AV. KORAY MARAL / GURBET ten...


TEKRAR MERHABA


Buradan ilk merhaba dedigimde 2008 yiliydi. Gazetenin imtiyaz sahibi Sn. Ali Öztürk “Koray girisken bir gençsin, konusurken sözcük seçimlerin de çok yerinde, yazi yazmayi denemek ister misin? “dediginde Hukuk Fakültesi son sinif ögrencisiydim. O yaslarda insan her seyi bildigini ve dahi her konuda yeterli oldugunu düsünebiliyor. En azindan ben o ukalalik içerisindeydim. Hemen kabul ettim. Yillar geçtikçe, hayatla karsilastikça, hayatin karsisinda hep ögrenci oldugumu anlayinca simdi öyle merak ediyorum ki acaba o yazilarda neler yazdim. Ne ‘’inciler ‘’ döktürdüm bilmis bilmis.  Ali Öztürk ‘ün Misafir Kalem kösesinden bir kösede adim zikredilerek yazilarimin yayimlanmasi konusundaki “daha degil” tavrini simdi daha iyi anliyorum. Gurbetten bir seyler karalayip elimden geldigince takdirlerinize sunacagim artik. Ezcümle tekrar merhaba. Gurbetten hasretle…

 

SÜT TOZU ILE ISIRGAN OTU

Bizim kusakta olmadi ama hep anlatilir. Amerika ‘dan gelen süt tozu ile bir nesli propagandalarinin malzemesi yapip Marshall yardimlari üzerinden kapitalist Amerika ‘nin tuzaklariyla her alanda üretimimiz darbe aldi, üretemeyen bir ülkeysek sebebi bu Kapitalist anlayistir diye. Okullarda dagitilan ve faydalari saya saya bitirilemeyen, bize bir medeniyet mucizesi olarak takdim edilen Amerikan süt tozunun bizim süt üreticisini bitirecegini elbette düsünmedi hiç kimse. Pesinden gelen hazir kahveye katmak için taniyorduk artik süt tozunu. Bir de Amerikan filmlerindeki sabahlari kahvesiz “ayilamayan”, güzel giyimli, iyi otomobilli modern insanlari da görünce daha bir anlamli geldi bize süt tozu.  Zira “muasir medeniyetten ne gelse tabiki dogrudur!” kabulü ile iyisini verene razi gelip üretmedik. Ürettirilmedik. Uçak fabrikalari hurdaya, inekler kaderine, Devrim arabalari müzeye, yerli gübreler tarihe terkedildi.

Bu kapitalist yaklasim öyle bir hal aldi ki, Sovyet tehdidi de ortadan kalkinca planlamanin diger evresi basladi. Artik “gelismekte olan” ve “pazar” özellikleri ile muasir medeniyetler tarafindan tanimlanmis bir ülke olma “serefine” nail olduk. Artik hibe yerine satin alabilen bir ülke oluvermistik. Bu kademe atlamak anlamina geliyor tabi. Verdikleri krediler ile ekonomimiz “büyürken “yeni yeni sorunlarimiza yine harika çözümler bulan ülkemizin stratejik ortaklari, findik toplarken ellerimizin isirgan otu tarafindan yanmamasi için de harika bir ilaç buluverdiler. “Isirgan Ilaci”. Üreticinin bir kurtarici gibi, findiktan sonra ödemek üzere gidip aldigi, otu, böcegi, isirgani ne varsa ocagin dibinde sapsari yapip yok eden o mucizevi “ilaç”.

Karadenizli oldugundan uzunca bir burna sahip “Kara Tirpan” ile es zamanli hareketlerle bahçelerde çalisan onlarca isçi yerine bir bidon “ilaç”, sirtta tasinan otomatik pompa, bir bilemedin iki adam ile hallettik isi ne mutlu!

Öldürdük yasami findik bahçelerinde. Findigin kalitesi düstü, köyde bir tane bile çocuklugumun mucizesi Ates Böcegi kalmadi artik. Zehirledik. Ahmet Maral emmimin evinin önü isildamiyor artik. Simdi de süt tozunu satanlarin bilim insanlari kanserojen diyor, isirgan ilacini satanlar findiklariniz ilaçli diyerek ihracini engelliyor!

Ne diyeyim “Yasasin Tam Bagimsiz Türkiye! “

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593