“Ayna, bak! Ikimiz de ayni sularda yikanmisiz!”
1.
Bahçede bir kirik ayna parçasi.
Içi ates koridoru.
Koridordan geçtigimde
olanca agirligini üzerimde tasidigim süslerimi de
terk edecegim.
Zaman yanimdan geçerken beni de aliyor,
bir kapiyi kapatip, bir kapiyi açiyor.
2.
Kapiyi açinca bir isikli köy yolu.
Isik… Saf bir isik…
Bu isik, çocuklugumdaki gökyüzünün isiltisi,
bu yol, Kiraztepe’den inen yolun aynisi!
Ama vakit ayni degil!
Günesin delirme sulari…
3.
Kalbime gömdüm seni.
Kalbimi gömdügüm Ünye’ye.
Sairlerin sözüne gömdüm seni,
gecenin göynüne.
4.
Sevdalilarin ülkesi Gece,
aynanin içine dolmustu.
Ayna
ruhumun kiyisinda
uzay gemisi gibi süzülüyor,
Hamidiye’nin evleri gezegenler gibi dönüyor,
seninle kaderlerimiz habire çakisiyordu.
5.
Seni sahiplenmek oyunlarin en güzeliydi.
Bir gemici fenerinde yanip sönen yüregim,
senin berbat siirlerini sevecek kadar serseriydi.
Unutulmaz izler biraktiniz
ruhumda gezinen meleklerin yüzlerinde.
6.
Ama
talihsiz bir kader bu,
en sevdiginden yüz bulamayan.
Çarpip kirilan cografyasina
namuslu bir kalbin.
Ne çetin
bir sefer bu!
Yolda, ne uyku,
ne azigi olmayan.
7.
Verimli toprak suyu nasil severse,
öyle seviyorsun durdugun yeri.
Evini bulmus sahipli bir kedi,
tam yerinde söylenmis bir söz gibi.
……….
Kirik aynayi yine bahçeye gömüyor, mahalleyi usulca terkediyorum.




