Ünlü nergis çiçeginin hikayesi: Yunan mitolojilerinden birinde, Ida daginin genç ve yakisikli delikanlilarindan, hem mükemmel derecede yakisikli ve hem de tahammül edilemeyecek derecede kendini begenmis olan genç Tanri Narkissos, her sabah, Ida Daginin eteklerindeki göle gelir, gölün maviliklerinde kendi güzelligini seyrederek, kendinden geçermis. Narkissos’ u hep hayranlikla seyreden, ancak, onun, hiç yüzlerine bakmadigi, orman peri kizlari ise, her gün yanina gittigi gölün-göl perisinin mutlulugunu kiskanirlarmis.
Ida Dagi’ndaki sarayinda etrafindaki resmiyetteki karisi, pardon sevgili esi Hera’dan baslayip, kizlari mizlari, artik her neyse çevredeki bir yigin cinsi latif hatun kisi ile birlikte ikamet etmekte olan Tanrilar Tanrisi Zeus ise, bu isten huylanmakta, Narkissos’ tan fazla hoslasmamaktadir. Yine bir gün, Narkissos, göl kenarinda kendisini seyrederken, her nasil olduysa, çamurda ayagi kayar ve göle düsüp, bogulur.
Narcissos’un ölümüne aglayan Orman perileri, Göl perisinin de agladigini görürler. Kendileri gibi, Narkissos’a asik oldugu için agladigini düsünürler. Göl derki. “Narkissos benim mavi sularimda kendi siluetine bakarken, ben de, onun gözlerinin maviliklerinde, kendi güzelligimi seyrediyordum. Yakisikliligini hiç fark etmemistim.”der. Herkes aynada kendisini seyreder. Herkes kendine güzeldir.
Sonuçta; peri kizlarin perisan hallerini fark eden, heralde biraz da vicdan yapan, ulu Zeus, kizlara bir babalik yapar. Narkissos’u bir çiçege dönüstürür. Her bahar mevsiminde ormani çig, gölü sis bastigi günlerde, Nergis çiçegi, topraktaki yumrusundan yeniden canlanir, boy gösterir ve çiçek açar. Ormanin ve gölün peri kizlari, damlalarca gözyasi dökerler.
Kizlar gözyasi döküp dururlar amma, Nergis’ in de çok umurunda oldugunu zannetmiyorum. Huylu huyundan vazgeçer mi?
Derler ki, Nergis, gençlik- ergenlik simgesidir. Ayni zamanda yalnizligi da anlatir. Gençlikte bir tür yalnizliktir, toplumdan biraz uzak, dik basli bir yalnizlik.
Bu hikaye-efsane bati dünyasinda uzun bin yillar boyunca çesitli öykü ve sanat eserleriyle yasatilmis olup, bunlarin en güzeli ve ünlüsü olan, Italyan ressam Caravaggio'nun 1594-1596 tarihleri arasinda tamamladigi "Narcissus" (Ya da "Kendine Asik Olan Adam") adli yagli boya tablosudur. Eser Roma'daki "Galleria Nazionale d'Arte Antica"da bulunmaktadir.
Gerçege gelirsek, kisaca, Nergis bitkisi, Plantae-Bitkiler Alemi’nin Magnoliophyta-Kapali tohumlular Subesi’nin Lilipsida-Tek çenekliler Sinifi’nin Asparagales Takimi’nin Amarylldanceae- Nergisgiller Familyasi’nin Narcissus Cinsi yabani nergis –Narcissus pseudonarcissus- Narcissus cinsinden bitki türlerinin ortak adidir.
En bilinen türleri, Çin Nergisi (Narcissus tazetta), Yabani nergis (Narcissus pseudonarcissus), Fulya (Narcissus jonquilla), Zerrin (Narcissus poeticus) ve Güz nergisi ( Narcissus serotinus) gibi türleridir.Soganli bitkilerdir. Saplari , 20 ile 80 cm kadar yükselebilmektedir. Taç yapraklari, beyaz ve sarinin karisimlari seklindedir. Anavatanlari Avrupa’dir. Tür olarak en zengin çesitleri, Ispanya ve Portekiz’de bulunur. Çesitli türleriyle tüm Akdeniz kiyilarini ve Kuzey Amerika’dan Japonya’ ya kadar da çesitli türleriyle yayilmis olup , Avrupa, Kuzey Amerika ve Kuzey Afrika ülkelerinde endüstriyel tarimi da yapilmaktadir. Yabani olarak Türkiye’de Ege Bölgesinde en çok Narcissus poeticus çesidi bulunmakta ve yetistirilmektedir.
Gelelim, adini bu güzel çiçekten alan Narsizm ‘e. Türkçesi özseverlik. Yani, kisinin kendini sevmesi. Kendine tapmasi. Daha dogrusu kendi kendisine asik olmasi hali. Bilimsel tanimini ünlü psikolog Sigmeund Freud yapmis. Libido-cinsel enerjinin benlige, iç dünyaya yönlenmesi. Yani tam da ergenlikte, disa açilma zamani gelmisken, içe kapanmaya, dis dünyada uzaklasmaya baslama durumu. Sonuç, sosyal irtibat bozuklugu, kendi hayalinde kurdugun krallikta-yada kraliçelikte, kendi basina yasamak. Sen bilirsin. Bir gün olur, adamin ayagini, efsanedeki gibi bir kaydirirlar, elini kolunu tutacak bir dostunda yok ise, çok kasilma, isin zor olur.
Bilimsel tarafina gelirsekl. Insan psikolojisi iki tabakalidir. Bilinç ve bilinç alti hali. Bilinç alti çocuklukla, Bilinç hali ise, ergenlik-yetiskin kisilikle beraberdir.Freud diyor ki, bu is, taa bebeklikten baslamakta. Henüz , ‘ben ve ben olmayan’i ayirt edebilme yetenegi kazanamamis bir bebek için, bu durum gayet normal. Çünkü, o bir bebek. Hiçbir duyusu tam olarak gelismemis. Renkleri, cisimleri, çevresindekileri henüz tam olarak seçemiyor. Annesini bile tam olarak taniyamiyor. Acikma, susama gibi ihtiyaçlari baskalari tarafindan karsilaniyor. Tamamen içe kapali bir dünya. Birincil Narsizim Dönemi. Bilinçsizlik dönemi. Ancak gördügü, ögrendigi , elde ettigi veya edemedigi her sey bilinç altina yerlesiyor. Bilinç alti olusuyor.
Bebek büyüdükçe, dis dünyayla iliskileri artar, onun kurallarina göre libidosunu yönlendirir, sevgisi ve düsünceleri farkli nesnelere, cinslere yönelir. Ikincil Narsizim Dönemi. Bilinçilik hali.Dünyanin gerçeklerini ögrenmeye baslamistir. Bunlara göre libidosunu yönlendirmeye baslar. Kendisine örnek kisiler, idoller tesbit eder, kendisini onlarla bagdastirir ve onlari hedefler.
Bilinç altinin en derinlerinde Id-istek vardir. Genç bir insaninda bir takim istekleri vardir. Istekler, açlik, cinsellik gibi en ilkel ihtiyaçlarin doyurulmasina yöneliktir. Çocukluktaki her seyi yapabilme emellerini- id’lerini sürdürmeye, gelecegini onlari tatmin edebilecek sekilde sekillendirmeye çalisacaktir. Ileride, kendisine iyi bir hayat kurmak istemektedir. Tam zamanidir, çevreden güzel ve degerli bir seyler kazanmak, varlik sahibi olmak, asik olup, muhtesem bir sevgi yasamak istemektedir. Kafasinda idoller-idealler- kahramanlar yaratir, bunlarla yasamaya çalisir. Kiz çocugu hayalinde herkesin begenecegi çitir kiz Barbie , oglan çocugu her kesi yenen kahraman delikanli –Süperman-Süper adam olur. Simdikiler, Spieder Mann -Örümcek Adam oluyor. Kizlar da, Kedi Kiz filan
Sonra Ego-benlik gelir. Ego, Id ile daha sonraki Süperego arasinda dengeleyici bir unsur olarak görev alir. Yasi ilerlemis, bu yasta kisinin ‘gücü, zeka fonksiyonlari ve bilgi sentezi yetenegi ‘ çikabilecegi en üst seviyeye kadar çikmis, cinsel ve maddesel arzulari, aradigi mutluluklari bulmus ve bu ara kademeye kadar bir çok sey yerli yerine oturmustur.
Yasaminda, sadece kendisine ait bir ailesi, sevgilisi, parasi, mali mülkü, çalistigi ve onu gelecegine götürecek saglam bir kurum vb. gibi elle tutulur bir takim kazançlari olmustur. Tüm bunlar onundur. Sahiplenmistir. ‘Tüm bunlar benim, bunlarin merkezinde ben varim.’ Demektedir.
Benlik –Ego baslamistir. Benlik-ego’nun içerikleri, bazen bilinçli, bazende iç güdüsel olarak bilinç öncesi veya bilinç disi olabilir. Kazandiklarini kesinlikle kimseyle paylasmak veya kaybetmek istemez. Bundan sonraki isi, bu istekleri ve kazanimlari vb. sürdürmek ve devamini korumaya almaktir. Kisisel güvenlik. Kazandiklarini ve gelecegini, garantiye alma.Bunlarin içerisinde en güçlüsü , ailesini, çocuklarinin disa karsi savunma. Analik va Babalik Formu.
Daha sonra Süper Ego-Üst benlik gelir. Süper Analik-Babalik Formu. Zihnin süper olma yönünde ilerlemesi. Süper-Ego , Üst Ben-Yüce Ben. Kisi artik yaslanmis veya tüm istekleriyle ve kazanimlariyla maddi manevi doygunluga ulasmis, kendi benligini asmis, zirveye, geri dönülmez bir olgunluga dogru gitmektedir. Her seye hakim olan ve hükmeden klasik Büyük Ana – Büyük Baba figürüyle, her seyden üstün ve her seye hakim, sonsuz mutluluga-Nirvana’ya ulasmak üzeredir. Ancak, gün geçtikçe bedensel gücünü yitirmeye baslamistir. Buna ragmen, hala, içinde bulunan güç, maddi kazanim ve cinsel tatmin ideallerini bastiramamakta, Olimpos’un tepesindeki Zeus gibi, ardindan kimseyi de istememektedir. Yaslilarin, ardlari sira, kendileriyle ayni yoldan geçerek gelmekte olan gençleri, gerekli- gereksiz yere ve çok çok kez haksiz olarak elestirmelerinin bilinç altindaki sebebi, bu rakip- rekabet, birgün birilerinin gelip, onlarin kendileri için kurduklari dünyayi-saltanati yikacaklari, onu tahtlarindan indirecekleri korkusudur.
Narsist kisiler, genelde bencil, sade kendini düsünen , baskalarinin düsünce ve isteklerine gereken ilgiyi göstermeyen bir yapidadirlar. Ancak, yine de Narsizm, azi yarar, çogu zarar bir kisilik bozuklugu olarak kabul edilmelidir. Gençlik yillarindaki yasam savasiminda , gençligin, sik raslanan, eziklik, cesaretsizlik gibi yetersizliklerini asmasina yardimci olan bir öz güven faktörü olabilirken , gençligin bazen abartili duygulari olan asiri merhametlilik, baskalari için büyük fedakarliklar da bulunma gibi yanlislarini da frenler.
Ego-benlikte ise, tüm bunlar bir düzene oturmustur. Ancak, çogu zaman , Süper Ego-Üst benlikte tüm duygular en yukariya firlamis, kisi tutulamaz, dizginlenemez hale gelmistir. Megalomani. Büyüklük kompleksi. Güç ve iktidarinin hep sürmesini istemektedir. Narsizm’in en tehlikeli formu, bu tür Ebedi Ben Merkezlilik-Egosantrizm,yani, hep ben, hep ben.. seklidir. Zihinsel olarak sürekli, asiri bir sekilde kendini hep yeterli hissetme ve kendini, güç, prestij sahibi ve üstün görme ile mesgul olup, bu durumun kendisine ve baskalarina verdigi yikici hasarlari göremememe halidir.
Bu durum, krallar, diktatörler gibi toplum içerisinde en üst seviyelerine çikmis kisilerin bazilarinda uzaya kadar firlar. Misir’da Firavunlar, Roma’da Imparatorlar, Fransa’da Günes Krallar vb , bu tür bir özel Süper Ego Narsizm’in kutsal örnekleridir. Güçlerinin ve sehvetlerinin sonu yokmus gibi davranmislardir. Bu da, yukarida anlattigimiz , Süper ego- Megalomani-büyüklük kompleksinin en rahatsiz edici ve tehlikeli seklidir. Yüzyilimizda Nazi Almanyasi’nda Hitler, Sovyet Rusya’da Stalin, Fasist Italya’da Mussolini’ de böyledir. En büyük korkulari ise, ardindan gelen rakiplerinden rekabet korkusu, bir gün güçlerini kaybederek, yikilacaklari , asagi gördükleri diger insanlarinin seviyesine düsecekleri düsüncesi, olmustur.
Bu anlattiklarimiz , mutlaka, az veya çok herkeste vardir ve bunun panzehiri de, zihinsel gelismislik, fikren olgunlasmislik, alçakgönüllü bir toplumsallik ile genis gönüllü bir bireyselliktir. Sonuçta, insanoglu , yüksek daglarda oturup , yukarilardan, asagilardaki parlak göllerde kendisini seyreden, yüce bir göksel tanri degildir , yeryüzünde yasayan etten kemikten sade bir canli varliktir ve isiltili aynalara bakarken, kisiliginde, bunlari da görmelidir.
Kissadan hisse. Tüm bunlar insan oglunun içgüdüsel yanlislari ve mantiksal yanilgilaridir. Eski Yunanlilarda bunlarin üzerinden bir efsane yaratmislar. Nergis çiçeginin ne kabahati var, o sadece, her baharda açan, çok güzel bir çiçek.
Saygilarimla. Turgay Güven.




