Tarafsiz olmak ya da olabilmek… Ne mümkün!
Olaylara ön yargisiz, tarafsiz bir gözle bakabilmek günümüzde pek mümkün görülmüyor. Eger böyle bir yola basvurursaniz en yakininizdaki kisiyi, esinizi, dostunuzu incitmis, kirmis olabilirsiniz. Bu kirginlik sizin, insanlardan uzaklasmaniza ya da insanlarin sizden uzaklasmasina sebep olabilir. Çünkü insanlar hep kendi duymak istediklerini beklerler yakinlarindan. Eger öyle yapmazsaniz incinirler. Incinmekle kalmayanlar size siddetle karsilik vermeye, sizi ikna etmeye çalisir. Olur olmaz delillerle karsiniza çikar. Sundugu delillere sizin de inanmanizi ister/bekler… Bu deliller de nedense sagda solda, sosyal medyada, onun bunun ortaya attigi bazen iftira, bazen kurgulanmis bilgi ve haberlerdir. Herkes kendi inandiginin dogru oldugu hususunda karsisindakine yüklenir. Karsisindakinin de bu bilgi ve haberlere inanmasini bekler. Bu tür tarafgir ifadelere karsi cevap verdiginizde problem baslar.
Siyasi arenada, iktidar ya da muhalefet savunuculari arasinda bir fark yok…
Iktidari savunanlar için, muhalefet hep yalan yanlis bilgilerle iftiralarda bulunuyordur. Söylediklerinin hiçbir önemi yoktur, yalandir, iftiradir. Muhalefeti savunanlar ise temelde iktidari elestirmek önyargisindadir ve yapilanlarin hepsi yanlistir. Her iste hirsizlik, yolsuzluk, yakinlari kayirma ve rant vardir… Her ihale, yapilan her icraat yolsuzluk ve hirsizlik üzerine kurgulanmistir.
Yapilan iyi ve güzel islerde bile bir süphe, bir saibe arama çabalari… Neredeyse milli güvenlik ve terörle mücadele konularinda yapilanlar bile önemsiz, gereksiz icraatlardir. Komsularla iliskilerimizin kötü olmasinda sanki Türkiye sorumlu ve sorunlu, ayni zamanda iktidarin beceriksizligidir. Askerlerimizin Suriye’de, Irak’ta, Libya’da ve diger operasyon bölgelerinde olmalarinin geregi yoktur. Yok, eger var diye düsünüyorlar idiyse de bunu açikça ifade edemediklerini görüyoruz…
Olaylara, iktidar ve muhalefet yanlisi olmadan bakabilmek pek mümkün degil. Muhalefeti elestirirseniz hemen iktidar yanlisi, iktidari elestirirseniz muhalefet yanlisi hatta hain bile oluveriyorsunuz. Is öyle bir raddeye ulasiyor ki; bes vakit namazindaki muhalefet yanlisi bir yakinimiz Müslümanim, diyen birine “kâfir” yaftasini yakistirabiliyor. Sirf iktidar yanlilarinin Müslümanlik referanslari üzerinden/yüzünden, Müslümanlara saldirabiliyor. Müslümanlarin ne kadar Müslüman olmadiklarini anlatmaya hatta Müslümanlardan uzak durmaya çalisiyor olmasi bile kendi Müslümanliginin farkindasizligi çeliskisi içinde bogulup gidiyor. Iktidar yanlisi Müslümanlar ise bunun umarsizliginda; bildigini okuma, gördügünü yapma gayretinde, hiçbir sorumlulugu yokmus gibi hayatina devam edebiliyor.
Ne hale geldik! Müslüman, Müslümana karsi… Iktidar da muhalefet de bu durumdan ne rahatsiz ne de sikâyetçi… Bir akintiya kapilmis gidiyor insanlar. Herkes kendi sürüsünü olusturmaya çalisiyor. Bu sürülerden birine dâhil olanlar da bu sürüye katilmayanlari suçluyor ya da soyutlama yoluna gidiyor. Yani bîtaraf olan bertaraf olur anlayisi ve dayatmasi…
Bizim tarafsizlik dedigimiz sey, tarafgirlerin olaylara tarafsiz bakabilme kabiliyetleridir. Hiçbir seye karismamak demek degildir! Siz, at gözlügü takip karsi tarafa, yalan yanlis bilgilerle, dedikodu, iftira, giybet gibi yollara basvurup, yargisiz infaz yapmaya çalisirsaniz bizim tarafsizligimiz sizin tarafgirliginizden çok daha kiymetlidir.
Her hâlükârda olaylara tarafsiz bakabilmek, olaylari hakkaniyetle tahlil edip bir taraf olusturmak pek mümkün görülmüyor. Bunca kirlilige ragmen temiz kalabilmek, tarafsiz olabilmek için bertaraf olmayi göze alanlar belki de en zoru basarmaya çalisiyordur. Her seye ragmen olaylara tarafsiz bakabilmek ya da kendi kabuguna çekilmek çok daha kiymetli bir tavirdir herhalde…


