Bu aralar Ünye’de havalar yağışlı… Geçtiğimiz bir hafta boyunca nerdeyse hiç durmadan yağdı.
Yağmur çok yağdığında bölgemizin kaderidir, heyelan eksik olmaz.
Zaten ilimizin resmi kayıtlardaki tanımlamasında “heyelanlı bölge” olduğuna özellikle dikkat çekilir.
Buna örnek verecek olursak; 26 Nisan 2019’da Ünye Kent Gazetesi’nde yayımlanan haber aynen şöyle;
“Heyelan şehri Ordu
Ordu'da 15 ilçede 71 ayrı noktada heyelan oldu. “Aybastı’da 6, Ünye’de 5, Akkuş’ta 5, Kumru’da 5, Korgan’da 5, Kabataş’ta 5, Perşembe’de 3, Çaybaşı’nda 3, Altınordu’da 2, İkizce’de 2, Ulubey’de 2, Çatalpınar’da 1, Çamaş’ta 1 ve Gölköy’de 1 olmak üzere toplam 71 noktada heyelan gerçekleşti.”
Heyelanın çok daha fazlası 20 Şubat 2025’te yaşanmış ilimizde… Yine Ünye Kent Gazetesi’nde yapılan bir haberde 11 ilçede 336 heyelan meydana geldiği belirtilmiş.
Sakın yanlış anlaşılmasın, bu sayılar aylık, yıllık sayılar değil… 2-3 gün boyunca yağan yağmurların sebep olduğu heyelanların sayısı bunlar.
Ancak heyelan olayı kanıksanmış ilimiz halkında… Çok dikkatimizi çeken, aldırış ettiğimiz olay olmaktan “öte bir olay” halini almış…
Devlet, eğer heyelan iskan dışı boş alanda meydana gelmişse gider inceleme yapar, resmi kayda geçirir. Uçuktan etkilenen toprak sahipleri durumu kabullenir, olay kapanır.
Diğer taraftan heyelan evleri etkilemiş, yıkmış, oturulamaz hale getirmişse “afetzede” ilan edilen vatandaşlara devlet, ilimizin uygun bir yerinde konut yapar, orada iskan eder.
Bir de heyelanlar yolları etkiler. Bazen mahalle yolları kapanır, bazen ilçeler arası yollar, hatta bölgeler arası… Yerine göre Karayolları, yerine göre belediyeler yolları ulaşıma açar, sıkıntıyı ortadan kaldırır.
Heyelanlarla ilgili süreç normal seyrinde gürültüsüz-patırtısız böyle devam ediyorken geçtiğimiz hafta Ünye-Akkuş yolunda toprak kaydı, yol uçtu, etkisi geniş bir olaya dönüştü, ulusal basına konu oldu…
Dikkat ederseniz “heyelan oldu” demedim, “toprak kaydı, yol uçtu” dedim.
Olay Ünye şehir merkezinde 5 km mesafede Kale’nin karşısındaki bölgede meydana geldi.
2023’te Ünye-Akkuş arası yolunun standart karayolu hizmeti verebilmesi için çalışma başlatıldı. İhaleyi alan işveren çalışmasını sürdürüyor.
Hatta Kale bölgesi ile Nadırlı arasındaki 5 km’lik bölüm bitirildi, hizmete açıldı, gayet güzel bir yol çıktı ortaya. Biraz yavaş gitse de çalışma bittiğinde Ünye-Akkuş arasında konforlu bir ulaşım sağlanacak, öyle görünüyor.
Ancak, geçen haftaki yağışta yolda göçük meydana geldi. Yolda derken yapılmış, bitirilmiş, son asfaltı dökülmüş, hizmete açılmış yolda değil, çalışmanın devam ettiği bir bölümde göçük oluşmuş. Az buz değil, yaklaşık 300 metrelik bölümde yol uçmuş durumda.
Sonuç; İç Anadolu Bölgesinden bölgemize gelen bu yolu kullanan araçlara olsun, Niksar, Akkuş hattından gelen araçlara olsun yol kapalı. Ulaşım zorunlu olarak, zor ve zahmetli hatlara yönlendirildi…
Peki, ne olmuş, bu yol niye uçmuş? Söz konusu alanda yolun Kızılkaya yakasında yol genişletilmesi yapılmış, yamaç araziden toprak alınmış, önüne de istinat duvarı yapılmış. İşte işin bundan sonrası ilginç… Öncelikle şunu belirteyim; bu güzergahta en son 1970’li yıllarda çalışma yapılmıştı. O dönemin şartlarında da yamaçtan toprak alınmış, yol bir miktar genişletilmiş, çok ta yüksek olmayan istinat duvarıyla iş bitirilmişti. 50 yıldır da sorunsuz ulaşım sağlanıyordu.
Şimdi gelelim işin püf noktasına… Ne oldu, ne yapıldı da çalışma sırasında yolda böyle bir göçük meydana geldi?
Ben işin uzmanı değilim, bilemem. Açıklama yapması gereken kurum Karayolları… Yaptı mı bir açıklama? Karayolları ilgilileri geldi, baktı, inceledi gitti. Burada ne olmuş, niye olmuş? Sorun ne zaman biter, yol ne zaman trafiğe açılır? Hiçbir açıklama yok.
Peki, işi yapan yüklenici firma ilgilileri nerede? Onlar niye suskun? Kaldı ki haklarında bunca suçlayıcı söylem varken?
Konuşanlar kim? Siyasetçiler… İktidar muhalefet birbirini suçluyor. İktidar sözcüleri diyor ki; “Muhalefetin dediği gibi burada kusur yok, doğal afet var.” Muhalefet sözcüleri diyor ki; “Burada kusur var, sorumlusu iktidar…”
Ve ne iktidar mensupları, ne de muhalefet mensupları “Karayolları ve işi yapan firma neden suskunsunuz? Konuşun, olayı anlatın, kusuru-yanlışı söyleyin. Burası ne zaman trafiğe açılacak, zaman verin.” dediği yok.
Siyaset memlekete, millete hizmet etme işidir. Ama gör bak ki bizim siyasetçilerimizin işi bu olmaktan çıkmış, kör döğüşüne dönüşmüş ne yazık ki…


