HAKAN KORKMAZ


Yeni Dekan "Kuralcı" diyorlar...


Sofralar biraz daha kalabalık kurulur, gönüller biraz daha yumuşar, insanlar birbirine daha dikkatli davranmaya çalışır. 

Haberlerde izliyoruz...

Yurdun dört bir yanında iftar sonrası etkinlikleri düzenleniyor; kimi yerde tasavvuf müziği dinletileri, kimi yerde çocuklara yönelik gösteriler, kimi yerde ise mütevazı ama samimi iftar sofraları…

 

Ramazan’ın bereketi sadece sofraya değil, sokağa da yansıyor. Aynı saatte edilen dualar, aynı anda açılan oruçlar toplum olma bilincini güçlendiriyor.

 

Elbette herkes oruç tutmak zorunda değil. Oruç tutan da var, tutmayan da… Bu mesele kul ile Allah arasındadır. Kimsenin kimseyi sorgulama hakkı yok. Ancak bir arada yaşamanın temel şartı karşılıklı saygıdır. 

Oruç tutmayanın, tutana saygı göstermesi; tutanın da tutmayana baskı kurmaması gerekir. Bizim kültürümüzün ve inancımızın özü budur.

 

İftara Doğru Sabır Nerede?

 

Ramazan’ın en çok hatırlattığı kavramlardan biri sabırdır. Fakat iftara yakın saatlerde Ünye trafiğine baktığımızda sabrın yerini aceleye bıraktığını görüyoruz.

 

Bir araç öne geçecek diye yapılan riskli manevralar, sıkışan kavşaklar, art arda çalan kornalar… Camlardan yükselen öfke dolu sözler… Birbirini hiç tanımayan insanların birkaç dakika içinde gerilmesi bize yakışmıyor.

 

Oysa mesele birkaç dakikadan ibaret. Kurallara uyulsa, herkes şeridinde ilerlese trafik zaten akacak. Ama biz kuralsızlığı tercih ettiğimiz için yolu da, huzuru da kilitliyoruz. Ramazan sabır ayıdır diyoruz; belki de en çok direksiyon başında hatırlamamız gerekiyor bu sözü.

 

Fakültede Yeni Dönem

 

Şehrimizin akademik hayatında da yeni bir sayfa açıldı. 

Ordu Üniversitesi Ünye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde yedi yıl boyunca dekanlık görevini yürüten Prof. Dr. Gürol Özcüre, görevini Prof. Dr. Cemal Öztürk’e devretti.

 

Yeni döneme dair gelen bilgiler, yeni Dekan kuralcı, mevzuata hâkim, denetimi önemseyen bir yönetim anlayışına işaret ediyor. Bu yaklaşım bazı çevrelerde alışkanlıkları zorlayabilir. Ancak mesele kişisel konfor değil, kurumsal gelişimdir.

 

Eğer bu anlayış eğitim kalitesini yükseltecek, fakültenin yeni yerleşkeye geçiş sürecini hızlandıracak, eksikleri tamamlayıp daha güçlü ve daha görünür bir yapı oluşturacaksa buna ancak destek verilir.

 

Önemli olan koltuğun kimde olduğu değil, o koltuğun şehre ve öğrencilere ne kazandırdığıdır. 

Beklentinin yüksek olduğu açık. Bekleyip göreceğiz.

 

Sonuç olarak…

Ramazan bize sabrı, saygıyı ve birlikte yaşamanın inceliğini hatırlatıyor. Trafikte de, sokakta da, kurumlarımızda da bu bilinçle hareket edebildiğimiz gün, şehir olarak bir adım daha ileri gitmiş olacağız.

 

Kalın sağlıcakla....

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593