Bugün dünyada 785 milyon insan var ve 9’da 1 temel içme suyuna erisemiyor, sayilamayan milyonlarca ailenin tüm ihtiyaçlarini karsilamalari gereken bir kova su için siraya giriyor, 144 milyon insan ise göletlerdeki suya bagli temel ihtiyaçlarini karsilayabiliyor. Dünya Ekonomik Forumu tarafindan hazirlanan bir rapora göre, su krizi topluma etki açisindan 4 numarali küresel risktir.
Ayrica 2025 yilinda 1.8 milyar insanin ciddi su kitligi ile karsi karsiya kalacagi ve dünya nüfusunun 3/2 si bu durumdan etkilenebilecegi bildiriliyor.
Su, hayatin kaynagi…
Dünyanin 3/4'ü; vücudumuzun % 80'i su. Kana kana içtigimiz, dus yaptigimiz, yagmur olup yagdiginda sevdigimiz ama sel olup aktiginda korktugumuz su. Yasayan bütün canlilar için en önemli dogal kaynaklardan biridir.
Akarsulari, Dereleri ile ünlü Ordu’muzda yer alti sularimiz ne durumda? Meshur dillere konu olan Türkülerimizde oldugu gibi acaba Ordunun dereleri birakin yukari yukari akmasini asagi akiyor mu?
Ünye’mizin dericilik ve tabak islemesinden adini alan Tabakhane deresi ne durumda? Derelerimizde akarsularimizdaki o süs baliklari diger görsel essiz güzellik nerede?
Göller ve akarsular kirletilip, kurutuluyor. Modernlesme ve Sanayi ugruna betonlasarak Tarim alanlarimiz yok ediliyor. Gittikçe büyüyen bir sorunumuz oldugunun farkinda miyiz? Biliyorum, hala önemsenmeyecek. Ancak basimiza gelince göreceksiniz ki is isten geçmis olacak. Çünkü doganin geri dönüsü yok.
Yeralti ve yerüstü su kaynaklarinin her ne sekilde olursa olsun kirletilmesinin önlenmesi saglanmalidir.
Milyonlarca insan hala güvenli su kaynaklarina erisme konusunda günlük zorluklarla karsi karsiyadir. Temiz su kaynaklarina erisememenin savas da dahil olmak üzere her türlü siddetin neden oldugundan daha fazla insanin ölümüne neden oldugunu ve bu da suyun dünyanin en acil saglik sorunlarindan biri haline getirdigini belirtmek isterim.
Su, süphesiz yeryüzündeki her canli için vazgeçilmez bir kaynaktir.
Son 50 yilda yanlis su politikalari nedeniyle sulak alanlarimizin yüzde 40’ini kaybettik. Kalanlari da kirletiyoruz. Sonra yagmur duasina çikiyoruz.
Tarimsal ilaçlar ve böcek öldürücülerle kirletiyoruz göllerimizi, akarsularimizi. Sanayide kullanilan suyun büyük bölümü aritilmadan dogaya birakiliyor.
Ünye de su havzasi Ceviz derede yapilan plansiz denetimsiz gelisi güzel küçük ölçekli olmasina ragmen zararli atiklari olan sanayilesme ve çöp ayristirma tesisi sonrasi insan sagligi, çöp yakma islemi sonrasinda olusacak atik gazlarin havaya ve çevreye etkileri, orada yasayanlari bizleri ne kadar etkileyecek? Sükür ki yöneticilerimizin girisimleri ile Bakanliktan müjdeli haber geldi. Ünye Küçük sanayi sitesi yapilacak. Insallah bu gelisi güzel sanayi, çevre kirliligi ortadan kalkar.
Ne olacak bu isin sonu? Kirlilik önemli sorun. Bugün Ülke geneline baktigimizda Menderes Nehri’nde akan suyu içebilir misiniz?
Ergene Nehrindeki suyu birakin içmeyi, nehrin yanina yaklasmaya bile korkarsiniz. Sakarya kirli. Gediz kirli. Suyu içilebilecek ölçüde temiz kaç nehrimiz kaldi?
Son yirmi yil içinde yürütülen yanlis uygulamalar, göz yumulan kaçak kuyu açmak ve atik sulari akarsulara bosaltmak, HES gibi hukuksuz proje ve davranislar nedeniyle yeralti ve yer üstü sularimizin kalite ve miktarinda ciddi azalmalar ortaya çikmaktadir.
Siyanür hem suyumuzu hem de dogal hayati yok ediyor.
Siyanür ile altin ayristirma da kullanilan su endise vericidir. Suyumuz yok ediliyor, kirletiliyor. Su kirliliginin yani sira ayristirma islemi sirasinda halkin su kaynaklarinin tu¨kenmesine neden olabilecek miktarda da su tu¨ketiliyor.
Bakiniz; 1 gr altin ayristirmak için 4 ton temiz su, siyanürle birlikte tüketiliyor. Ayda ortalama 70 kg altin çikarildigini varsayima göre aylik 280 bin lt, 1 senede 3.360 bin lt yapar. Hal böyle. Altin ayristirmada kullanilan suyu geriye temiz kullanip salsalar canimiza minnet diyecegiz. lakin topraklarimiz zehirleniyor. Siyanür havuzundan buhar olup kalkan, havaya karisan zehir de yagmur ile tüm canlilarin üstüne iniyor. Gelecegimiz tehdit altindadir. Yo¨rede yapilan altin madencilgi sonucu tarimsal faaliyet de zarar görecek. Toprak ve su kaynaklarinin kirlenmesiyle tarimsal u¨retimde verim ve kalite kaybi yas¸anacak. Tarimin çok çok konusuldugu üreten Ordumuzda topraklarimiz, dogamiz, insanlarimiz tehlike altindadir.
Altin madenciliginin yapildigi alanlar, bir zamanlar ormanlar ve temiz su kaynaklarina ev sahipligi yaparken, bu faaliyetten sonra kratere do¨nu¨smu¨s dag?lar, u¨zerinde canlilarin yas¸ayamadig?i araziler, kirlenmis¸ on binlerce kilometre akarsu ve yu¨zlerce go¨le dönüsüyor. Madencilik alanlari incelendiginde genellikle ay yu¨zeyine benzer bir go¨ru¨ntu¨de olan, bitkiden yoksun, kirik kaya ile kapli ve kirli bo¨lgeler olmasi dikkat çekiyor. Ac¸ik maden c¸ukurlari yer yu¨zeyinin deformasyonuna ve c¸o¨kmesine neden oluyor. Su kaynaklari ise atik havuzlarindan gerc¸ekles¸en sizintilar, havuzlarin yikilmasi, tas¸masi ve benzeri kazalar ya da atiklarin dog?rudan nehirlere ve denizlere do¨ku¨lmesi, asit maden drenaji gibi pek c¸ok farkli su¨reçle birlikte kirleniyor. Bunun yaninda madencilig?in kirlettig?i su kaynaklari, dog?al yas¸am ac¸isindan ciddi bir tehdit olus¸turuyor.
Burada siyanürle yapilacak ayristirma islemleri sonucunda tarim topraklarinda ag?ir metal kirlilig?i yas¸anacak. Verim, kalite ve pazar deg?erindeki kayiplar sonucu, ekonomisi tarima dayali bo¨lgede tarimsal u¨retimden elde edilen gelir azalacak. Yas¸anacak gelir azalmasi sonucu c¸iftc¸ilerin sabit tesis yatirimlari zarar go¨recek. Bu da u¨retim kayiplarina, kirsaldan kente olan go¨c¸lerin artmasina ve sosyal problemlere neden olacak.
Bizleri idare etmeleri yönetmeleri için seçtigimi yerel yönetimler ve merkezi yönetim; Kiymetli hemserilerimiz; Vatansever yurttaslar; daha ne kadar kiyacagiz? Allah’in verdigi nimetleri ne kadar yok edecegiz.
Nasil ki sevinçler paylasildikça çogalir, hüzünler paylasildikça azalir misali bilgilerde paylasildikça faydalidir. Dogdugumuz memleketin kalkinmasi ve birlikte yasadigimiz insanlarin yasam seviyelerinin yükselmesi için mücadelemize devam.
Nitelikli insanlarin olusturdugu toplumlarin ulasamayacagi hedef çözemeyecegi sorun yoktur. Nitelikli is gücüyle öne çikan üreten, dönüsen Ordumuzda da durum aynen böyleyken Ordu olarak çok sansliyiz ki enerji bakanligi yapmis çok kiymetli birikimli, Ordumuzu insanlari seven bir belediye baskanimiz var. Ordu olarak bu sansimizi iyi degerlendirmeliyiz. Sayin bakanimiz baskanimiz ve ekibinin çalismalari ile Ordu herkes tarafindan konusulmaktadir. Ordu 19 ilçesiyle bir bütündür. Bazi haberler ile olaylari kisisellestirmek, o sunu demis, bu bunu demis gibi söylemlerle bir yere varamayiz. Çekisme içinde degil birlik içinde oldugumuz zaman basaramayacagimiz ulasamayacagimiz sorun yoktur.


