel görevli ekipler olusturulmasi önem arz ediyor.
Ülkemizde 2019’ da 299 kadin, 2020 ise 275 kadin katledilmistir.
Sanilmasin ki gelismis ülkelerde kadina siddet bizden daha azdir. Almanya kadina siddet konusun da ilk onuncu sirada. Avrupa’da her üç kadindan biri siddet ve taciz görüyor. Avrupa’da vasifli mesleklerdeki kadinlarin % 75’si, hizmet sektöründeki kadinlarin % 66’si cinsel tacize
Ugruyor. Danimarka’da ise tecavüz olaylarina nadiren kayda deger ceza veriliyor.
Amerika ise daha berbat… Dünyadaki diger ülkelere kiyasla Amerika’da 21 kat daha ölüm riski var.
Ne hazindir ki Ülkemizde kadinlarin çogu baskilanan çesitli nedenlerle gördügü siddeti yillarca sakliyor.
Hayati kâbusa çeviren bu durum hem siddete maruz kalanca, hem de yakinlari tarafindan yillarca saklanilmamalidir… Siddet gören kadinlarin yakinlari bu duruma seyirci kaldiklari takdirde her iki dünyada bu vebalden kurtulamazlar.
Siddet gören kadinlar her ne olursa olsun gördügü siddeti yillarca saklamayarak, yakinlarina ve devlete siginmalidirlar.
Siddete ugrayan kadinlar,6284 sayili ailenin korunmasi ve kadina siddetin önlenmesi hakkindaki kanundan faydalanmalidir… Bu kanundan yararlanarak, uzaklastirma karari aldirabilir. Kadin siginma evlerine yerlesebilir. Çocuklari için kres destegi isteyebilir. Kendisine siddet uygulayanin silahina el konulmasini isteyebilir. Maddi para yardimi talep edebilir. Adres kimlik olmak üzere diger belgelerde degisikli isteyebilir. Psikolojik, hukuki ve sosyal destek isteyebilir.
Diger yandan, siddet gören kadinlar ( KADES) uygulamasini telefonunun Apple Store’ya uygulamali indirebilir… Bu durumda indirdigi bu programla daha pratik bir sekilde attigi konuma polis ve Jandarma yardim çagrisinda bulunabilir.
Ne enteresandir ki, kadina siddet uygulayan insanlari da kadinlar yetistiriyor… Ve merhametsiz bu tür insanlar kendi anasina bile siddet uygulayabiliyor. Bu insanlar nasil bu kadar cani olabiliyorlar? Bu toplumsal bir vakadir! Bunun üstünde durulmasi gerekir.


